metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500
Yolcu

müslüman “Allah bizi terk etmedi, valla!”

MUSTAFA AKMEŞE
26.04.2024

geçen ramazanda hanımla türki cumhuriyetleri görmek için arabayla yola düşmüştüm.
iran'ı boydan boya geçip 4 bin km yol aşıp türkmenistan sınırına geldiğimde
kapıda vize verilmediğini söylediler.
halbuki ankara türkmenistan elçisinin bizatihi kendisiyle görüşmüş
“kapıda vize alabilirsin” demişti.
böylesi durumda yolu bilen yola teslim olmayı da bilmeli
çünkü “hesapların üzerinde bir hesabın” olduğunu en iyi yolcu olan bilir.

onun için yola çıktığımda sadece istikameti belirler sonra yürürüm.
bilirim ki tüm planlarınız yolda bozulur.
nerede duracağımı nerede ihtiyaç gidereceğimi
nasıl nerede kalacağımı dahil hiç bir programa kendimi bağlamam.
bağladığınız ne varsa size yük olarak geri döner ayağınıza bağ olur çünkü.

yolculuk türkmenistan sınırında kalınca
hanıma döndüm “nasip işte, vardır bir hayır. buraya kadarmış hikaye” dediğimi hatırlıyor
ve en ufak bir üzüntü falan duymadan direksiyonu geri ülkeye çevirmiştim.

“ee sadete gelelim arkadaş” diyorsanız eğer;

dönüşte eve 10 km kala gece 3’te araba motoru önce tekledi sonra
arızaya geçti ve yolda kaldı
çekici çağırdım yarım saat içinde geldi ve ben 1 saat içinde evdeydim
o ara arkama yaslanıp
“ilahi valla yolumu bereketli kılan sensin sen…
kazakistan'ın çöllerinde arabanın markasını dahi bilmeyen bir ülkede kalmak da vardı...
bu yaşadığım ve öğrettiğin her şeye bedeldir” diyerek hamd ettim.

bu yol hikayesini anlatmamın sebebini dilim dönerse izah edeceğim inşaallah.

modern zamanlarda şehirlerde yerleşik hayata geçen insanlığın
en büyük sorunlarından biri de ezber hayatları olmaları demiştik
o zaman işte
şehir halkı için marketler rızkın dağıldığı ve satın alındığı yerlerdir.
mesela, çeşmeyi açınca musluktan gelen suya ulaşan şehirli için
gökten inen rahmet şehirleri ıslatan eziyet veya keyfe keder olarak görür
fazlası düşecek toprak bulamayınca seldir, afettir
aziz olan peygamber gelince:
bu nasıl bir farkındalık ilahi
göğsünü açmış yağmurun tanelerine
“onların Allah ile ahitleşmesi yenidir” diyerek  
bedeniyle buluşturur. her bir taneyi Allah’ın izniyle indiği
hayata gökte olanın her an müdahil olduğunun
düşen her bir tanenin dahi Allah'ın elinden olduğunun bilinci vardır
“dalından yere düşen bir yaprağın bir bilgi üzere düştüğünü” inanmak gibi…

yaşanan hayatı ezbere düşüren insan
Allah’ın hayata her an dokunduğu müdahil olduğu ve her an yarattığını   
ya unutur ya da yok bilir
Allah’la kalbi bağlantısını kaybetmiş bir kalbin tatmin olması da mümkün değildir
bu kalbi rahatsızlıkların esas sebebidir diye de geçen haftaki yazımızda eklemiştik

şehrin insanına şehrin ışıkları ve gürültüsü nedeniyle
yaşam biçimi göğe kapalıdır be dost
gökle ilişkileri adeta kesilmiştir.
bakanın imanını arttırdığı direksiz yükseltilen gök kubbeyle işte…
yaratanın hayatımıza her an müdahale ettiğine kesin olarak iman ettiği gerçeğini
yok sayan veya unutan kişinin hali
muazzam kainatın içinde yalnız kalmışlık ve biçareliktir ve
hayat  amaçsız bir sürükleniş haline dönmüştür.
“bakar ama kördür, duyar ama işitmez” olur
gönüllerdeki korku, telaş ve endişeler arasında tüketilen bir ömürdür
iş güç para hayatın asıl amacı için her şey oluverir.
kumdan kaleler içinde güvenlikli alanlar kurarız ama eni sonu her şey bir dalgaya bakar.

günlük hayatın hızlı koşuşturması da eklenince aralara
gönüllerin gıdası beslenmesi ihmal edilebilir bir hal alır işte.
kişinin aklı becerisi çalışkanlığı vs tek gerçek olmuştur
hayatlar ezbere düşmüştür şimdi...

“ne yapsak bu ezberi bozalım” diyorsanız eğer
benim bildiğim ezberden çıkmanın en etkili yolu yola düşmektir.
ayrılmak uzaklaşmak işte...
ayrılık üzerimize karabasan gibi çökmüş alışkanlıklarımızı ezberlerimizi bozar
o zaman işte gökle kulun arasında bir bağın varlığı keşfedilir.

bilir misin dost *yol çok zaman “nasip” diye bir şeyi öğretir ve sana boyun eğdirir
nasip diyebilmek
gökte olanın hayatımıza her an karıştığının kahredici bir iktidar sahibi olduğunu
en güzel ikrarıdır esasında
günlük ezbere düşmüş hayatlarımızda plan kurup arzu edip gönül koyduğumuz ama sonuçta gerçekleşmeyenler için ne varsa
“tüh olmadı!’’ diye kırgınlık yaşadığımız şeyler için diyorum
yol o kısa dönem aralığında
senin için ne hayırlara gebe olduğunu öğreten eşsiz bir fragmandır  
yukarıdaki türki cumhuriyetlerini görme arzusu için yola çıkmış
ama o kadar yol yaptıktan sonra olan şey gibi işte...

ökkeş ‘öyle işte, öyle...’ dedi ve okudu
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ

ne diyor kitap ökkeş? diye sordum

ah ki ah! dedi, sonra başını salladı ve;
dost yıllarca neleri ne için ezberler yapıp öğrendiğin şeyler varken
“yoluna kurban olduğunu söylediğin kitabın ne dediğini anlamıyorsun.”
dedi
sonra kıyamadı herhalde. diyor ki Allah;
“rabbin seni terketmedi ve darılmadı.’’

dedi ve sustu…

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Sayenizde Kurban