Türkiye’de bir dönem çokça konuşulan Adnan Oktar Şantaj Örgütü vardı. Oktar, uzunca bir zaman İslami bir dil kullanarak kendini gizledikten sonra “mehdi” olduğunu ima yoluyla ilan etti. Ameliyat ile şişirilmiş genç kızları “inşallah” “maşallah” diyerek oynatmak suretiyle suç işlemeye uzun süre devam etti. Daha sonra Adnan Oktar’ın İsrail ile ilişkisi ortaya çıktı ve bütün kirli faaliyetleri deşifre oldu. Örgütten kopan elemanları Ankara’da doğan Oktar’ın Sabetayist ve Selanik kökenli olduğunu iddia etmektedirler. Pek çok itirafçı kız ve erkek yapılan cinsel sapkınlıkları ve şantajları anlatmış böylece Oktar, hapsin yolunu tutmuştu.
Amerika’da 2008 yılında Jeffrey Epstein liderliğinde küresel boyutta bir “cinsel şantaj çetesi” ortaya çıkarıldı. Adnan Oktar’ınki bu çetenin yanında çocuk oyuncağıydı. Jeffrey Epstein, kök olarak Yahudi’dir. Ataları Amerika’ya Polonya / Rusya sınır bölgesinden göç etmiş Eşkenaz Yahudilerindendir. Epstein çetesi, dünyanın dört bir yanından küçük kızları kaçırıyor, Amerika’daki dehşet adasında insani özelliklerini yitirmiş devlet adamlarına pazarlıyor sonra da çektiği videolar ile siyasi şantaj yaparak haraca bağlıyordu. Mesele tam olarak henüz aydınlanmış değil ama işin sadece paradan ibaret olmadığı kesin. Çünkü bu çetenin İsrail istihbaratıyla gizli bir ilişkisi var. Buradan hareket ederek Epstein Çetesinin İsrail menfaatine çalıştığı anlaşılmaktadır. İsrail, bu çetenin temin ettiği resim, ses kaydı ve videolar ile Amerikan siyaseti başta olmak üzere pek çok ülkenin yönetimine müdahale ediyor. Kolayca tahmin edileceği üzere uçkuruna düşkün Arap liderlerinin bu tuzağa düştüklerini düşünebiliriz. Siyonist İsrail, belki de dünyanın pek çok yerinde buna benzer faaliyetler yürütmeye devam ediyor.
Hem İsrail’i kuran hem de bugün onu yönetenler aslında dindar Yahudiler değiller. Bilakis ateist, ırkçı ve seküler kişilerdir. Ancak bunlar ideolojik emellerine ulaşmak için Yahudi dinini iflah olmaz biçimde istismar etmektedirler.
Şimdi gelelim bu seküler insanların Yahudiliği nasıl istismar ettiklerini göstermeye. Bunların yaptıkları kötülüktür. Din ise kötülüğü emretmez. Bunlar, yaptıkları kötülüklere Muharref Tevrat’ta anlatılan cinsel içerikli kıssaları delil göstermek suretiyle meşruiyet devşiriyorlar. En azından kendi vicdanlarını susturmak için şöyle diyorlar: “Bizim yaptığımızda ne var ki? Tevrat’ta benzerleri anlatılıyor”
Şimdi size cinselliğini bir şantaj aracı olarak kullanan ve Yahudilerin ismini aldıkları Yahuda’yı kandırarak onu halkın gözünde rezil eden Tamar’ın hikayesinden bahsedeceğim.
Muharref Tevrat’ın yaratılış kitabı 38. bölümünde Yahuda ile Tamar’ın hikayesi anlatılır. Hikâye kısaca şöyledir: Yahuda ilk oğlu “Er” ile Tamar’ı evlendirir. Lakin Er, çocuk sahibi olmadan erkenden ölür. Gelenek gereği bu defa Tamar’ı ikinci oğlu “Onan” ile evlendirir. O da çocuk istemediği için kısa süre sonra ölür. Yahuda üçüncü ve son çocuğu “Şela”nın da ölmesinden korkar. Henüz yaşının küçük olduğunu ileri sürerek onları evlendirmez. Gelinini “oğlum büyüyünce seninle evlendireceğim” diyerek babasının evine gönderir. Tamar uzun süre bekler. Lakin evlilik bir türlü gerçekleşmez. Tamar, kayınpederi tarafından oyalandığını düşünerek ondan intikam almaya karar verir.
Gelenek gereği giydiği “dul elbisesi”ni çıkararak “fahişe elbisesi” giyer ve yüzüne peçe takar. Yahuda’nın yolu üzerinde beklemeye başlar. Yahuda yoluna çıkan bu fahişeyle yatmak ister. Bir oğlak karşılığında birlikte olmak üzere anlaşırlar. Yahuda onunla yatar, oğlağı göndereceğini söyleyerek oradan ayrılmak ister. Tamar, oğlak gelinceye kadar rehin olarak “mühür yüzüğünü”, “asasını” ve “elindeki sicimi” ister. Yahuda bu isteği kabul eder ve onları Tamar’a verir.
Yahuda, bir süre sonra söz verdiği gibi oğlağı bir hizmetçisiyle gönderir. Ama Tamar, çoktan fahişe elbisesini çıkarmış gerçek kimliğine geri dönmüştür. Hizmetçi onu bulamaz. Aradan bir zaman geçer. Tamar hamile kalmıştır ve artık yüklü olduğu belirgin hale gelmiştir. Onu kayınpederi Yahuda’ya “gelinin zina etti” diye şikâyet ederler. Yahuda, gelininin yakılarak öldürülmesini emreder. Ama Tamar, tam infaz yapılacakken rehin aldığı eşyaları ortaya koyarak “beni bunların sahibi hamile bıraktı” der. Yahuda halkın gözünde rezil olur. Tamar’a verilen ceza uygulanmaz.
İşte dindar olmadıkları herhalde Yahudiliği istismar eden Siyonistler, yaptıklarını meşrulaştırmak üzere Muharref Tevrat’ta okudukları buna benzer hikayelerden meşruiyet devşirirler. Normal Yahudiler, bu hikayeleri ibret alınacak kıssalar olarak görürken Siyonistler, yaptıkları pis işlerini meşhurlaştırıcı birer kaynak olarak görürler. Kendi kendilerine bizim yaptıklarımızı peygamberler ve ileri gelen atalarımız da yapmıştır diye düşünürler.
Ezcümle Siyonistler, Yahudilik ile inanç bağları çok zayıf olmasına rağmen dünyevi menfaatleri gereği yaptıkları pis ve kötü işleri için dinlerini istismar ederler. Bunun için Muharref Tevrat’ta kolayca pek çok malzeme bulurlar.
Halil el-Hayya Hamas'ın yeni lideri oldu
20.07.2026
Özgür Özel, yeni partiyi ilan etti
21.07.2026
İspanya'nın şampiyonluğuna Gazze'de Kutlama
20.07.2026
TBMM'den Somali tezkeresine onay
23.07.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
Abdullah Naci ile Derkenar
02.07.2026
KEMENÇE Mİ KUMANÇE Mİ|KEVSER KIRAN
04.07.2026
Bilginin İnsanileştirilmesi -1 ÜSTÜN BOL 19.07.2026
Kemal Tahir: Yerli Romanın Büyük Ustası Onur TAN 30.06.2026
Fetö'nün Çaldığı En Değerli Şey AHMET GÜRBÜZ 13.07.2026