insan bazen bulunduğu yerde çürür
bunu geç fark eder,
kişinin nefes alır olması sadece canlılık belirtisidir,
bu hayat sahibi olduğunu göstermez
derim ki dost
gördüğünü tek hakikat sayan
sonra da onu bayrak yapıp sallayan
kalabalığa karışır
işte insanın yola düşmesi
biraz da bu kalabalıktan hicret içindir
çünkü kalabalık içine karışmak insana güven verir
ama hakikati çoğu zaman örter.
sıyrılıp içlerinden ayrılmanın en önemli yolundan biri
dikkat edin oruçtur.
yeme düzenini bozar
içme düzenini bozar
uyku düzenini bozar
bedenin alıştığı konforu bozar
şehvetin akışına bile “dur” der
oruç
insanı otomatik yaşamaktan, tekrara düşmekten çıkarır.
nefsin kurduğu düzeni sarsar
insan çoğu zaman
alıştığı hayatı kader zanneder
oysa oruç gelir
ve der ki:
“dur… böyle yaşamak zorunda değilsin”
işte bu yüzden 35 yıldır
her ramazanda yola düşmeyi seçtim
yol
ve
oruç
ikisi birleşince
insanın kabuğu daha hızlı çatlıyor
çünkü oruç
sadece aç kalmak değildir
oruç
alışkanlığa başkaldırıdır
ve bil ki dost
ramazan orucunun en derin sırrı
çoğunun zannettiği gibi sadece iftarda değildir
sahurdadır…
bakınız…
peygamber, nafile oruçlar için sahur tavsiyesi vermezken
ramazan orucu için özellikle
“sahura kalkın” buyurur
neden?
çünkü sahur
oruçtaki farkındalığın kapısını açar
gecenin en ağır yerinde
uykunun en tatlı vaktinde
insanı yatağından kaldıran şey
sadece açlık değildir
niyettir
uyanıklıktır
bilinçtir
sahur
insana şunu fısıldar:
“sen otomatik yaşayanlardan değilsin”
işte ramazanda karadan umreye torunlar dahil yola çıkarken
aranan ruh tam da buydu
alışkanlıklar dağılsın
konfor bozulsun
beden sarsılsın
kalp uyansın…
çünkü yerinden kalkmayanın
kalbi de çoğu zaman yerinde sayar
yol insanın edindiği ağırlıkları omuzlarından alır,
oruç ise insana anlam yükler
yol insana ayna tutar
oruç ise o aynayı parlatır
ikisi birleşince
insan kendini daha net görür...
yol insana adeta der ki
taraftar olma
taraf ol
zira taraftarlık
kalabalığın konforunu sunar.
taraf olmak ise
bilinçli bir duruştur ve yalnızlıktır.
dindarlık da tam burada başlar
herkesin yaptığı ritüeli yapmakta değil
her an farkında olarak yürümektedir
ve insan şunu zamanla anlıyor:
hakikati arama yükü
herkesin kendi omzuna verilmiştir
bu yük devredilmez
satılmaz
emanet verilmez
kimin yolu kesildiyse
kimin kalbi daraldıysa
kimin içi bu çağın gürültüsünde yorulduysa
bilelim ki mesele çoğu zaman şudur:
yol ihmal edilmiştir
sarsıntı ertelenmiştir
alışkanlıklar kutsanmıştır.
dost orada mısın?
oysa oruç
aç bırakmak için değil
uyandırmak için vardır
yol ise
yormak için değil
kendine getirmek için
o dert var ya…
hakikati arama derdi
işte o
yolcunun azığıdır
azığı biten yolda kalır
alışkanlığı galip gelen kalabalığa karışır
uyanık kalmak isteyenlere
sahur hala çağrı yapıyor…
dost uyanma zamanı valla!
tam da imsak vaktidir.
paylaşmaya değer gördüğünüz yazılarımın dilediği kısmı dahil dostlarınıza ikrama açıktır.
bir gönle daha temas etmek iyidir. valla!
İRAN VE BÖLGESEL TAHLİL SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 22.02.2026
YABANCI SÖZCÜK KULLANMA TAKINTISI AYTEN DURMUŞ 22.02.2026
ramazan ay’ı RESUL UZAR 24.02.2026
Özgür Olmak, İnsan Olmak MUHSİN GANİOĞLU 27.02.2026
ramazan ay’ı - 2 RESUL UZAR 27.02.2026