Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın, ilçede açılacak parka “Hacı Ahmet Kadirov Parkı” adının verileceğini açıklaması, Çeçenistan’ın yakın tarihine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Çeçen halkıyla Türkiye arasındaki tarihî bağın, Moskova yanlısı Kadirov yönetimi üzerinden değil, Rusya’ya karşı bağımsızlık mücadelesi veren Çeçen liderlerin hatırası üzerinden kurulması gerektiği yönünde tepkiler yükseliyor.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, 16 Ağustos’ta Çeçenistan’dan gelen sporcu ve siyasi heyeti kabulünde, Türk ve Çeçen halklarının kardeşliğine vurgu yaptı. Özarslan, “Çeçenleri ayrı bir millet görmüyoruz, kendi içimizden bir kardeş ülke ve kardeş millet olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Ancak aynı görüşmede Özarslan’ın, Keçiören’de yakın zamanda “Hacı Ahmet Kadirov Parkı” açılacağını açıklaması, bu kez farklı bir tartışmanın fitilini ateşledi. Çeçen heyetinden İbrahim Ahmatov da parkın Ramzan Kadirov adına açılacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Burada tartışılması gereken aslında bir parkın tabelasına hangi ismin yazılacağı meselesi değildir.
Ahmet Kadirov, Birinci Çeçen Savaşı sırasında bağımsızlık yanlısı çizgide yer alırken, İkinci Çeçen Savaşı döneminde Moskova ile iş birliği yapan bir siyasi çizgiye geçti. Vladimir Putin tarafından 2000 yılında Çeçenistan yönetiminin başına getirildi; 2003 yılında ise Çeçenistan devlet başkanı seçildi.
2004 yılında Grozni'deki bir stadyumda düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybetti.
Bugün Çeçenistan'ın başında bulunan oğlu Ramzan Kadirov ise Moskova'ya bağlı yönetimin en güçlü isimlerinden biri olarak bilinmektedir.
Dolayısıyla Ahmet Kadirov ismi, Çeçenistan tarihinin herkes tarafından aynı şekilde kabul edilen ortak bir sembolü değildir. Tam tersine, Çeçen bağımsızlık mücadelesinin hangi noktada kırıldığına ilişkin derin bir siyasi hafızayı temsil etmektedir.
Türkiye'nin Çeçen halkıyla kurduğu gönül bağı, son yıllarda ortaya çıkan siyasi ilişkilerden çok daha eskidir.

Bu bağın hafızasında Şeyh Şamil vardır.
Cevher Dudayev vardır.
Aslan Mashadov vardır.
Ve Rusya'nın Çeçenistan üzerindeki hâkimiyetine karşı mücadele ederken hayatını kaybeden binlerce Çeçen vardır.
Türkiye'de yıllarca Çeçenistan'ın bağımsızlık mücadelesine destek veren insanlar açısından mesele yalnızca bir dış politika tercihi değil, aynı zamanda bir vicdan ve hafıza meselesidir.
Bu nedenle Keçiören gibi millî ve tarihî hassasiyetleri güçlü bir ilçede Kadirov isminin bir parka verilmesi, doğal olarak “Bu isim neden seçildi?” sorusunu beraberinde getirmektedir.
Çeçen halkıyla kardeş olmak başka bir şeydir; Çeçenistan'ın tartışmalı siyasi miraslarından birini Türkiye'de kamusal alanda sembolleştirmek başka bir şey.
Türkiye'nin Çeçen halkına duyduğu sevgi ve kardeşlik duygusunun Kadirov ailesiyle özdeşleştirilmesine gerek yoktur.
Keçiören'de bir parka Çeçen tarihinden bir isim verilecekse, seçenekler oldukça açıktır.
Şeyh Şamil vardır.
Cevher Dudayev vardır.
Aslan Mashadov vardır.
Rus işgaline karşı mücadele etmiş ve Çeçen halkının hafızasında yer etmiş daha nice isim vardır.
Mesut Özarslan'ın Çeçen halkıyla kardeşlik vurgusu kıymetlidir. Ancak tam da bu kardeşliğin tarihî hassasiyetleri gözetilmelidir.

Bir belediye başkanının verdiği park ismi, yalnızca bir tabela değildir. Kamusal hafızaya bırakılan bir işarettir.
Hele söz konusu isim, savaş, işgal, bağımsızlık ve saf değiştirme gibi son derece tartışmalı bir tarihî sürecin merkezindeki bir şahsiyetse, karar daha da dikkatli değerlendirilmelidir.
Keçiören Belediyesi bu kararı bir kez daha gözden geçirmelidir.
Çünkü Türkiye'nin Çeçen halkıyla kardeşliği tartışılmaz. Fakat bu kardeşliğin adresi Moskova'nın tercih ettiği siyasi isimler değil; özgürlük ve bağımsızlık uğruna bedel ödeyen Çeçen halkının ortak hafızası olmalıdır.
Ankara'nın parklarına, bağımsızlık mücadelesinin gölgesinde kalan isimlerden ziyade o mücadelede bedel ödeyenlerin isimleri yakışır.
Şeyh Şamil'in mirasına Kadirov'un gölgesini düşürmeden de Çeçen kardeşlerimizle kardeşliğimizi gösterebiliriz.
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
sessiz savaşlarımız MUSTAFA AKMEŞE 20.08.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ- 4 ÜSTÜN BOL 19.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026