dost;
kalbi dağınık insanın duası da dağınık olur, sevgisi de, yürüyüşü de…
neye inandığını bilmeyen, neyi aradığını bilmeyen, neyi kaybettiğini bile tarif edemeyen insanın hayatı; rüzgârın önüne bırakılmış boş teneke gibidir. ses çıkarır… ama yönü yoktur.
çağın en büyük putu bazen para değil, şehvet değil, makam değil…
istikametsiz arzu yığınıdır.
her şeyi yaşamak isteyen insanın, hiçbir şeyi gerçekten yaşayamadığı bir zamandayız.
hem özgür olmak istiyor insan,
hem aidiyet istiyor.
hem sorumluluktan kaçıyor,
hem huzur arıyor.
hem dünyanın bütün renklerini tatmak istiyor,
hem de gece başını yastığa koyunca “mutmain” bir kalp bekliyor.
olur mu dost?
bir ömür boyunca nefsinin pazarında dolaşıp sonra kalbinin mescit gibi sakin kalmasını beklemek…
bu, denize taş atıp su neden dalgalandı diye şaşırmaya benzer.
ölmeden önce dünyada çok görmek istediği yerlere gitmek için evliliği engel gören orta yaşlı kadın
ah çeker! ve o ara;
bakışları arkadaşının kucağındaki bebeğe takılır…
bunu fark eden arkadaşı der ki;
'liz';
"çocuk sahibi olmak yüzüne dövme yaptırmak gibi bir şeydir.
kendini tamamen buna teslim etmeyi istemelisin…" (film )
bebek sahibi olmanın sıradan bir şey olmadığını,
bunun için kararlı ve adanmış bir kadını tarif ediyordu
her kadın anne değildir, her anne de çocuk sahibi olmanın gereğini yerine getirmez.
her “müslümanım” diyen, teslim olmuş değildir.
her “inanıyorum” diyen, neye omuz verdiğinin farkında değildir.
iman; biyografiye yazılan kimlik değil,
kalbin üstlendiği ağır bir istikamettir.
evet… sahabe bile sarsıldı.
hendek kazarken, “allah’ın yardımı nerede?” dedikleri anlar oldu.
ama dikkat et; sarsıldılar, istikametlerini kaybetmediler.
mesele hiç düşmemek değil dost.
mesele, düşerken bile kıbleni unutmamaktır.
çünkü dinginlik; her şeyi elde etmiş insanların ödülü değildir.
dinginlik, neyi reddedeceğini bilenlerin nasibidir.
ve insan bazen huzuru, aradığı şeyleri çoğaltınca değil…
nihayet neye “hayır” diyeceğini öğrenince bulur.
yani kurban etmekten bahsediyorum dost. tüm gönle düşen ve yola engel ne varsa hayır diyebilmek, boğazlamaktır
kurban bayramınızı tebrik ederken, rabbim istikamet üzere olmaya vesile kılsın dileğiyle…
paylaşmaya değer gördüğünüz yazılarımın dilediği kısmı dahil dostlarınıza ikrama açıktır.
bir gönle daha temas etmek iyidir. valla!
Mısır Darbesi ve Şehitler Unutulmadı
13.07.2026
PARANIN DİNİ İMANI YOK MU?|YUSUF YAVUZYILMAZ
14.07.2026
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
Fetö'nün Çaldığı En Değerli Şey AHMET GÜRBÜZ 13.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Kemal Tahir: Yerli Romanın Büyük Ustası Onur TAN 30.06.2026