İşgal rejimi İsrail, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yürüttüğü savaşlarla ilgili kayıplarını bir sır olarak tutmaya devam ediyor. Fakat İran ve Hizbullah ile patlak veren savaştan sonra özellikle Güney Lübnan’daki doğrudan çatışmalarda verilen kayıplar, tartışmaları daha da alevlendirmiş durumda. Bu çerçevede Haaretz gazetesinde yayımlanan bir analiz, Siyonist rejimin orduda her türden kayıp konusunda nasıl sıkı bir gizlilik politikası uyguladığını ortaya çıkardı.
Siyonist analist Tom Levinson’un yazısının tamamı şu şekilde:
"Tüm veriler açıklanmıyor"
İsrail ordusu, savaş sırasında psikolojik durumları nedeniyle terhis ettiği askerlerin sayısına dair tüm verileri açıklamıyor. Geçtiğimiz yıl Haaretz gazetesi, verilerin tamamının paylaşılması talebiyle İsrail Ordu Sözcülüğüne başvurdu ancak sözcülük, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında başvuru yapılması gerektiğini öne sürerek bu talebi reddetti. Başvuru geçtiğimiz yılın haziran ayı başlarında yapılmasına rağmen, ordu henüz bir yanıt vermedi. Bu durum, kamu kurumlarının başvurulara 30 gün içinde yanıt vermesini -ve özel durumlarda bu süreyi 120 güne kadar uzatabilmesini- öngören yasaya aykırılık teşkil ediyor. Başvurunun yapılmasından yaklaşık bir ay sonra ordu, 30 günlük ek süre aldığını bildirdi, ancak bu sürenin bitiminde de verileri yayımlamadı.
Personel Dairesi ve İsrail Ordu Sözcülüğü bünyesinde görev yapmış subaylar, ordunun, komutanları açısından olumsuz tablo çizen veya hedeflerine hizmet etmeyen verilerin paylaşılmasını geciktirme eğiliminde olduğunu Haaretz'e anlattı. Personel Dairesinden bir yedek subay, "Bu konuda uzmanlaşmış subaylar var," diyerek şunları ekledi: "Veriler ve yüzdelerle nasıl oynayacaklarını, İsrail ordusunun imajına zarar veren bilgileri nasıl gizleyeceklerini çok iyi biliyorlar. Öte yandan, Ordu Sözcülüğü bir gazetecinin veya siyasetçinin iddiasını çürütmek için bir veriye ihtiyaç duyduğunda, onu birkaç saat içinde elde etmek için dünyaları ayağa kaldırıyorlar." Subay ayrıca, "İsrail ordusunun, askerlerin yaşadığı psikolojik sıkıntıların boyutunun kamuoyu tarafından bilinmesini istemediği açık, bu yüzden süreci uzatarak unutturmaya çalışıyorlar," ifadelerini kullandı.
Psikolojik Travmada Büyük Artış
İsrail ordusu Ruh Sağlığı Departmanından kaynaklar, tablonun büyüklüğü göz önüne alındığında ordunun bu olgunun boyutlarına dair verileri yayımlamaktan kaçınmak için haklı nedenleri olduğunu kabul ediyor. Verilerin kamuoyunun moralini bozabileceğini düşünen yetkililer, konunun kamuoyunda açıkça tartışılmasını engellemek için belirgin bir çaba sarf ediyor. Nitekim savaşın başından bu yana İsrail ordusu, devletin kuruluşundan bu yana eşi benzeri görülmemiş sayıda psikolojik travma vakasıyla başa çıkmaya çalışıyor. 7 Ekim'in hemen ardındaki ilk günlerde bile, İsrail ordusu ve Savunma Bakanlığı, maruz kaldıkları dehşet nedeniyle psikolojik sıkıntılar yaşayan askerlerden gelen olağanüstü sayıdaki başvuruyla ilgilenmek zorunda kaldı.
Gazze çevresindeki çatışmalara katılan birçok muharip asker, ağır psikolojik sorunlar yaşadıklarını belirterek savaşmaya geri dönemeyeceklerini açıkça ifade etti. Bunun üzerine İsrail ordusu, Ruh Sağlığı Subayları (KABAN) birimini büyük ölçüde genişletti ve psikolojik rahatsızlıkların tedavisi için özel merkezler kurdu. Ordu, ağır vakaları ifşa etmek yerine askerlere verilen psikolojik desteğin iyileştirildiğini vurgulamayı tercih etti. İntihar vakalarındaki artış da 2024 yılının sonuna kadar resmi yayınların dışında tutuldu.
Sadece 1 Yılda 7.241 Terhis
Haaretz, savaş sırasında psikolojik sıkıntılar nedeniyle binlerce muvazzaf muharip askerin muharip destek veya geri hizmet görevlerine kaydırıldığını öğrendi.
Geçtiğimiz temmuz ayında, Haaretz'in başvuruları ve "Hatzlacha" derneğinin mahkemeye sunduğu dilekçenin ardından ordu, yalnızca savaşın ilk yılında psikolojik nedenlerle terhis edilenlerin verilerini vermeyi kabul etti. Bu verilere göre, söz konusu dönemde 7.241 asker ve subay psikolojik durumları nedeniyle ordudan terhis edildi. İsrail ordusu, bunlardan kaçının muharip görevlerde bulunduğunu açıklamayı reddetti. Personel Dairesindeki kaynaklar, bildikleri kadarıyla bu rakamın bugüne kadar kaydedilen en yüksek sayı olduğunu Haaretz'e aktardı.
Bunun yanı sıra Haaretz, muvazzaf hizmetteki binlerce savaşçının, yaşadıkları psikolojik sıkıntılar veya aşırı tükenmişlik hissi nedeniyle savaş sırasında muharip destek birimlerine veya geri hizmet görevlerine kaydırıldığını edindi. Bazı subaylar bu sayının gerçeği yansıtmadığını ve daha yüksek olduğunu öne sürerken, İsrail ordusu bu olguya dair tüm verilerin kendi ellerinde olduğu iddiasını resmi olarak yalanladı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Söz konusu başvuru incelenmektedir. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında alınan başvurular, savaş zamanında bile, tam şeffaflık taahhüdüyle ve bu şeffaflığı sağlamak adına azami çaba gösterilerek ordu tarafından işleme alınmaktadır."
Kaynak: İslami Analiz / Haber Merkez
MHP İstanbul Teşkilatı feshedildi
06.04.2026
Rus Büyükelçiliği'nden Montrö mesajı
06.04.2026
Amasya'da MHP-CHP ittifakı
08.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Green Card Sevdalıları CYRANO DE BERGERAC 07.04.2026
Kişilik ve Söz Üzerine AYTEN DURMUŞ 06.04.2026