metrika yandex
  • $31.81
  • 34.54
  • GA15470

İnsan Kalitesi ve Adalet Arayışı

MUSTAFA ATILGAN
10.05.2023

 

12 Eylül 1980 Darbesinden önceki yıllar. İmam Hatip son sınıf öğrencisiyim. Hitabet dersinde hocamız tatbikat hutbesi için konularımızı dağıtıyor.

Bana "yalan" konusunu vermesi hiç hoşuma gitmedi. Zira, Kosava' da Murat, Niğbolu'da Yıldırım, İstanbul'da Fatih, Çaldıran'da Yavuz olma, bir hutbe ile cemaatin heyacanlarını tavan yaptırma  hayallerimiz var. 

Başka bir konu hazırladım. Hoca, dinleyince beğendi. Beğenince de "sana bu konuyu mu vermiştik?" sorusuna doğru cevap verdim. Yoksa yalan konusunu hazırlamadığım için yalan söylemem çok değişik bir ironi olacaktı. 

Aynı hocamız üniversite sınav sonucumu sorduğu ve hukuk fakültesini kazandığımı söylediğimde "desene sen de başlayacaksın yalan dolan tahsiline" demiş, "bu biraz da yaşanan hayata ve yaşayan insanların kalitesine bağlı hocam" cevabını vermiştim.

Okul bitti, avukatlığa başladık. Büroma bir hanımefendi geldi, miras ihtilafları varmış, o konuyla ilgili bilgi aldı. Sonra, kocasının çok kıskanç olduğunu ve avukata gittiğini duyarsa kızacağını, bana gelip sorarsa kayınvalidemi tanıdığını ve O'nunla geldiğini söylememi istedi. 

Eşinin bana gelip sorması durumunda yalan söyleyemeyeceğimi, avukatlıktan önce müslüman olduğumu ve Hz. Peygamber'in mü'minin asla yalan söylemeyeceğini bildirdiğini ifade ettim. Şaşırdı, "ama siz avukatsınız, o zaman işiniz çok zor" dedi. "Yalan sizin yalanınız ama söylemeyince benim işim zor, bu sizce de garip değil mi" dedim. Gitti ve tabii bir daha da hiç gelmedi.

.............

28 Şubat dönemi. İlahiyatçı bir öğretmen hanımın ihracı için son soruşturması yapılıyor. Öğretmen hanım, ihraçtan kurtulmak için "başımı açacağım" şeklinde ifade vermek istediğini söylüyor. "Açacak mısınız" diye soruyorum. Açmayacağını söylüyor. O zaman yalan söylemiş olacaksınız, yalan söylemekte günah değil mi diyorum. Harpte yalan söylenebilir diyor. Kiminle harp ediyoruz, karşımızdakiler harbi ise onların kurumlarında ne işimiz var diyorum. Ben fetvasını aldım diyor ve ifadesini söylediği şekilde veriyor. 

Ertesi gün rapor alarak okula gitmiyor. Bu kez ilçe Milli Eğitim Müdürü raporunu kabul etmiyor. Müdüre neden kabul etmediğini soruyorum, "bana yalan söyledi, yalan söylemek günah değil mi" diyor.

Evet, soruşturmayı yaparken aklına gelmeyen dini,  baskı uygulamak için kullanıyor. Lâkin sorusunda haklılık payı da yok değil yazık ki...

.........

Kırmızı ışıkta geçtiği için trafik idari para cezası yazılan bir arkadaşım cezasının iptali için dava açmak istiyor. Kırmızı ışıkta geçmiş ama yine de cezadan kurtulmalı  ve devlete para kazandırmamalıymış. Geçtiğin halde nasıl geçmediğini söyleyip yazacağız diyorum. Bu mahkemelerde yalan söylenebileceğini iddia ediyor. 

Birlikte yürürken önümüzden bir araç hızla kırmızı ışıkta geçiyor. Hemen plakasını alıyor, bunları trafiğe ihbar etmek ve en ağır cezalar verilmesini sağlamak gerektiğini söylüyor. Kendi durumunun farkını soruyorum, "canım beni karıştırma" cevabını veriyor.

...............

Fabrikatör bir arkadaşımı ziyarete gidiyorum. Dövizdeki istikrarsızlıktan yakınıyor, idarecilerin liyakatli insanları göreve getirmediklerinden, eş dost ve yakınlarına makam verdiklerinden şikayetleniyor.

İleriye yönelik projelerinden bahsederken oğlunun ve iki damadının yanında olduğunu, ikinci oğlunun da fakülteyi bitirmesine 2 yıl kaldığını, O'nu da yanına alacağını ve daha da büyüyeceklerini, yanında olan damatları ve oğlunun  işleri kavramakta ufak tefek sıkıntıları olsa da güven sorunu yaşamadığını, gözünün arkada kalmadığını anlatıyor.

Devlet kademelerindekinden farkını soruyorum. Dürüst cevap veriyor, "fazla fark yok aslında, ben olsam ben de güvendiğim insanları yakınımda tutarım ama başkası yapınca eleştirmeden olmuyor" diyor.

Reşit halifelerin ikisinin Hz. Peygamber'in kayın pederi ikisinin de damadı olmasına ne diyorsun diye soruyorum. "Oraları karıştırma, biz İslâmî ilkelere göre mi yönetiliyoruz"  diyor.

Anlattıklarım toplumda çokça karşılaştığımız ve bir çoğumuzun şahit olduğu sayısız örneklerden. 

Kendimizi sorgulamadan hep başkaları üzerinden yaşanan hayatlarımız var. Aramızdan çıkan ve bizler gibi olan idarecilerden mükemmel örnekler görmek istiyoruz. Göremeyince de şijayetlerimizin ardı arkası kesilmiyor. Oysa nasılsak öyle idare olunacağız.

Adil idareciler görmek istiyorsak adaleti önce kendimiz için istemeli, kaliteli toplum istiyorsak da kendi kalitemizi artırmalıyız.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Ahmet Refik Özemiş | 11.05.2023 07:56
Erenler, sizin de vurguladığınız gibi, bizler öncelikle "BİLYA (Misket) gibi ESNAF'lığı, JOP (Elastik-Her yöne eğilip bükülebilen) gibi MÜSLÜMAN' lığı." Terkedip RABBİMİZ 'İN istediği KUL olmaya gayret etmediğimiz müddetçe, kendi eksenimizde, kendi Yalanlarımız'la AVUNMAYA devam ederiz. Malesef... Allah razı olsun... Rabbim cümlemizi BASİRETİ açık kullarından eylesin...
mehmet ali öner | 10.05.2023 12:47
özet : "Evet, soruşturmayı yaparken aklına gelmeyen dini, baskı uygulamak için kullanıyor."