metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Dünya

Eski CIA analisti: Katar ve Suud, ABD üslerini kapatacağını söyledi

17.06.2026

ABD ve Siyonist rejimin Batı Asya'da yürüttüğü savaş çıkmaza girerken, Washington'ın Körfez'deki müttefikleri stratejik bir eksen kayması yaşıyor. Bölgedeki son siyasi hareketlilik ve istihbarat raporları, Körfez ülkelerinin ABD askeri varlığından ve İsrail ile olan ilişkilerinden hızla uzaklaşmaya başladığını ortaya koyuyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Katar Emiri Şeyh Temim ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid (MBZ) ile gerçekleştirdiği son görüşmelerin ana gündemini, bölgedeki savaşın durdurulması oluşturdu. Görüşmelerde Körfez liderleri, Direniş Ekseni ile tırmanan gerilimin kendi ekonomilerini ve güvenliklerini tehdit etmesi nedeniyle acil bir anlaşma talep etti. Katar Emiri Şeyh Temim, savaşın bitirilmesi konusundaki çaresizliklerini şu sözlerle ifade etti:

"İran'daki ekonomik fırsatların ne olduğuyla ilgilenmiyorduk. İkimizin de (Katar ve BAE) öncelikli çıkarı, bu savaşı durduracak bir anlaşma bulmaktı. Ana hedefimiz budur. Sonrasında İran elbette yatırımlara açık olacaktır ama dürüst olmak gerekirse bizim hedefimiz sadece o anlaşmayı bulmaya çalışmaktır."

Dialogue Works YouTube kanalına konuk olan eski CIA analisti Larry Johnson'a göre, Trump ve BAE lideri MBZ arasındaki görüşme çok daha kritik bir anlama sahip. Siyonist İsrail'in en yakın ortaklarından biri olarak konumlanan BAE, son dönemde İsrail ile arasına ciddi bir mesafe koymaya başladı. Basına yansıyan bilgilere göre, geçtiğimiz hafta üst düzey bir BAE yetkilisi yüklü miktarda bir parayı (iddialara göre milyarlarca dolar) tazminat veya diplomatik açılım kapsamında doğrudan İran'a taşıdı. BAE bunu resmi olarak reddetse de Tahran ile Abu Dabi arasındaki üst düzey temaslar devam ediyor.

BAE'nin yaşadığı bu keskin dönüşü ve İsrail'den uzaklaşmasını analiz eden Johnson, şu tespiti yaptı:

"Siyonist İsrail'in piyonu olmaktan çıkıp artık onları geri iten bir BAE var. İsrail'den daha fazla hava savunma sistemi dilendiklerini görmüyorum. İsrail hava savunması için muhtemelen zamanında para ödediler ve şimdi bunun hiçbir işe yaramayan bir çöp olduğunu anladılar."

Körfez ülkelerindeki bu çözülme, sadece diplomatik ilişkilerle sınırlı kalmıyor; doğrudan ABD'nin bölgedeki askeri varlığını hedef alıyor. Pakistan istihbarat kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, Körfez başkentleri ile Washington arasındaki kapalı kapılar ardında ABD üslerinin tahliyesi konuşuluyor. Johnson, sürecin detaylarını ve sahadaki tahribatın (Katar'ın LNG tesislerinin vurulması gibi) etkilerini şu alıntıyla aktardı:

"Büyük bir hasar aldılar ve ABD'ye muhtemelen şunu söylüyorlar: 'Sizinle çalışmak güzeldi ABD, ancak biz artık kendi yolumuza gideceğiz. Üslerinizi kapatıp gitmeniz gerekiyor.' Katar ve Suudi Arabistan, Pakistanlı kaynaklara, ABD ile olan bu ilişkiden 9 ay ila 1 yıl içinde çıkacaklarını söylediler. Bu, Katar'daki El Udeyd Hava Üssü ve Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü için çok kötü bir haber."

Sürecin temellerinin Mart 2023'te Suudi Arabistan ile İran arasında sağlanan tarihi normalleşme anlaşmasıyla atıldığını hatırlatan uzmanlar, Direniş'in sahadaki sarsılmaz duruşunun, işbirlikçi rejimleri ABD şemsiyesini terk etmeye ve jeopolitik gerçekliği kabullenmeye mecbur bıraktığının altını çiziyor. ABD emperyalizminin bölgedeki askeri altyapısı, tarihinin en büyük tasfiyesiyle karşı karşıya.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş