metrika yandex

GAZETECİ, AYDIN, FON VE AHLAK

Yusuf YAVUZYILMAZ

02.08.2021

 

Bazı gazetecilerin Batılı kuruluşlara ait fon kullanması bizi şu sorunun eşiğine getirmiştir: Gazeteci ve kurumlara fon sağlayan kuruluşlar, bu desteği ne adına yapmaktadırlar ve onlardan ne istemektedirler? Yabancı fonlardan desteklenen gazeteciler, aydınlar ve kuruluşlar, üzerlerindeki kuşkunun ortadan kalkması için,  aldıkları fon karşılığında ne vaat ettiklerini veya neyin karşılığında bu fonlar kendilerine verilmekte olduğunu açıkça söylemek durumundadırlar.

Öte yandan, açıklık ve şeffaflık, hukukun üstünlüğünü gibi değerleri savunan gazeteci ve kuruluşlar neden fon kullandıklarını ilan etmezler ve bunu gizlerler? Bu ilişki ortaya çıkınca cevap verecek yerde başkaları da yapıyor mazeretinin arkasına sığınırlar? Öyle görülüyor ki, bu olay, temelde bir tutarlılık ve ahlak sorunudur?

Her konuda olduğu gibi fon tartışması da iktidar ve muhalefet arasında bölündü. Bu ortamda yapılan her tartışmanın ucu iktidar ya da muhalefet ekseninde değerlendirilecek. Bu bağlamda konuya ahlaki ve bilimsel temelde bakmak mümkün olamamaktadır.

Fon tartışmalarında bir diğer önemli soruda şudur:  Fon kullanmak doğru mu yanlış mı? Galiba herkes başkasının fonuna karşıdır. Çünkü bu konuda ilkesel tutum yok.

Fon tartışması galiba "Hangi Batı? " tartışmasıyla bağlantılı. Batı dünyasını modernleşme teorisi açısından tümüyle onaylayanlar ile Batı dünyasına eleştirel yaklaşanlar fonlara da farklı değerlendireceklerdir. Asıl kritik soru fon sağlayan kuruluşlar, insanı ve ahlaki temelde mi hareket ediyor, yoksa Batı anlayışını dünyada hakim kılmak için mi hareket ediyor. Kuşkusuz iki durumun gerçekleşmesi de mümkündür. Ancak geçmiş yıllarda büyük oranda görülen, fon sağlayan kuruluşların Batı dışı toplumlarda Batının etkisini artırmak için faaliyet gösterdikleridir. Batılı kuruluşların büyük ölçüde Batının istihbaratıyla bağlantılı olarak çalıştıkları da bilinmektedir.

Batı devletlerinin bizim gibi ülkelere fon sağlayan kuruluşları Mısır askeri darbesi, İsrail'in saldırgan politikaları, Amerika'nın Irak'ı işgali, Batı'nın Afrika’yı sömürü politikalarını eleştirmemeleri de üzerlerindeki kuşkuları artırmaktadır. Batıdaki sivil toplum kuruluşlarının sömürgeci devletlerin politikalarına lojistik destek verdiği biliniyor.

Öte yandan siyasal iktidardan destek alan gazetecileri suçlayıp aynı yöntemi kullanmak çelişkidir. Her ideolojik ve siyasal yaklaşım kendi düşüncesine fon sağlayan kuruluşları destekleyecektir. Yıllardır Rabıta örgütü tarafından sağlanan fonları eleştiren zihin yapısının, fon kullanması çelişkidir.

Kuşkusuz burada önemli olan nokta gazeteci ve aydınların sermaye ile ilişkileridir. Bir yerden fon desteği alıp, bağımsızlık nasıl korunacaktır?

Öte yandan, insan hakları, demokrasi, temel hak ve özgürlükler, hukuk devletini esas alan sivil kuruluşlarla işbirliği yapılabilir. Bundan dolayı diğer ülkelere fon sağlayan kuruluşların şeffaf ve açık olmaları gerekir. Bunlar Batıda kendi ülkelerinin emperyal çıkarlarını korumak politikalarının aracı olarak mı yoksa evrensel değerler uğruna mı kullanılıyor, sorusu öncelikle cevaplanmalıdır.

            Yabancı fonlar tarafından destek almak gazetecilik bağımsızlığına ve etiğine ne kadar uygundur? Sorusu gündemde kalmaya devam edecektir.

            Öte yandan İktidarın fonladığı gazetecileri bağımsızlıklarını yitirip yandaş oldukları gerekçesiyle eleştirip, Amerikan kuruluşlarından fon almak büyük çelişkidir.

            Koşulsuz muhalif ve koşulsuz iktidar destekçisi aynı epistemolojik bakışın taraftarıdır: Genellemeci, indirgemeci ve seçmeci. Eleştirel düşünce karşıtlık üzerinden değil, adalet ve hakikat üzerinden temellendirilmelidir.

Fon tartışmasında soru hala cevaplanmayı bekliyor: " Batı dünyasına bağlı kuruluşların Türkiye'deki kurum, gazeteci ve aydınlara verdiği fon, demokrasi ve insan haklarını geliştirme anlamında meşru göstermeye yeter mi?

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş