Renkler, duruşlar, anlayışlar, kullanılan kelimeler, tavırlar, tepkiler, davranış biçimleri, görünüşler, duygular kişilerin birbirinden farklı görünüp tanınmasını sağlarlar. Onlar ait oldukları kişiye has ve özgüdürler. Bu nedenle başka bir bireye ait kişisel özellikler korunup, saygı duyulmayı hak ederler.
İnsanın mahremiyetinin sağlanması, onun fiziki, sosyal ve kendi var oluşu ile ilgili sınırlarının belirlenmesinde etkilidir ve önemini buradan alır.
İnsan onurunun korunması, kişisel sınırların varlığı ile yakından ilgilidir. Bu nedenle sağlıklı bir bireyin, ailenin hatta toplumun oluşmasında bireyin kişilik bütünlüğüne ait olanın korunmasına ve geliştirilmesine destek olunması gerekecektir.
Gizlilik anlamında kullanılan mahremiyet kavramı(Doğan;1996), kişi veya topluluğun kendisine has bilgi ve özelliğini de belirtir(TDK).
Diğer insanları rahatsız edecek bakışlardan sakınma, kişisel veya özel olan bilgi, belge, mekan, alan, eşya ve başkalarının olana mesafeli olma durumları mahremiyetle ilgilidir(Nur, Ahzap).
İnsanların kendileri ile ilgili olandan neyi gizleyip neyi açığa vuracaklarını yine onların kendileri ile içinde yaşadıkları sosyal çevreden edindikleri anlayış ve ölçütler belirleyecektir.
Ancak mahremiyet kavramını dini bir kelime gibi görme önyargısına kapılmadan insanı ilgilendiren ve özel alanla ilgili olanı koruma ve saygı duyma gibi anlamamızın insani yönümüzün güçlenmesine katkı sağlayacağı da unutulmamalıdır.
Mahremiyetin bütün insanları ilgilendiren, onların özel olanını koruyan yönü öne çıkarılmalıdır. Çünkü dili, dini, kültürü ne olursa olsun her insanın kendine özgü bir mahremiyet anlayışı vardır. Aynı zamanda mahremiyet bir tür gizlilik sınırını da belirttiğinden, insanın kendi mahremiyet alanını genişletebilme veya daraltma özgürlüğünün de bulunması kaçınılmazdır.
Diğer insanlara ise kişiye ait mahremiyet alanına veya bu alanda bulunana saygı göstermek, mesafeli olmak, öteki insanın özel alanının korunmasına yardımcı olmak kalır.
Mahremiyetin, daha çok gizil öğrenme dediğimiz günlük hayatın içinde özel bir çaba gerektirmeyen bir yöntemleöğrenilmesi doğal bir süreçtir.
Fakat güzel ve doğru davranışların öğrenilmesine örgün eğitimde, ailede ve sosyal hayatın içinde de yardım edilmelidir. Ayrıca birden fazla insanın bulunduğu, yaşadığı her ortamda, kurum veya kuruluşlarda kişilerin mahremiyetinin korunması ile birlikte, onların mahremiyet duygularının zedelenmesini önleyecek tedbirlerin de alınması zorunluluktur.
Özellikle çocuklukta ve büyüme çağında, kişiliğin, kimliğin oluşması gerçekleştiğinden, bu çağdaki çocukların kendilerine ait olanı bütün hayatlarında koruyabilmeleri için onlara küçük yaşlardan itibaren kendi bütünlüklerinin parçası ve kendilerine ait olanı örtme ve koruma haklarının bulunduğunu hissetmelerine, bilmelerine destek olunmalıdır. Çünkü kişinin öz benliğinin gelişmesinde kendisi kadar dış desteğe de ihtiyaç duyulmaktadır.
Mahremiyetin sağlamasında, iletişim dilinde saygının öncelenmesi, kişisel hakların koruması için hassasiyet gösterilmelidir. Günlük hayattın akışında insanlara yönelik, örseleme, travma, mağduriyet oluşturma risklerini ve olumsuz iz bırakan durumları önleme anlayışları, çalışmaları önem kazanmaktadır.
İnsanların varlığı, kişisel ve sosyal sınırlarının bulunması ile belirginleşir. Kişilerin veya grupların kendilerine özgü özelliklerinin yine onların lehine korunup, onlar istediği sürece ve- mecburiyet olmadıkça- gizli kalmasının bir hak olarak görülmesi, anlayışının yerleşmesi yönünde de gayret göstermenin gerekliliği pratik hayattaki yerini insanlıkla birlikte koruyacaktır.
Kişinin kendisi ile ilgili özellikler, onun kimlik olarak diğer insanlardan ayrılmasına ve kendine özgü bir kimlikle kişinin sosyal hayatta da belirginleşmesine yardım ederler. Böylece kişisel sınırların da ayrılıp, netleşmesi kolaylaşır. Buradan baktığımızda kişinin mahremiyetinin kendisi tarafından da korunması ve sosyal çevrede de diğer kişinin mahremiyet haklarına saygı duyulması için daha fazla farkındalığa ihtiyaç duyulmaktadır.
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
sessiz savaşlarımız MUSTAFA AKMEŞE 20.08.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ- 4 ÜSTÜN BOL 19.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026