2023 SEÇİMLERİNİN MUHASEBESİ
-İttifak Siyasetleri, Değişim Söylentisi ve Teklifler-
Türkiye, küresel salgın, savaş, enerji krizi, iklim krizi ve doğal afetler, enflasyon vb. gibi birbirini izleyen makro düzeydeki siyasi krizlerin ortasında 14-28 Mayıs seçimlerini yaptı. Seçim sonuçlarının ortaya koyduğu gerçeklik, milletin Osmanlı’dan Cumhuriyet Türkiye’sine uzanan tarihsel tecrübesinden çıkardığı sonuçların ve bunların ışığında kendisine nasıl bir varoluş tarzı seçtiğinin özeti gibidir.
Dış politikada ise öne çıkan en önemli hadise NATO üyeliği konusunda Türkiye’nin onayına ihtiyaç duyan İsveç’teki Kur’ân-ı Kerim yakma alçaklığıydı. Böylesi hadiseler Batı toplumlarında İslâm düşmanlığının gittikçe yükseldiğini, kurumsallaştırılıp normalleştirildiğini kanıtlıyor. Şüphesiz sömürgeci Avrupa devletleri tarihlerindeki muhtelif safhalarda Müslüman olmayı neredeyse bir suç kılmaya çalıştılar. Fakat asıl belirtmek istediğimiz yeni ve rahatsız edici nokta, liberal demokrasileri kendinden menkul günümüz rejimleri tarafından İslâmofobiye açıkça kucak açılmasıdır.
2023 mayıs seçim sonuçları, muhalefet kanadında epey çalkantıya yol açmış görünüyor. Siyaset üretemeyen, milletin beklentileri noktasında sergilediği düşük performans ve kendisini hükûmete karşı hakiki ve inandırıcı bir alternatif olarak sunamayan muhalefet saflarında seçimlerin akabinde ayyuka çıkan değişim söylentisi ise gerek dünyadaki gerekse ülkedeki kriz alanlarına dair sahici teklifler içermiyor. İktidarın ekonomik ve teknik konuların yanında ilgilenmesi gerekli esas alan toplumun geleceği ile ilgili sosyal alanlardır. Mesela eğitim ve kültürle bağlantısı kurularak 2023 Mayıs seçimlerinin ortaya koyduğu gerçekliğin kuşaklar açısından çok iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Çünkü Türkiye’de her geçen gün gelişen ve derinleşen bir kuşaklararası fay hattı söz konusudur.
Ancak şunu şimdiden kesinlikle söyleyebiliriz ki Türkiye’de siyasi alan yeniden kurulmak zorundadır. Dolayısıyla reformun, rehabilitasyonun ötesinde yenilenmeye ve yeni paradigma inşasına ihtiyaç var. Bunun için radikal kamucu zihniyet ortaya koymalı. Kişilerin, kurumlarını millet adına çalıştırdığı düşüncesini öne çıkarmak gerekmektedir. İstikbalini elde etmek için ülkenin önünde uzun bir yol vardır. İktidar, icraatlarını artık devam eden teknolojiden sosyal alana kaydırabilmelidir. Türkiye aydınlanma ideolojisinin referans sistemleriyle yüzleşmek-hesaplaşmak yerine, kozmetik değişimlerle yetinmeye çalışarak çok ciddi bir bilinç krizi yaşadığını ortaya koyuyor. Kültürel iktidarın serbest etkinliklerle değil etraflı bir düzen teşkiliyle inşa edileceği gözden ırak tutulmamalı. İktisadi, hukuki, kamu düzeni ve özgürlükler açısından rahatsızlıkların en aza indirildiği siyasal alan kültür savaşını başarıya ulaştırır. Bu noktada başta cemaatler olmak üzere toplumun bütün örgütlü yapılarına çok büyük görev ve sorumluluk düşüyor.
Bazı Başlıklar:
İktidardan Beklentiler: Bundan Sonra İnsani Dünyamıza Yönelelim/Mustafa AYDIN
Mayıs 2023 Seçimlerinde Kuşaklar Arası Fay Hattında Gençlik/Burhanettin CAN
Kültürel İktidar Meselesine Dair/Kamil ERGENÇ
Wagner İsyanı ve Fransa’da Olup Bitenler/Abdurrahman RAŞİD
Kur’ân’ın Kâinatla Olan Ritmini Anlamak/Soner GÜNDÜZÖZ
Hegemonyayı Gül ile Kırmak: Gül Yetiştiren Adamlar/Erdal KURGAN
Mursi Suikastının Yıl Dönümü ve Medyanın İlgisizliği/Vail KANDİL
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
sessiz savaşlarımız MUSTAFA AKMEŞE 20.08.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ- 4 ÜSTÜN BOL 19.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026