İsrail’in Gazze’yi halkıyla birlikte yok etmek için yaptığı saldırılar 1000. gününü doldurmuşken, dünyanın gözü ateşkese hiç benzemeyen bir örtbas operasyonuyla boyanmaya çalışılırken, siyonist İsrail destekçilerinin dahi görmezden gelemediği soykırım hakkında edilgen cümleler kurularak gözümüzün önündeki fail saklanmak istenirken, Gazzeliler They Lied To You etiketiyle bir kampanya başlatmışken İsrail Batı Şeria’ya da saldırıyor.
MAZLUMDER geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler’in Haziran 2026’da açıkladığı Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun raporundan derlediği verileri açıkladı. Veriler, siyonist İsrail’in 7 Ekim 2023’ten beri Gazze’de giriştiği soykırımın boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Rapora göre, İsrail 20 binden fazla çocuğu katletti ki bu sayı Gazze’deki toplam ölümlerin yüzde 30’una tekabül ediyor.
İsrail 1000 günü aşkın bir sürede, 44 bin çocuğu yaralarken 58 bin 554 çocuğu annesini, babasını ya da her ikisini birden öldürerek yetim bıraktı.
Siyonistler Batı Şeria’da da 213 çocuğu öldürüp 1665 çocuğu gözaltına aldı, işkenceden geçirdi.
İsrail, 151 çocuğu aç bırakarak katletti.
İsrail, Gazze’de eğitim sistemini kasten çökertti. Gazze’deki okulların yüzde 97’sini, üniversitelerin yüzde 95’ini yıktı ve bunlara hasar verdi.
Siyonist İsrail, sağlık altyapısını yok etti, aşılamayı engellediği için 25 yıldan sonra Gazze’de çocuk felci vakalarının yeniden görülmesine sebep oldu.
Dahası İsrail, doğum oranlarındaki düşüşün ve doğumsal anomalilerin, çoklu travmalara bağlı kalıcı fiziksel hasarların, görme ve işitme kayıplarının, bilişsel gelişim bozukluklarının ve nesiller arası aktarılacak derin psikolojik travmaların, anne babasından ayrılan ve refakatsiz kalan çocukların uygun bakım hizmetlerinden mahrum kalmasının faili.
Tek çözüm, İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukayı kaldırması ve Filistin toprakları üzerindeki işgalini sona erdirmesi.
Yutkunamadığımız an
İsrail’in üniformalı teröristlerinin, sokakta yürürken etrafını çevirdiği her bir çocuk, kimsesinin kalmadığını kolu kanadı kırılmış halde anlatan her bir çocuk, su tankerlerinin arkasından koşan her bir çocuk, dişlerinin arasında taşıdığı bidonu dökmemeye çalışan her bir çocuk, dağıtılan yemeklerden alamadığı için elinde boş tenceresi dolu gözleriyle kalabalığın arasında ezilmemeye çalışan her bir çocuk, küçük kefenlerle toprağa verilen her bir çocuk, kopmuş ayaklarıyla, kollarıyla hayallerini anlatan her bir çocuk, sesleri, kahkahaları odaları, evleri, sokakları, parkları, okulları bir daha dolduramayacak her bir çocuk, gözlüğü düşüp kırıldığı için göremeyen ve onun tamir edilmesi için ağlayarak yalvaran her bir çocuk, Türkçe yazılı tişörtüyle ya da bir zamanlar sevinçle giydikleri ünlü futbolcuların formalarıyla babalarının/annelerinin kucağında cansız uzanmış her bir çocuk, bulduğu kedilere sahip çıkarak hayat neşesini muhafaza etmeye çalışan her bir çocuk boğazımıza düğümler atıyor, elimizi ayağımızı kaldıramaz ediyor bizi.
Gazze’de bir çocuğu İsrail saldırısında can vermiş, bir diğeri ağır yaralı olan anneye, evladının defni ile ilgili bir isteği olup olmadığı soruluyor. Annenin ağzından “Biraz bekleyin isterseniz, belki diğeri de kardeşine katılır!” cümlesi dökülüyor. Dünya yıkılıyor, biz altında kalıyoruz!
Esra Özer Duru, 26 Temmuz 2026, Ankara.
8 üniversiteye rektör ataması
23.07.2026
TBMM'den Somali tezkeresine onay
23.07.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Abdullah Naci ile Derkenar
02.07.2026
KEMENÇE Mİ KUMANÇE Mİ|KEVSER KIRAN
04.07.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ-2 ÜSTÜN BOL 27.07.2026
ERTELEMEKTEN VAZGEÇEBİLİR MİYİZ? ESRA DURU 27.07.2026
FAİLİN ADINI CÜMLE İÇİNDE KULLAN ESRA DURU 29.07.2026
Kemal Tahir: Yerli Romanın Büyük Ustası Onur TAN 30.06.2026
Fetö'nün Çaldığı En Değerli Şey AHMET GÜRBÜZ 13.07.2026
iman vitrine değil mihraba aittir. MUSTAFA AKMEŞE 04.07.2026