Afrika; terörle ve korsanlıkla mücadele, ekonomik çıkarların korunması, yatırımların güvence altına alınması, dost rejimlerin desteklenmesi, deniz ticaret yollarının ve boğazların kontrolü, jeopolitik rekabet, kıtanın zengin kaynaklarına erişim ve bunları sömürme, jeopolitik ve kültürel nüfuzu koruma gibi çok yönlü bağlamlarda küresel güçler için bir rekabet ve çatışma sahası haline gelmiş durumda.
Afrika Boynuzu'ndaki Yabancı Askeri Üsler
Afrika Boynuzu'nun önemi; Kızıldeniz, Arap Denizi ve Hint Okyanusu kıyılarında yer alması, Aden Körfezi'ne yakınlığı ve Babülmendep Boğazı'nı bünyesinde barındırmasından kaynaklanmaktadır. Bölge; Somali, Eritre, Cibuti ve denize kıyısı olmayan Etiyopya olmak üzere 4 ülkeden oluşur.
Bu bölgeyi kontrol eden, dünyanın en önemli su yollarından biri olan Babülmendep üzerinde hakimiyet kurabilir. Stratejik önemi; Mısır ve Suriye'nin, 1973 Ekim Savaşı sırasında İsrail gemilerini Kızıldeniz'e giriş-çıkıştan alıkoymak için abluka uygulamasıyla ve yakın dönemde Gazze'deki savaş sırasında Yemen'in İsrail gemilerini veya İsrail ile ticaret yapan gemileri boğazdan geçişine izin vermemesiyle kendini göstermiştir.
Şu anda Afrika Boynuzu'nda 16 ülkeye ait 19 askeri üs bulunmaktadır. BAE, Somaliland bölgesinde yeni bir üs kurmaktadır; ayrıca bölgede Türkiye, Rusya ve Suudi Arabistan tarafından kurulması muhtemel 4 üs daha bulunmaktadır.
Cibuti:
Cibuti 9 askeri üsse ev sahipliği yapmaktadır: 3'ü Fransız, 6'sı ise ABD, Almanya, Çin, Japonya, İtalya ve İspanya'ya aittir.
Fransız askeri varlığı 1883'e dayanır ve 1977'deki bağımsızlığından sonra Fransa, Afrika'daki en büyük üssünü burada tutmuştur. Fransız özel kuvvetlerine ait deniz üssü, Hint Okyanusu'ndaki Fransız nükleer denizaltılarını desteklemekte ve bölgedeki askeri operasyonlara lojistik sağlamaktadır. Üs, AB korsanlıkla mücadele operasyonları kapsamında Alman ve İspanyol askerlerini de barındırır. 2013'ten bu yana İtalya'nın burada İHA üssü ve lojistik desteği bulunmaktadır.
ABD, Afrika'daki en büyük askeri üssü olan Camp Lemonnier'e sahiptir. Üs, Afrika Boynuzu bölgesi terörle ve korsanlıkla mücadele ortak komutanlığına ev sahipliği yapar ve 2007'den beri ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) merkezi konumundadır. Etki alanı; Kenya, Seyşeller, Sudan, Ruanda, Uganda, Tanzanya, Mauritius, Liberya ve Nijer'i kapsar. Üste İHA'lar, F-15E ve F-16 savaş uçakları ile tanklar bulunur; ayrıca İngiliz özel kuvvetleri de korsanlıkla mücadele operasyonlarında yer alır.
Çin, Kuşak ve Yol Girişimi'nin bir parçası olarak gördüğü Cibuti'de, 2017 yılında Aden Körfezi'ndeki korsanlıkla mücadele ve yatırımlarını koruma amaçlı bir üs açmıştır. Japonya ise İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk denizaşırı askeri üssünü burada kurmuştur. 2015'ten itibaren Yemen savaşı nedeniyle Suudi Arabistan'ın varlığı artmış, 2016'da Cibuti ile bir askeri üs kurma konusunda anlaşmaya varılmıştır.
Somali:
Somali'de, ABD'nin eş-Şebab ve IŞİD ile mücadele ettiği "Baledogle" üssü dahil 5 yabancı askeri üs bulunmaktadır.
Türkiye, 30 Eylül 2017'de Somali ordusunu eğitmek amacıyla Mogadişu'da en büyük denizaşırı üssünü açmıştır.
Birleşik Krallık'ın Baydavo bölgesinde bir eğitim üssü, BAE'nin ise Bosaso'da bir üssü vardır. Ayrıca Berbera şehrinde, Suudi Arabistan'ın da kullandığı bir üs bulunmaktadır.
Eritre:
İsrail, 1973 Savaşı'ndan sonra Eritre ile ilişkilerini kullanarak Kızıldeniz'in girişinde, en büyük ada olan Dahlak'ta üsler kurmuştur. Asmara yönetimiyle anlaşarak Halib ve Fatma adalarını kiralamış, buralara modern radarlar ve askeri uzmanlar yerleştirmiştir. Ayrıca Babülmendep'i gözlemlemek amacıyla Sentiyan ve Dimira adalarında istihbarat tesisleri ile Massawa şehrinde bir askeri üssü bulunmaktadır.
Eritre'de BAE'nin, Assab liman kentinde Yemen savaşında kullanılan uçak, helikopter ve İHA'ları barındırdığı bir üssü vardır. İran 2008'den itibaren burada deniz üssü kurmaya çalışsa da 2016'da Eritre ile Suudi Arabistan arasında yapılan anlaşma sonrası bu girişim engellenmiştir.
Kenya'da korsanlıkla ve terörle mücadele için ABD ve İngiliz eğitim üsleri bulunmaktadır. Güney Sudan'da BAE ve İsrail varlığına dair iddialar mevcuttur. Sudan'da ise Rusya ile bir deniz üssü için anlaşma imzalanmış ancak siyasi gelişmeler nedeniyle hayata geçirilememiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2017 ziyaretinde gündeme gelen Sevakin Adası'nın imarı, bazı gözlemciler tarafından gelecekte Türk askeri üssüne dönüşebilecek bir adım olarak değerlendirilmiştir.
2009 yılında kurulan ve 25 ülkenin katıldığı Bahreyn merkezli Birleşik Deniz Kuvvetleri, Aden Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz'de korsanlıkla mücadele ve denetim faaliyetleri yürütmektedir.
Yemen savaşının başlamasıyla (2015), Arap koalisyonu ülkeleri Haniş Takımadaları, Zugar Adası ve Babülmendep'i kontrol eden Meyun Adası gibi stratejik noktalarda askeri üsler kurmuştur. Ayrıca BAE kontrolündeki Sokotra Adası'nda İsrail varlığına dair haberler dolaşmaktadır.
Batı Afrika ve Sahel'de Askeri Üsler
Fransa; Senegal, Fildişi Sahili, Gabon, Çad, Burkina Faso ve Nijer'de üsler kurmuştur. Mali'de Barkhane kuvvetlerinin merkez üssü Gao dahil üç üssü bulunuyordu. Ancak Sahel ülkelerinde artan tepkiler ve yönetim değişiklikleri sonrası durum değişmiştir. Mali, 2022'de Fransa ve Avrupa ile askeri anlaşmaları feshetmiş, Barkhane ve Alman güçleri çekilmiştir. Burkina Faso, Fransız Sabre güçlerinin varlığına son vermiş; Nijer, Aralık 2023'te Fransız güçlerini ülkeden çıkarmıştır. Çad, Fransız askerleri için 31 Aralık 2024'e kadar süre tanımıştır. Senegal'de ise Temmuz 2025 itibarıyla son Fransız üssü kapatılmıştır. Fransa'nın bölgede sadece Cibuti'deki üssü kalmıştır.
ABD; Nijer'de Agadez ve Niamey'deki İHA üsleri dahil varlığını genişletmiş olsa da, Fransız güçlerinin çekilmesini takiben ABD askerleri de bölgedeki üslerden geri çekilmiştir. Bu boşluk, Rusya'nın (Wagner üzerinden başlayan ve Afrika Rus Birlikleri'ne evrilen) askeri varlığı ve Türkiye ile İran'ın artan askeri iş birliği ile doldurulmaktadır.
Kuzey Afrika'da Askeri Üsler
Libya'da Rusya'ya ait bir hava üssü ve BAE'ye ait el-Hadim üssü bulunmaktadır.
Türk askeri varlığı ise Trablus hükümetiyle yapılan bir anlaşma ile düzenlenmektedir.
ABD'nin Kuzey Afrika'daki varlığı ise daha çok askeri iş birliği, eğitim ve "Afrika Aslanı" gibi ortak tatbikatlarla sınırlıdır.
Sonuç: Egemenlik Zorlukları ve Ortak Afrika Gücü
Bu üslerin varlığı egemenlik sorularını derinleştirmektedir. Yabancı ordulara olan bağımlılığı azaltmak için ortak bir Afrika askeri gücü kurulması, kıtanın stratejik bağımsızlığı ve kendi savunması için uygun bir alternatif olabilir. Son yıllarda birçok Afrika ülkesi, yabancı güçlerin kendi güvenliklerine gerçek bir önem vermediği ve terörle mücadelede ciddi olmadığını, aksine kendi çıkarları uğruna iç çatışmaları körükleyerek kıtayı jeopolitik çatışma sahalarına dönüştürdükleri kanaatine varmıştır.
Kaynak: İslami Analiz / Haber Merkezi
Söylem ve Eylem / Mehmet Taşdöğen
17.05.2026
Trump, Çin dönüşü Tayvan'ı sattı
17.05.2026
Sadakanız, İhtiyaç Sahiplerinin Umudu Olsun!
25.04.2026
Rıza Pehlevi'ye 'domates'li saldırı
24.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ -4 ÜSTÜN BOL 15.05.2026
yürümeyen, yazgısını eksik yaşar MUSTAFA AKMEŞE 23.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026
Haz mı, Huzur mu? AHMET GÜRBÜZ 10.05.2026