Sami Ali Muhammed Tufan (Tawfan) Irak Kerküklü avukat. 2016’dan beri yakından tanıyoruz, takip ediyoruz. Mesleğinden başka bir bağlantısı, çalışması yoktu. Yirmi üç yıllık avukatken, 2017 Aralık ayında Bağdat’ta yargı merciinde hakkında idam cezası verildi; 2020 Kasım ayında temyiz mahkemesinde idam cezası onaylandı.

Sami Tufan Musul’da avukatlık yaparken, 2009 yılında El Kaide ile işbirliği yapmadığı için yakın bir meslektaşı öldürüldü; kendisinin de ölüm listesinde olduğu ihbarı üzerine Kerkük’e taşındı. Resmi bir görevi, herhangi bir örgütsel bağlantısı olmadığı için ülkesini terk etmedi.
2017 yazı hasta olan çocuğunu Türkiye’ye getirmek üzere iken Erbil havaalanında gözaltına alındı. O tarihte Mazlumder Genel Başkanı Ramazan Beyhan yakından ilgilendi, diplomatik kanallarla dosyasını inceletti. Sami Tufan hakkında ciddi bir iddianın olmadığı anlaşıldı. Ekim 2017’de Erbil’den serbest bırakıldı. Kerkük’teki evine dönmesi akabinde, ikinci gün alındı ve kayboldu. 2017 Aralık ayında bulundu. Bağdat’ta El Mutenne Havaalanı yakınında bulunan gözaltı merkezinde ağır işkencelere tabi tutulduğu anlaşıldı. Canını kurtarmak için terk ettiği Musul’daki El Kaide’nin devamı olan Deaş örgütü için avukat olarak ilgilendiğini kabul ederek işkencede canını kurtardığı ortaya çıktı. Kabul etmeyenler öldürülüyordu; çok sayıda örneği vardı.
27 Aralık 2017’de duruşmaya çıktı. Kardeşini tanıyamayacak kadar kötü durumda idi. Buna rağmen gözaltındaki kabulünü reddetti. Birlikte yargılandığı avukat da Sami Tufan’ın iddia edilen suçu işlemediğini beyan etti. Doktor kontrolü kabul ettirilemedi. Avukatı, işkencede kabul ettirilen suçlama konusundaki hukuki işlemle ilgili delil istedi. Kabul edilmedi. Tek duruşmada idama mahkum edildi. Halen Nasıriye Cezaevi’nde.
Bugüne kadar sessiz diplomasiyi tercih ettik. İlgilenebilecek herkese ulaşmaya çalıştık. Bölgede yaygınlaştırılmaya çalışılan Şii-Sünni gerilimine katkı olmasın diye özellikle kamuoyunda bilinmesinden kaçındık. Ancak gelinen noktada umutlar azaldı, bütün girişimler sonuçsuz kaldı.
Geçen hafta Mazlumder Genel Başkanı Ramazan Beyhan, Irak Cumhurbaşkanı Bahram Salih, Irak yargı mercileri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na mektup göndererek, idamın durdurulmasını istedi.
Katkı sağlayabilecek herkesten destek bekliyoruz. Açık bir hukuksuzlukla verilmiş, dönüşü olmayan bir ceza olan idamla cezalandırılmasının durdurulması hayati önemde. Bu kadar açık hukuksuzlukların olduğu bir dosyada atılacak hakkaniyetli bir adım Irak’ta gerilimin azalmasına olumlu etki edecektir.
İnsan hayatının bu kadar önemsizleştiği bir tarih ve coğrafyada, Sami Ali Muhammed Tufan (Tawfan) gibi bir avukatın hayatının kurtarılması, sembolik olarak, insana sahip çıkmaya dönük umutların yeşermesine vesile olabilir.
Bülent Akyürek vefat etti
09.02.2026
Uber, Getir'i satın alıyor
10.02.2026
İran ve Biz YUSUF YAVUZYILMAZ 08.03.2026
RAMAZAN, İRAN’A SALDIRILAR ve 8 MART AYTEN DURMUŞ 08.03.2026
ramazan ay’ı - 3 RESUL UZAR 08.03.2026
Surelerin Mesajları: ÂLÂ SURESİ - 8 OSMAN KAYAER 09.03.2026
evlada mektup MUSTAFA AKMEŞE 12.02.2026
Bir “Şeye” Dönüşmek FEYZULLAH AKDAĞ 08.02.2026
İRAN VE BÖLGESEL TAHLİL SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 22.02.2026