1- Entelektüel bir tartışmada ön koşul kullanılan bilgilerin gerçek olmasıdır. Doğruluğu test edilmemiş, gerçek olmayan bilgiler üzerine doğru bir düşünce faaliyeti yapılamayacağı gibi, doğru değerlendirme de yapılamaz.
2- Entelektüel bir tartışmada doğruluğu test edilmeyen bilgiler ve dedikodu düzeyindeki duyumlar kullanılmamalıdır. Çünkü doğruluğu test edilmeyen bilgilerle sağlıklı analizler yapmak mümkün değildir. Bir konu araştırılırken, temel kaynaklardan yararlanmak öncelikli olmalıdır. İkincil kaynaklar, netice itibarıyla başka bir zihnin ürünü olduğundan bu bilgileri kullanırken dikkatli olunmalıdır.
3- Tartışmanın tarafı muhalif olsalar dahi muhataplara adaletsizlik yapılmamalıdır. Çünkü bu entelektüel anlamda uyulması gereken ahlaki bir duruştur. Muhaliflere karşı her tür yöntemin kullanılması ve meşru görülmesi pragmatist ilkesiz bir tutumdur. Oysa tartışma ahlakı gereği, önemli olan tartışmayı kazanmak için her şeyi yapmak değil, hakikate ulaşma çabası olmalıdır. Çünkü hakikati arayan biri için hakikatten daha değerli hiçbir şey yoktur.
4- Özelikle sanal alemin ifsat aracı olarak kullanıldığı gözden uzak tutmamak, çoğu bilginin manipüle edildiğini, ideolojik taraftarlığın ön planda olduğunu unutmamak gerekir. İdeolojik ön kabullerin etkisinde kalmak, tartışmanın verimini iyice düşürecektir. Tartışmada sloganlar değil, bilgeler temel alınmalıdır. Sloganların teslim aldığı bir tartışmadan hikmetli bir sonuç çıkması mümkün değildir.
5- Muhataba hakaret edilmemeli, cinsiyeti, etnik aidiyeti, dini kimliği aşağılanmamalıdır. Entelektüel bir tartışmanın olmazsa olmaz ön koşulu budur. Hakaret, küfür, tekfir, dışlama ve ötekileştirme tartışmada asla yer almamalıdır.
6- Müslümanlar siyasal, kültürel ve mezhebi farklılıklarla tekfir edilmemelidir. Çünkü tekfir, sağlıklı bir müzakere ortamının oluşmasını, farklı düşüncelerin ortaya çıkmasını engelleyen en önemli faktördür. Tekfir ideolojisini Bedevilik üzerinden İslam'a taşıyan zihniyetin siyasette üreteceği anlayış Harciliktir. Hariciliğin beslediği tekfir anlayışında Müslümanların karşıtı ve düşmanı farklı içtihat yapan diğer Müslümanlardır.
7- Verimli bir entelektüel tartışma için kaynaklardaki bilgileri çarpıtılmamak gerekir. Bilgileri çarpıtmak, asıl amacın hakikate ulaşmak değil, muhatabı yenmek ve susturmak olduğunu gösterir. Amacın muhatabı susturmak ve üstün gelmenin olduğu yerde tartışmadan çekilmek gerekir.
8- Tartışma sırasında Kur'an ve Sünnet kendi ideolojimizi onaylatmak için kullanılmamalıdır. Kur’an’ın ne söylediği yerine kendi düşüncemizi söyletmeye çalışmak, Kur’an’ı kendi menfaatimiz için araçsallaştırmak anlamına gelir. Böyle bir faaliyetin ne gibi felaketlere yol açtığını tarihsel süreç göstermektedir.
9- Bir mezhebin görüşü İslam'ın görüşü gibi görülmemelidir. Böyle bir yaklaşım İslam’ı mezhebe mahkum etmek anlamına gelir ki, kimsenin bunu yapmaya hakkı yoktur. Mezhepler zaman, tarih, coğrafya farklarından kaynaklanan izafi değerlendirmelerden oluşmaktadır. Mezhebin özünü yapılan içtihatlar belirler. İçtihat, bütün zamanlar için geçerli bilgiler üretmez.
10- Sosyal olaylarda genellemeci, indirgemeci ve seçmeci yaklaşımdan uzak durulmalıdır. Çünkü bu yöntemler sosyal olayların sağlıklı ve doğru değerlendirilmesini önler.
11- Sorunlar, sürekli dış faktörlere atılarak temellendirilmemelidir. Olayların nedenlerini sürekli dış faktörler yüklemek, hem kendi zaaflarının üstünü örter, hem de doğru değerlendirme imkanını ortadan kaldırır.
12- Sosyal olaylarda iç faktörlerin belirleyici olduğu unutulmamalıdır. Sosyal olayları iç ve dış faktörlerin etkilediği bir gerçektir. Ancak dış faktörler etkileyici iç faktörler belirleyicidir. Dış faktörler, iç faktörleri önemsizleştirecek şekilde olmamalıdır.
13- Kim tarafından yapılırsa yapılsın yolsuzluk, adaletsizlik, liyakatsizlik gibi olumsuzlukları savunmamak gerekir. Bu tür olaylarda kimin yaptığına göre karar vermek ana hedefin ilkeli olmak değil, çıkarını korumak olduğunu gösterir. Önemli olan kişiler, partiler, gruplar değil ahlaki ilkelerdir.
14- “Kader” ve “tevekkül” gibi kavramlar insanın özgürlük ve sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak şekilde yorumlamak gerekir. Çünkü insanın özgürlüğü içinde yer alan olayların önceden belirlendiğini savunmak, kişilerin yaptıklarından sorumlu olduğu temeline dayalı hukuk düşüncesini ortadan kaldırır.
16- Yalan haber, iftira ve hakaretten uzak durmak gerekir. Yalan haber yapmak, kullanmak ve yaymak temelde bir ahlak sorunudur.
17- Dinin herhangi bir dünyevi amaç için araçsallaştırılıp istismar edilmesine karşı çıkılmalıdır. Din, Her dönemde uyulması gereken evrensel ahlak ilkeleri içerir. Bundan dolayı din, herhangi bir amaca ulaşmak için istismar edilip araçsallaştırılamaz.
18- İbadetler gösteriş amacı olarak ve başka çıkarlar için kullanılmamalıdır. İbadetlerin temel amacı Allah’ın rızasını kazanmaktır. İbadetleri bu amacın dışında siyaset veya başka bir amaçla kullanmak araçsallaştırmaktır.
19- Siyasal farklılıklar itikat sahasına taşınmamak gerekir. Farklı siyasal tercihler tekfir edilmemelidir. İslam'ın hiçbir parti, cemaat ve mezhebe indirgenmeyeceği gerçeği asla ihmal edilmemesi gereken bir ahlaki ilkedir.
20- İman eylem arasındaki ilişkiyi doğru temellendirmek gerekir. İman ve eylemin arasını ayırdığımızda, ne yaparsak yapalım, bunun imanımıza bir etkisinin olmayacağını düşünüp, dildeki iman söyleminin bizi her halükarda kurtaracağını inanmak büyük bir ahlaki zaaftır. Bu tutum, bizi bireysel ve toplumsal sorumluluktan uzaklaştırıyor. Allah’a inanmanın getirdiği sorumluluktan uzaklaşmanın çarelerini arıyoruz. İmana uygun olmayan hareketleri düzeltmek yerine savunmaya geçiyoruz.
21-Çok derin ve köklü bir ahlak sorunumuz vardır. Her şeyi bırakıp ahlak sorununa odaklanmak gerekir. Ahlak sorununa karşın diğer bütün sorunlar tali sorunlardır.
22- Kur’an ve Sünnet okumalarında bütüncül anlayışı rehber edinmeliyiz. Ayetleri tek başına, bağlamlarından ve Kur’an bütünlüğünden ayrı değerlendirmek doğru bir yöntem değildir.
Galata'da Büyük Gazze buluşması!
01.01.2026
İHH'dan Ukrayna'ya 4 tır dolusu yardım
31.12.2025
Kavramı Taş Diye Atanlar KADİR ÇİÇEK 26.01.2026
Gardaş Ülke Özbekistan AHMET SEMİH TORUN 28.01.2026
DERİN MUHASEBE AYTEN DURMUŞ 23.01.2026
Tahammül, Tahammülsüzlüğe Bile... MUSTAFA ATILGAN 28.01.2026
ABD Terörü ve Rızanın Çözülüşü BEKİR BERAT ÖZİPEK 04.01.2026
Ağaçlar Ayakta Ölür OSMAN YURT 05.01.2026
Kavramı Taş Diye Atanlar KADİR ÇİÇEK 26.01.2026
maduro madara olunca! MUSTAFA AKMEŞE 08.01.2026
Hayal Kırıklıkları ve Gerçekler YUSUF YAVUZYILMAZ 10.01.2026