ramazanda 7000 km yola düşünce ,sınırlar aşılınca ;etraftan bana İlk sorulan neydi bilir misin dost?
yolda kaza, bela, arıza falan işte hiç oldu mu..?
derler ki; kaplumbağa yürümek için başını çıkarmak zorundadır.
başını çıkardığı an, gökteki olan, kabuğun içinde canlı bir varlık olduğunu fark eder. kartal iner. alır, yükseltir… ve bırakır.
kabuk kırılır. can yanar.
şimdi soralım: kaplumbağa neyi yanlış yaptı?
yürümek istedi.hepsi o.
ama mesele tam da burada başlar.
çünkü yürümek, sadece bir yerden bir yere gitmek değildir.
yürümek, görünmeyi kabul etmektir.
yerin dibinde, kabuğun içinde saklanan;kendisini güvende sanır.
oysa güven sandığı şey, çoğu zaman ‘’kumdan kalelerde’’ olma arzusudur…
konuşmaz, çıkmaz, risk almaz…gözü önünde müdahil olacağı sayısız olay,ihlal olur, başını çıkaracağı işi olur,yürüyeceği diyorum işte anla dost .ama 3 maymunu oynar ,başını kabuğundan dışarıya çıkarmaz
sonra buna “hikmet” der.
adı hikmet olur,
doğrusu ne dersen;esasında çok zaman hissedilen korkudur. korkularımız aşılmaz duvarlar örer yollarımıza…
yol, başı dışarı çıkarmayı ister.
başını çıkaran görülür.
görülen hedef olur.
hedef olan sınanır.
işte imtihan dediğimiz şey tam burada başlar.
sahip olduklarımızla imtihan ediliriz be dost.
sahibi olmayan şeyin hovardalığını yapmak sadece komiktir
nice insan vardır, kabuğunu iman zanneder.
oysa iman kabuk değildir.
iman yürütür.
iman, seni yola düşürür.
çünkü hakikat, saklananlara değil;
yola çıkanlara açılır.
bakın, peygamberlerin hayatı hep yürüyüştür.
ateşe yürüdü.
denize doğru yürüdü.
hicrete yürüdü.
hiçbiri kabuğuna çekilip “ben güvendeyim” demedi.
çünkü güven, yerinde kalmakla değil;
hakkın emrinde yürümekle olur.
evet, kartallar vardır.
evet, düşüşler vardır.
evet, kırılan kabuklar vardır.
ama şunu da bilmek gerekir:
yere hiç düşmeyen, göğe hiç çıkmamıştır be dost…
kabuğu sağlam kalan nice hayatlar vardır ki
hiç yaşanmamıştır.
o yüzden mesele kırılmak değildir.
mesele, ne uğruna kırıldığındır.
çünkü bazen bir kırık, insanı kendine getirir.
bazen bir düşüş, hakikate yaklaştırır.
ve bazen bir kartal, seni öldürmez…
seni fark ettirir.
yerinde duranlar, gördüklerini zanneder.
oysa sadece alıştıklarını tekrar ederler.tekrar sadece tekrar işte bilmez misin?
yola düşenler ise görür. hem de canları pahasına.
çünkü görmek, bedel ister.
ve unutma dost;
başını hiç çıkarmayanın kabuğu sağlam kalır belki…
ama kalbi körleşir.
o yüzden kardeşim,
tehlikeli de olsa başını çıkarıp yürümek gerekir.
çünkü hakikat, korkakların değil;
yola düşenlerin nasibidir.
paylaşmaya değer gördüğünüz yazılarımın dilediği kısmı dahil dostlarınıza ikrama açıktır.
bir gönle daha temas etmek iyidir. valla!
Rıza Pehlevi'ye 'domates'li saldırı
24.04.2026
Sadakanız, İhtiyaç Sahiplerinin Umudu Olsun!
25.04.2026
İhracatçıya kurumlar vergisi indirimi
26.04.2026
Hasan Hüsrev Hatemi vefat etti
02.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ -1 ÜSTÜN BOL 24.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026
İran Rejimi DERVİŞ ARGUN 24.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 2 ÜSTÜN BOL 29.04.2026
Dizilerin toplum üzerindeki etkileri MEHMET GÜMÜŞ 28.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026
Green Card Sevdalıları CYRANO DE BERGERAC 07.04.2026