Sudan’a insani yardım için çıktım yola. Ancak bu sadece bir yolculuk değildi. Daha çok, insanın kendi vicdanına doğru attığı zor bir adımdı. Çünkü Sudan bugün dünyanın bilmediği bir yer değil; bilip de hatırlamak istemediği bir yer.
Uzun zamandır kaotik durum yaşayan Sudan bir ara gündem oldu ancak kolay unutuldu.
Rakamlar var. Raporlar var. Basın açıklamaları var.
Bir de sessizlik var. En çokta o var.
Port Sudan’dan Atbara’ya doğru yola çıktık. El Faşir’den kaçan insanların kurduğu kamplar için hazırlık yapmıştık. Altı saat süren bir yol… Bizim için uzun, onlar içinse bitmeyen bir bekleyiş. On gün önce 800 aile denilen kamp, 1500 aileye ulaşmıştı. Bu artış ne istatistikti ne de sürpriz. Çünkü zulüm durmuyordu; mazlumun göçü her gün biraz daha büyüyordu.
Dağıtıma geçmeden önce sıraya giren ailelere hitap ettim. Türkiye’den geldiğimizi, Türkiye’deki hayırseverlerin selamını ve dualarını getirdiğimizi, onları Allah için sevdiğimizi söyledim. O an yüzlerde bir değişim oldu. Sevindiler ve birazda rahatladılar.
Aslında sevincin sebebi verilecek gıdadan ziyade hatırlanmış olmaktı.
Anladım ki bazen bir selam, bir dua; gıdadan önce gider ve kalbi doyurur.
Dağıtım başladı. Karşımızda binlerce insan vardı. Sabırsızdılar. Ama bu, bizim bildiğimiz türden bir sabırsızlık değildi. Bu, açlığın sabırsızlığıydı. Hayatta kalma telaşıydı. O an kendime sordum: Biz sabrı ne zaman bu kadar rahat konuşur olduk? Tok insanın sabrı, aç insana öğüt olur mu? Açlık ve yokluk sadece sabrı mı tüketir, ayrıca insanın onurunu da aşındırır mı?
Dağıtım sonrası zekât emanetlerini ulaştırmak için çadırları dolaştık. İşte orada, savaşın gerçek yüzüyle karşılaştık. El Faşir’de Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından taranmış gençler, kadınlar, yaşlılar… Sahra hastanelerinde ameliyat olmuşlar ama şimdi toprağın üstünde yaşıyorlar. Yaralar hâlâ açık. Enfeksiyon riski çok yüksek.
Tedavi için bir miktar zekat emanetini teslim edip çıkarken çadırın kapısından iki yaşlarında bir çocuk girdi.
Kucağında taşıyan kadının sesi titriyordu. Anlattı… Bu çocuk, kaçış sırasında annesini ve babasını kaybetmişti. Şimdi ona kendisi bakıyordu. Annesi yoktu. Babası yoktu. Dayısı, halası, teyzesi yoktu. Soracak, arayacak, arkasında duracak kimsesi yoktu.
Yetkililere haber verilmişti. Fotoğrafı paylaşılmıştı. Ama kimse çıkmamıştı. Kimse “Ben tanıyorum” dememişti. Kadın, bir açıklama yapar gibi değil, bir yükü taşır gibi söyledi:
“Şimdilik ben bakıyorum.”

Kucağıma aldım. Gülümsedi. Adını sordum.
Adı yoktu.
Savaş, bu çocuğun sadece anne babasını değil, adını da almıştı. Başını okşadım, öptüm, fotoğraf çektirdik. Ona “Tekrar geleceğim” diye söz verdim. Asıl zor olan gitmek değildi; geride bırakmaktı. Çünkü onun için hayat daha yeni başlamıştı ama şimdiden büyük bir belirsizliğin içine düşmüştü. Verdiğim söz ile belki onun durumunu değiştiremezdim ancak belki yetimin kalbine düşen bir umut, bazen ümmeti ayağa kaldıracak duanın başlangıcı olur.
Bu sahnede ne silah sesi vardı ne patlama. Ama her şey eksikti: Güven eksikti, aidiyet eksikti, gelecek eksikti.
Yetimlik sadece anne babasızlık değildir. Yetimlik, hatırlanmamaktır. İnsan hatırlamadığı şey için sorumluluk da hissetmez. Belki de bu yüzden bu kadar rahatız. Çünkü uzak olan, yük olmaz.
Sudan’dan döndük. Yardımlar bırakıldı. Raporlar yazıldı. Hayat kaldığı yerden devam etti.
Peki ya o çocuk?
Hâlâ bir çadırın içinde.
Hâlâ isimsiz.
Hâlâ bekliyor.
Sudan bize küsmedi. Kimseyi suçlamadı.
Sadece aynayı tuttu.
Ve biz, aynaya uzun süre bakmayı sevmedik.
Çünkü bazı yüzleşmeler sessizdir.
Ancak bazı çocukların adı yoksa,
bizim fazlasıyla konforumuz vardır.
Yazan ve Şahitlikte Bulunan: Ufukcan DEĞER

İTO, 2025 enflasyonunu açıkladı
03.01.2026
FİKİR, İLKE VE DURUŞUN ÇİLESİ|MUSTAFA AYDIN
11.12.2025
Ulus’ta emeklilerin sığındığı otel odaları!
12.12.2025
2026 resmi tatil günleri belli oldu
11.12.2025
ABD Terörü ve Rızanın Çözülüşü BEKİR BERAT ÖZİPEK 04.01.2026
Ağaçlar Ayakta Ölür OSMAN YURT 05.01.2026
TÜRKİSTAN'IN MİLLÎ MÜCADELESİ AHMET SEMİH TORUN 05.01.2026
Elhamdülillah AHMET GÜRBÜZ 04.01.2026
maduro madara olunca! MUSTAFA AKMEŞE 08.01.2026
Venezuela’da Amerika Darbesi YUSUF YAVUZYILMAZ 04.01.2026
Özgürlük, Din ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 27.12.2025
yola iz olanlar; hz aişe… MUSTAFA AKMEŞE 19.12.2025
yola iz olanlar; hz hatice… MUSTAFA AKMEŞE 11.12.2025
Bakü ve Şehidler Hıyâbânı AHMET SEMİH TORUN 17.12.2025
ABD Terörü ve Rızanın Çözülüşü BEKİR BERAT ÖZİPEK 04.01.2026