İşgalci terör devleti israil dün gece İran’a büyük bir saldırdı gerçekleştirdi.
İran’ın askeri ve bilimsel üst düzey insan kaynağına ve savaş alt yapısına çok ciddi zararlar verdi.
Bu saldırıları abd ile birlikte yaptığını söylemek için derin analizlere ihtiyaç olmadığı açık.
Haddi zatında abd’nin desteği olmadan israilin bir hiç olduğu da açık.
ABD ilan etmiş olduğu bölgedeki hedeflerine adım adım yaklaşıyor.
Bu hedeflerden bir de İran rejimini değiştirmekti.
ABD kendisine itaat etmeyen, israili tanımayan ve hedefleri önünde engel gördüğü yönetimi değiştirip, kendisine itaat edecek bir yönetim kurulmasını istiyor.
İran bu duruma karşı yıllardır stratejiler geliştiriyor.
ABD’nin ve israilin olduğu her yerde onlara karşı bir direniş gücü oluşturmaya veya var olan güçleri desteklemeye gayret ediyor.
İran'ın bu çabası yeterli mi?
Bu soruya verilecek cevap acı bir gerçeği de ortaya koyuyor.
O acı gerçek; İran’ın veya dünyadaki her hangi bir devletin abd ile askeri olarak baş edecek gücü yok maalesef.
Ancak bölge ülkeleri birlik olur, ortak çıkarları için ortak düşmana birlikte mukavemet ederlerse veya abd karşıtı Çin, Rusya, Kuzey Kore gibi devletler savaşı göze alıp abd’ye dur derse o zaman abd durdurulabilir.
Bu iki seçenek de gerçekleşmezse ki gerçekleşmeyecek gibi görünüyor.
Bu durumda İran; şerefini, onurunu ve iddia ettiği gibi İslam’ı savunuyorsa, yok olma pahasına Allah’a sığınıp abd ve israille açıktan savaşmalıdır.
Bunu yaparsa kazanma ihtimali var.
Aksi halde hem savaşı hem onurunu kaybedecektir.
ABD İran’ı dize getirirse başta Türkiye olmak üzere diğer halkı Müslüman olan devletlere tek tek çökmeye kalkacaktır.
Bu savaşı tarihteki haçlı savaşlarından ayrı görmek bir gaflet göstergesidir diye düşünüyorum.
Vesselam…
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
Trump’ın Barış ve Savaşı / Mehmet Taşdöğen
31.05.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
Koç'un Fıkrası ve Ayrımcılık YUSUF YAVUZYILMAZ 08.06.2026