Bugün sabaha karşı Ahmet Taş abiyi kaybettik.
Türkiye bir değerini, bir güzel insanını yitirdi. İyiliğe, adalete ve insanlık onuruna adanmış bir ömür, sessizce tamamlandı.
Ahmet Taş; bir dönem MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, uzun yıllar Kayseri Şube Başkanlığı ile Kayseri Gönüllü Kültür Teşekkülleri Başkanlığı görevlerini yürütmüş bir isimdi. Ama onu tanıyanlar için unvanlar taliydi. O, mazlumun derdiyle dertlenen, çözüm üretmeden rahat etmeyen, vicdanı hep ayakta olan bir insandı.
İki gün önce konuşmuştuk. Yine hiç sormamıştı. “Hemen,” demişti, “hemen arıyorum.” Arama konumu bile sormadan… Hesapsız, saf, dolaysız ve içten; vefanın ne olduğunu, kitaplardan değil, yaşayarak öğreten biriydi.
İki gün içinde tekrar aramanın onun nazenin bünyesine yük olacağını düşünerek bir daha hatırlatmak istemedim. Ve bu sabah, namazdan önce geçirdiği kalp kriziyle vefat ettiğini öğrendik.
Bir deyim vardır: “Ağaçlar ayakta ölür.” Bu deyimi Ahmet Taş için kullanmak belki eksik kalır; çünkü o bir ağaç değil, bir çınardı. Gölgesi geniş, kökleri derin, varlığıyla güven veren bir çınar.
Bir yıl önce ağır bir kalp operasyonu geçirmişti. Buna rağmen sanki hiçbir şey olmamış gibi, yirmili yaşlardaki bir genç enerjisiyle temposunu düşürmedi. Son aylardaki trafiğini anlatmak sayfalar sürer. Geçen ay Kıbrıs’ta bir program yürütmüştü.
ndan önce Suriye’deydi. Daha yeni Kozaklı’da MAZLUMDER üyeleriyle bir toplantıya katılmıştı.
Doktorlar kalbinin zayıflığından söz ediyordu, ama Ahmet abi hızını kesmiyordu. MAZLUMDER’de genç arkadaşlar bir süredir yükünü almaya çalıştı; yine de onu dinlendirmek mümkün olmadı.
Kayseri’de Suriyeli sığınmacılar saldırıya uğradığında yanı başlarındaydı. Yardım isteyen her mağdurun, her mazlumun elini tutan o koca yürek, bugün fiziken aramızdan ayrıldı. Hastane odasında değil, ayakta ruhunu teslim etti.
Bir gecede çıkacak bir kanunda değişiklik yapılmasına vesile olarak, belki binlerce ailenin evine ekmek götürmesine katkı sağlayan bir insandan söz ediyoruz. Sessiz ama etkili, görünmeyen ama belirleyici bir iyilik hattıydı onunki.
Özbek Abdurrahman’ın annesinin yanına dönebilmesindeki katkısı için teşekkür etmek üzere aradığımda, o meseleyi temelden çözmek niyetiyle Ankara’ya gelmeyi planlıyordu, daha on beş gün önce… Kalbinin durumunu bildiğim için buna cesaret edemedim.
Hep derdim ona: Kaç hac sevabı aldığını bilmiyorum. Ama bildiklerimizin zekâtı bize yeter.
Çözüm odaklı olmanın, incelikle çare üretmenin, hata yaptığında açıkça kabul ederek yürekleri tedavi etmenin zirvesiydi. Büyük usta! Dualarla, tertemiz ahirete gittiğine şahidiz..
Ardında gölgesine sığındığımız bir çınar bırakarak yürüdü bu dünyadan. Bizler, belki daha yavaş ama aynı istikamette yürümeye devam edeceğiz.
Ağaçlar ayakta ölür.
Ahmet Taş da öyle yaptı.
Bize son dersini de vererek ahiret yolculuğuna çıktın, asırlık çınar.
Sevdası, kavgası, davası büyük adam; yolun açık olsun.
Rabbimiz umduğuna nail etsin.
Galata'da Büyük Gazze buluşması!
01.01.2026
İHH'dan Ukrayna'ya 4 tır dolusu yardım
31.12.2025
Kavramı Taş Diye Atanlar KADİR ÇİÇEK 26.01.2026
Gardaş Ülke Özbekistan AHMET SEMİH TORUN 28.01.2026
DERİN MUHASEBE AYTEN DURMUŞ 23.01.2026
Tahammül, Tahammülsüzlüğe Bile... MUSTAFA ATILGAN 28.01.2026
ABD Terörü ve Rızanın Çözülüşü BEKİR BERAT ÖZİPEK 04.01.2026
Ağaçlar Ayakta Ölür OSMAN YURT 05.01.2026
Kavramı Taş Diye Atanlar KADİR ÇİÇEK 26.01.2026
maduro madara olunca! MUSTAFA AKMEŞE 08.01.2026
Hayal Kırıklıkları ve Gerçekler YUSUF YAVUZYILMAZ 10.01.2026