Son günlerin en önemli tartışma konularından biri, fon soruşturması nedeniyle AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tüm görevlerinden istifa etmesi oldu (26 Eylül 2026). Savcılık Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi ve çocuklarını da kapsayan tedbir talebinde bulundu.
Olaya adı karışan bir siyasetçinin istifa etmesi elbette doğru bir karardır.
Ancak konunun sitemle, siyasi yapıtla hukukla ve ahlakla ilgili yönleri olduğu da açıktır. Dolayısıyla konu hakkında kapsamlı bir araştırma yapılması gerekmektedir.
Sosyolog Ergün Yıldırım, 27 Eylül 2026 günü yaptığı paylaşımda Fatma Betül Sayan Kaya ve fon vurgunu hakkında şu haklı yorumu yapmıştır:
"Muhafazakar çürüme dedik, işte somut örneği! Dua, başörtü, ağızlardan düşmeyen dava vd. din söylemleri, sakallar...
Aynı aileden fazla kişilerin tepe bürokraside yer alması, devlet kudreti ve oligarşik ilişkiler ile yağmalanmalar...
Her çeşit spekülasyon, imar oyunları, kayırma davranışları ile hiç bir hukuk ve devlet teamülünü tanımama... Siyasetin ve devlet kudretinin keyfi kullanımı için dindarlığın araçsallaşması. Bunlara eleştiri yöneltenlere dışlama ve örtük damgalama...
Muhafazakar aydınlar da farksız değil. Hiç bir ahlaki ilke önemsenmiyor. Uyumcu, meşrulaştırıcı rolleri ile davranıyorlar. Hatta eleştiri ve ikaz tutumunda olan aydınları önce onlar dışlıyor. Örtük damgalama orada yürüyor.
Fatma Kaya kurban seçilmez umarım. Daha geniş bir temizlik ve yüzleşme olur inşallah. Allah sevdiği topluluğu tokatlar ki kendine gelsin. Sevmeyi bıraktığını ise çürümeye devam edip yok olsun ister."
İşte tam bu noktada Ebu Hanife'nin siyasal iktidarlar karşısında gösterdiği tavrı gösterecek, çürümeye ve yozlaşmaya dikkat çekecek aydın ve alimlere ihtiyaç vardır. Muhafazakar korumacılığın ve iktidar deneyiminin bizi çürüttüğü gerçeği ile yüzleşmek gerekiyor.
Böyle bir iddia ile karşılaşıldığında, konu ile ilgili yorum yapanları dikkatlice dinlemek gerekiyor. Hemen savunmacı bir pozisyona geçip, bir haksızlığı savunur konuma düşmemek gerekiyor.
Yolsuzluk yapmak bir ahlaki zaaftır; yolsuzluğu çeşitli gerekçeler öne sürerek savunmak ise çürümüşlüğün ve yozlaşmanın zirvesidir. Yolsuzluk; toplumu, insanları, iktidarı çürüten en önemli ahlaki ve hukuki sorundur.
Yolsuzluğa karşı aşınacak en önemli önlem, haksız yere menfaat sağlayan kişiyi görevi ne olursa olsun bütün görevlerinden azletmek, yaptığı yolsuzluğun bedelini maddi ve manevi olarak ödetmek, mağdur ettiği kimselerin hakkını ödemesini sağlamaktır.
Yolsuzluğun cezasız kalması normalleşmesine ve kurumsallaşmasına neden olur. Yolsuzluk karşısında duyarlılığını kaybetmek bir toplumun çöküşüdür.
Yolsuzluk yapanı gözden kaçırmamamız gerektiği gibi yolsuzluk yapmaya elverişli sistemi de gözden geçirmek gerekir.
Sistem, yolsuzluk karşısında yetersiz kalıyorsa öncelikle sistemi revize etmek gerekir. Hukukun üstünlüğü ve adalet üst norm olmadığı sürece her sistem istismar edilmeye açıktır. Devlet katındaki yolsuzluğa açık yapı, halktaki yaygın ahlaksızlıkla birleştiğinde sorun çok derindedir.
Bu tür olaylarda en önemli nokta adil olmaktır. İhsan Fazlıoğlu’nun dediği gibi, "Herhangi bir makama, paraya, güce, politik organizasyona, lidere kulsan sen adil olamazsın” adil olmak, adaleti her türlü değerin üzerine koymak ve ona uygun davranmakla mümkündür.
Bizler suçlu kim olursa olsun; etnik aidiyeti, akrabalık derecesi, siyasal görevi ne olursa olsun adil davranmak zorundayız. Çünkü biz, "Sizden önceki milletlerin yok olmasının sebebi; içlerinden asil, ileri gelen birisi hırsızlık yapınca onu bırakmaları, zayıf ve fakir biri hırsızlık yapınca ise ona ceza uygulamalarıydı. Allah'a yemin ederim ki, Muhammed'in kızı Fatıma da hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim." (Buhari, Enbiya 54; Müslim, Hudud 8) diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.
"Savaşa Hayır" İnisiyatifi Kuruldu
23.09.2026
Mansur Yavaş CHP'DEN İSTİFA ETTİ
23.09.2026
Saadet Partisi'nden hükümete 3 şart
29.08.2026
İktibas Dergisi’nin Eylül 2026 sayısı çıktı
02.09.2026
Kalibaf’tan ABD’ye: Büyük Şeytan
02.09.2026
"Savaşa Hayır" İnisiyatifi Kuruldu
23.09.2026
Mekke İttifakı Test mi Ediliyor? AHMET GÜRBÜZ 23.09.2026
sahi “sen kimsin?” MUSTAFA AKMEŞE 24.09.2026