Zaman, sadece bir takvimde biriken günlerden ibaret midir, yoksa sürekli kendini yenileyen ve sonsuz bir döngü içinde süren bir hareket mi? Ubeyt Omar’ın Luvi Yayınları tarafından yayımlanan yeni romanı Esmer Mavi, İstanbul’un neonlarla aydınlanan gecelerinden Doğu’nun büyüleyici masallarına uzanan derin ve yoğun bir yolculuğa davet ediyor.
Roman, İstanbul’un hareketli mahallelerinden birindeki bir gece kulübünde başlayıp başta sıradan bir cinayet gibi görünen genç bir kadının ölümüyle kapısını aralıyor. Ancak bu olay, yalnızca bir trajedinin sonu değil, aynı zamanda sessiz ve yıkıcı bir hesaplaşmanın başlangıcıdır. Hikâye ilerledikçe, bu ölümün kader, lanet ve kimlik arayışıyla iç içe geçmiş geçmişten miras kalan bir zincirin parçası olduğu açığa çıkar.
Roman boyunca "gitmek" ve "kalmak" gibi zıt kavramların aynı noktada buluştuğuna tanıklık edecek, kendi varlığına ve diline tutunmaya çalışanların içsel haykırışlarını duyacaksınız. İlk bakışta modern bir polisiye izlenimi veren Esmer Mavi, giderek zaman ve kader döngüsünün derinliklerini sorgulayan çok katmanlı bir yapıya bürünüyor. Dengbêj türkülerinin büyüleyici derinliğine ulaşan bu hikâye, okuyucusunu beklenenden çok daha içine çeken bir anlatı vadediyor.
Zamanın kendisi değişmese de onu yorumlama biçimimiz her şeyi değiştirebilir. Bu serüvene hazır olun; yüzeyde gördüğünüzden fazlasının sizi beklediğini anlayacaksınız.
Roman, genç bir kadının İstanbul’un hızlı yaşamının içine kaybolduğu bir gece kulübünde öldürülmesiyle açılıyor. İlk anda basit bir üçüncü sayfa haberi gibi görünen bu cinayet, hikâye ilerledikçe karmaşık bağlarla örülü derin bir geçmişin kapısını aralıyor. Bu, geçmişin sisleri arasında şekillenmiş ve bugüne etkileri süren bir öyküyü gün yüzüne çıkarıyor.
Ubeyt Omar, okuru bu cinayeti merkez alarak günümüz metropollerinin karanlık suç dünyasından alıp Doğu’nun mistik ve büyülü gerçekliğine taşıyor. Olay örgüsü çözülmeye başladıkça bu cinayetin yalnızca adli bir vaka olmadığı; geçmişten gelen kadim bir lanetin ve intikamın izi olduğu ortaya çıkıyor.
Roman, zamanın yalnızca düz çizgisel bir toplama olmadığını; hatalar, seçimler ve yazgıların nesilden nesile aktarılarak tekrar eden bir yapıya sahip olduğunu savunan güçlü bir temel üzerine inşa edilmiştir. “Eğer hayat aynı şekilde yeniden yaşanıyorsa, bu kişinin sınırlarını gösterir ancak yine de bu döngüler anlatılmaya değerdir” fikri romanın temel felsefesini oluşturur.
Esmer Mavi, intikam hikâyelerini aşarak, kimlik mücadelesine dair çarpıcı bir anlatı sunuyor. Kendi diline, kültürüne ve varlığına tutunmaya çalışan bireylerin modern dünyanın kıskacında verdikleri içsel savaşlar romanın can damarını oluşturuyor.
Bir yanda İstanbul’un dinmeyen kaosu, diğer yanda Doğu’nun masalsı hikâye dünyası arasında kurulan dengeler romanın atmosferine büyüleyici bir ahenk kazandırıyor. İntikam ise "bir serçenin kanadında taşınan" zarif ama öldürücü bir yük olarak sembolleştiriliyor.
Ubeyt Omar, Esmer Mavi'de yalnızca "katil kim" sorusunun cevabını vermeyle yetinmiyor; okuyucuları kadere gerçekten kimin yön verdiğini sorgulamaya davet ediyor. Roman, bireysel trajediler aracılığıyla geçmişin toplumsal yaralarını evrensel bir dille anlatmayı başarıyor.
ASTP:“Sudan’ın Yaralarını Sarma Vakti”
25.11.2025
'Cumhuriyet Muhafızı' biblosu yasaklandı
24.11.2025
Seyfettin Huca ile Derkenar
09.11.2025
Ulucanlar Cezaevi MEHMET YAVUZ AY 24.11.2025
İyi Öğretmen Kimdir? YUSUF YAVUZYILMAZ 23.11.2025
Ne Yapmalı? YUSUF YAVUZYILMAZ 09.11.2025