Mescid-i Aksa’nın statüsünü “çok dinli turistik bölge” olarak değiştirip ilhak etmeyi tasarlayan İsrail, Kudüs’ün kuzeyindeki Nebi Samuel Mescidi’nde bunun provasını yaptı. Mescit ve çevresindeki 110 dönümlük araziye “kamulaştırma” bahanesiyle el konuldu. İsrail buranın Yahudilere ait olduğu iddiasıyla 1990 yılından beri arkeolojik kazı yürütüyor.
İşgalci İsrail hükümeti, Kudüs’ü ilhak ederek Mescid-i Aksa’nın statüsünü değiştirme çabalarında yeni bir adım attı. Kudüs’ün kuzeyinde yer alan ve Aksa gibi Müslüman vakıfların yönetiminde olan Nebi Samuel Mescidi ve çevresinde İsrail hükümeti tarafından “kamulaştırma” bahanesiyle yaklaşık 110 dönümlük araziye el konuldu. Bu adımın son dönemde İsrail’in hazırladığı ve Mescid-i Aksa’nın “çok dinli bir turistik bölge” haline getirilmesi yönündeki planın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Nebi Samuel Mescidi ve bulunduğu bölge, Müslümanlar ve Hristiyanlar tarafından da kutsal kabul ediliyor ve Hz. Samuel’in burada medfun olduğuna inanılıyor. İsrail, buraya el koyarak Yahudileştirmeyi hedefliyor.
Uzmanlar, işgalci İsrail’in bölgenin Yahudilere ait olduğu iddiasıyla 1990 yılından beri arkeolojik kazı yürütmesine rağmen bölgede bu iddiayı destekleyecek herhangi bir kalıntıya ulaşamadığına dikkat çekiyor. Müslümanlar, Mescid-i Aksa’nın bulunduğu tepenin kuzeyinde yer alan Nebi Samuel Mescidi’nde, Samuel Peygamber'in medfun olduğuna inanırken geçmişte bölgede hüküm süren Eyyubi ve Memlük gibi Müslüman devletlerin yaptığı imar çalışmalarına dikkati çekiyor. İsrail’in yürüttüğü kazılarda da bu tarihi ıspatlayacak kalıntılar ortaya çıkarken herhangi bir Yahudi anlatısını destekleyecek bir kalıntı bulunmadığı kaydediliyor.
Konuya dair Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, İsrail'in "kamu yararı" ve "arkeolojik alanlar" söylemini Filistin topraklarına el koymayı meşrulaştırmak için kullandığı savunuldu. Söz konusu uygulamaların uluslararası hukuka ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ilhak ile zorla yerinden etmeyi reddeden planına aykırı olduğu kaydedildi. Açıklamada, kararın Kudüs'ü Filistin çevresinden koparmayı, kentin coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeyi ve Filistin kimliğini hedef almayı amaçlayan sistematik politikaların parçası olduğu kaydedildi. Filistin toprağına, halkına ve tarihine yönelik "sömürgeci saldırıların devamı" olarak nitelendirilen kararın "idari işlem ya da kalkınma projesi değil, güç kullanılarak gerçekleştirilen yasa dışı toprak gaspı" olduğu belirtilerek, bunun Birleşmiş Milletler Şartı, uluslararası hukuk ve uluslararası kararların ihlali anlamına geldiğine işaret edildi.
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
MODERN KÖLELİK / BAĞIMLILIK / Muharrem Balcı
14.06.2026
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
Sayenizde Kurban
22.05.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
Koç'un Fıkrası ve Ayrımcılık YUSUF YAVUZYILMAZ 08.06.2026