metrika yandex
  • $44.29
  • 50.7
  • GA50500

Haberler / Sivil Toplum

ANFİDAP:Mescid-i Aksa’nın kapatılması kabul edilemez

15.03.2026

Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP), Gazze’de devam eden saldırılar ve Ramazan ayında Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına tepki göstermek amacıyla ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olduğu vurgulandı.

Ankara’da ABD Büyükelçiliği önünde toplanan Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP) üyeleri, Gazze’deki saldırılar ve Batı Şeria’daki tehcir politikalarına tepki gösterdi.

Platform adına basın açıklamasını, Hidayet Eren Aydınlı gerçekleştirdi.

"İnsanlık tarihinin en karanlık sayfası yazılıyor" diyen Aydınlı, "Dünya, tarihin gördüğü en sistematik ve vahşi saldırılardan birine daha şahitlik etmektedir. Son birkaç gün içerisinde israilin Gazze’ye yönelik fütursuzca gerçekleştirdiği saldırılarda, aralarında kadın ve çocukların çoğunlukta olduğu 650 masum sivil katledilmiştir. Bu rakam sadece bir istatistik değil; 650 parçalanmış aile, 650 yarım kalmış hayattır. Bu bir savunma değil, açık bir soykırım girişimidir." dedi.

"Tarihte ilk defa, mübarek Ramazan ayında Mescid-i Aksa kapılarına kilit vuruldu"

İşgalci ABD-siyonist rejim ile İran arasındaki savaş bahane edilerek Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa ibadete kapatıldığı hatırlatılan açıklamada Aydınlı, "Tarihte ilk defa, mübarek Ramazan ayında Mescid-i Aksa kapılarına kilit vurulmuş, müminler kutsal mekanlarından koparılmıştır. İnanç hürriyetine indirilen bu darbe, tüm İslam alemine karşı yapılmış açık bir savaştır. Bölge halkının hem canına hem de ruhuna kastedilmekte; en temel insani ve dini haklar zorbalıkla gasp edilmektedir." ifadelerine yer verdi.

"Bebeklerin süte, hastaların ilaca, insanların bir yudum suya erişimi hala engellenmekte"

Yanıltıcı Ateşkes ve "Normalleşme" yalanı ile ilgili de Aydınlı, şunları aktardı: "İki yılı aşkın bir süredir Gazze’de uygulanan soykırım, dünyanın vicdan sahibi halklarının yükselen feryadı ve ABD üzerindeki baskıların neticesinde bir 'ateşkes' sürecine evrilmiştir. Ancak bu ateşkes, Gazze’de her şeyin normale döndüğü algısını yaratmak için kullanılan bir perdedir. Bizler, Gazze halkı gibi bu sahte normalleşme algısına teslim olmayacağız!

Ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen: İnsani yardım tırları keyfi ve zalimane bir şekilde sınırda bekletilmektedir. Bebeklerin süte, hastaların ilaca, insanların bir yudum suya erişimi hala engellenmektedir. Açlık ve susuzluk, bir 'toplu cezalandırma' yöntemi olarak silahların yerini almıştır."

"7 Ekim 2023’ten bu yana şehit sayısı 72 bin 133’e ulaşmıştı"

Aydınlı, "7 Ekim 2023’ten bu yana geçen 887 günde bir halkın kökü kazınmak istenmiştir: Hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 133’e ulaşmıştır. (20 binden fazla çocuk, 10 binden fazla kadın). Okulların ve hastanelerin yüzde 95'i kullanılamaz haldedir. 171 binden fazla yaralı ve enkaz altında binlerce kayıp bulunmaktadır." şeklinde belirtti.

"Sessizliğin suç ortaklığı olduğu bu düzende, somut adımlar atılana kadar susmayacağız"

4 madde şeklinde ANFİDAP'ın taleplerini dile getiren Aydınlı, şunları aktardı:

"Sessizliğin suç ortaklığı olduğu bu düzende, somut adımlar atılana kadar susmayacağız:

1. Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırılar kırmızı çizgimizdir. İslam ülkelerini, 'kınama' aşamasını geçerek ekonomik, siyasi ve askeri caydırıcılığı olan fiili adımlar atmaya davet ediyoruz.

2. Soykırım suçluları mahkemelerde hesap vermelidir. Gazze’nin yeniden imarı için gözlemci devletlerin sahada fiili garantörlük üstlenmesini talep ediyoruz.

3. Ülkemiz dahil olmak üzere, bu soykırıma iştirak eden 'siyonist yabancı terörist suçlular' yargılanmalıdır. Özellikle çifte vatandaşlık zırhına bürünerek bu katliama katılanların Türk yargısı önünde hesap vermesi anayasal bir zorunluluktur.

4. Gazze’nin nefes alabilmesi için deniz ve kara ablukası derhal kaldırılmalıdır. Global Sumud Filosu gibi sivil girişimlere ve insani koridorlara tüm devletler tam destek vermelidir."

"Bu barbarlık son bulana, suçlular hesap verene ve Filistin özgür oluncaya dek durmayacağız"

Son olarak Aydınlı, "ABD ve İran arasında yaşanan çatışma halini fırsat bilen siyonist israil çetesinin; haklıyım çünkü güçlüyüm anlayışıyla, Gazze başta olmak üzere Batı Şeria ve Lübnan üzerinde oluşturduğu fiili durum uzun vadeli emperyal yayılma stratejisinin sonuçlarındandır. Bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit eden bu zorbalığın Türkiye için de Doğu Akdeniz bağlamında önemli bir tehdit unsuru olduğu dikkate alınmalıdır. Sözlerimize son verirken hep birlikte haykırıyoruz; Zulmünüzde boğulacaksınız! Bu barbarlık son bulana, suçlular hesap verene ve Filistin özgür oluncaya dek durmayacağız! Adalet elbet yerini bulacak!" dedi. 

Basın açıklamasının ardından Filistin’de yaşanan zulüm, meddah gösterisiyle anlatıldı.

Program, yapılan gösterinin ardından sona erdi.

Basın Açıklamasının Tam Metni:

İNSANLIK TARİHİNİN EN KARANLIK SAYFASI YAZILIYOR!

Dünya, tarihin gördüğü en sistematik ve vahşi saldırılardan birine daha şahitlik etmektedir.

Son birkaç gün içerisinde İsrail’in Gazze’ye yönelik fütursuzca gerçekleştirdiği saldırılarda, aralarında kadın ve çocukların çoğunlukta olduğu 650 masum sivil katledilmiştir.

Bu rakam sadece bir istatistik değil; 650 parçalanmış aile, 650 yarım kalmış hayattır. Bu bir savunma değil, açık bir soykırım girişimidir! İsrail-İran gerilimi bahane edilerek Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa ibadete kapatılmıştır.

Tarihte ilk defa, mübarek Ramazan ayında Mescid-i Aksa kapılarına kilit vurulmuş, müminler kutsal mekanlarından koparılmıştır. İnanç hürriyetine indirilen bu darbe, tüm İslam alemine karşı yapılmış açık bir savaştır. Bölge halkının hem canına hem de ruhuna kastedilmekte; en temel insani ve dini haklar zorbalıkla gasp edilmektedir.

Yanıltıcı Ateşkes ve "Normalleşme" Yalanı İki yılı aşkın bir süredir Gazze’de uygulanan soykırım, dünyanın vicdan sahibi halklarının yükselen feryadı ve ABD üzerindeki baskıların neticesinde bir "ateşkes" sürecine evrilmiştir. Ancak bu ateşkes, Gazze’de her şeyin normale döndüğü algısını yaratmak için kullanılan bir perdedir.

Bizler, Gazze halkı gibi bu sahte normalleşme algısına teslim olmayacağız! Ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen: İnsani yardım tırları keyfi ve zalimane bir şekilde sınırda bekletilmektedir. Bebeklerin süte, hastaların ilaca, insanların bir yudum suya erişimi hala engellenmektedir.

Açlık ve susuzluk, bir "toplu cezalandırma" yöntemi olarak silahların yerini almıştır. 7 Ekim 2023’ten bu yana geçen 887 günde bir halkın kökü kazınmak istenmiştir: Hayatını kaybedenlerin sayısı 72.133’e ulaşmıştır. (20.000’den fazla çocuk, 10.000’den fazla kadın). Okulların ve hastanelerin %95'i kullanılamaz haldedir. 171.000’den fazla yaralı ve enkaz altında binlerce kayıp bulunmaktadır. Taleplerimiz ve Çağrımız Sessizliğin suç ortaklığı olduğu bu düzende, somut adımlar atılana kadar susmayacağız:

1. Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırılar kırmızı çizgimizdir. İslam ülkelerini, "kınama" aşamasını geçerek ekonomik, siyasi ve askeri caydırıcılığı olan fiili adımlar atmaya davet ediyoruz.

2. Soykırım suçluları mahkemelerde hesap vermelidir. Gazze’nin yeniden imarı için gözlemci devletlerin sahada fiili garantörlük üstlenmesini talep ediyoruz.

3. Ülkemiz dahil olmak üzere, bu soykırıma iştirak eden "siyonist yabancı terörist suçlular" yargılanmalıdır. Özellikle çifte vatandaşlık zırhına bürünerek bu katliama katılanların Türk yargısı önünde hesap vermesi anayasal bir zorunluluktur.

4. Gazze’nin nefes alabilmesi için deniz ve kara ablukası derhal kaldırılmalıdır. Global Sumud Filosu gibi sivil girişimlere ve insani koridorlara tüm devletler tam destek vermelidir.

ABD ve İran arasında yaşanan çatışma halini fırsat bilen Siyonist İsrail Çetesinin; haklıyım çünkü güçlüyüm anlayışıyla, Gazze başta olmak üzere Batı Şeria ve Lübnan üzerinde oluşturduğu fiili durum uzun vadeli emperyal yayılma stratejisinin sonuçlarındandır.

Bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit eden bu zorbalığın Türkiye için de Doğu Akdeniz bağlamında önemli bir tehdit unsuru olduğu dikkate alınmalıdır.

Sözlerimize son verirken hep birlikte haykırıyoruz; Zulmünüzde boğulacaksınız!

Bu barbarlık son bulana, suçlular hesap verene ve Filistin özgür oluncaya dek durmayacağız!

Adalet elbet yerini bulacak!

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş