Toplum, insan ilişkilerinde her geçen gün biraz daha kabalaşıyor, bedevileşiyor. Artık haberlere bakmaya korkar olduk. Cinayetler, gasp ve şiddet ana haber bültenlerinin belkemiğini oluşturmaya başladı. “Suça sürüklenen çocuklar” diye yeni bir kavram zihnimizdeki yerini aldı. Toplu taşıma araçlarında her türlü gayri ahlaki davranış ile tanışır olduk. Kimsenin kimseye saygısı kalmadı. Kimse kendisinden başkasını düşünmüyor. Ve herkes, canının istediği her tür davranışı yapmaya hakkı olduğunu varsayıyor. Gerçekten de “toplumsal değer” diye bir prensibimiz yok artık.
Geçenlerde hastanede muayene sırası beklerken yanıma giyim kuşamından laik ve seküler kesimden olduğu anlaşılan bir kadın oturdu. Yanındakiyle sohbet etmeye başladılar. İster istemez kulak misafiri oldum. Kadın şöyle diyordu: “Kimsenin kimseye saygısı kalmadı. Büyük küçük diye bir şey yok artık. Herkes sadece kendi menfaatinin peşinde koşuyor. Birine yardım etmek ve başkalarına destek olmak diye bir erdem kalmadı vs …” Yani ilk paragrafta söylediğim görüşleri o da telaffuz ediyordu.
Halbuki bu durumun ortaya çıkmasının sebebi batılılara benzemenin erdem olduğunu zanneden ve kendi kültür ve geleneğinden utanan bir zihniyetin cumhuriyetin kuruluşundan beri memleketi idare etmesiydi. Ne zaman muhafazakâr bir iktidar işbaşına gelse ve kendi kültür ve geleneğimize ait bir değeri eğitim sistemine katmaya kalksa mevzubahis ettiğimiz zihniyet şiddetle karşı çıkıyor ve engellemek için elinden geleni ardına koymuyor. Şu husus aşikardır ki bu kötü gidişatın sebebi, batı hayranlığından kaynaklı kendi kültür ve geleneğinden utanma halidir.
Gidişat yukarıda bahsettiğimiz kötü istikamete doğrudur. Ancak bu kötü gidişata engel olmak için yapılan çalışmalar da bu memlekette yok değil. İşte bunlardan birisi de 2011 yılından beri Pursaklar Belediyesinin 4 ila 6 yaş gurubundaki çocuklar için açmış olduğu “Nezaket okullarıdır”.
Nezaket okullarının hem projesi hem de hayata geçirilmesi bu fakire aittir. O zaman şöyle bir düşünceyle hareket etmiştik. Pursaklar Anadolu’nun çeşitli yerlerinden göç eden insanların ikamet ettiği yeni bir ilçeydi. Hem huzur içerisinde yaşayan insanların bulunduğu bir şehir inşa etmek hem de ortak bir kültür oluşturmak istedik. Ancak bu isteğimizi karşılamak milli eğitim müfredatı ile mümkün değildi. Çünkü bu müfredatta eskilerin “adâb-ı muaşeret” dediği yeni dilde “insan ilişkileri” diyebileceğimiz herhangi bir ders yoktu. Farklı yerlerden gelip Pursaklar’a yerleşmiş olan insanların ortak bir davranış kültürü geliştirmeleri de ancak bir eğitimle gerçekleşebilirdi. Bu düşüncelerden hareket ederek ilk nezaket okulunu açtık. Öğretmen olarak da çocuk gelişimi bölümü mezunları, ilahiyat fakültesi mezunları, sosyoloji ya da psikoloji bölümü mezunları ile edebiyat fakültesi mezunlarını işe aldık. Ve bunları adâb-ı muaşeret bilgisi eğitiminden geçirdik. Pursaklar halkı bu okullara ilgi gösterdiler. Çocuklarını büyük bir iştiyak ile bu okullara gönderdiler. Daha ilk günden itibaren çocuklarındaki değişimi ve farkı gören aileler durumdan memnuniyetlerini dile getirmeye başladılar. Bir yıl boyunca bu okullarda eğitim alan çocuklar ilkokul birinci sınıfa gittiklerinde sınıfın en gözde öğrencisi olma başarısı gösterdiler. İlkokul öğretmenleri Nezaket okulundan gelen çocukların sınıfta belli olduklarını dile getirmeye başladılar. Bunun üzerine belediye başkanlığı “Nezaket Okulları”nın sayısını artırmaya karar verdi. Büyük mahallelere bu okullardan açmaya başladık. Şu an Pursaklar’da beş tane Nezaket Okulu bulunmakta ve toplam 750 civarında öğrenciye eğitim vermektedir.
Nezaket Okulları’nda eğitim programı ve müfredat sürekli yenilenerek toplumsal ihtiyaca cevap verecek hale getirilmektedir. İdareci ve öğretmenlerden oluşan “müfredat komisyonu” her sene yapılan eğitimi değerlendirerek programda revizyona gitmektedir. Böylece nezaket okullarındaki eğitim her geçen gün biraz daha derinleşmekte ve işlevsel hale gelmektedir.
Nezaket okullarındaki eğitim müfredatı, çocuğun kendisinden başlayarak ilişki içinde bulunduğu en uzaktaki nesne ile olan münasebetine varıncaya kadar ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini içermektedir. Ve tabii bunu kendi kültür ve geleneğimizdeki değerleri göz önünde bulundurarak yapmaktadır. Zaten şu an içinde bulunduğumuz kaos, geleneğimizden koptuğumuz için olduğundan “öze dönüş”ü sağlayacak bir müfredat oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Nezaket okulunda verilen eğitim, ilkin çocuğun kendisine karşı adabı ile başlamaktadır. Çünkü kendisine karşı sorumluluğu olduğu bilincinde olmayan ve bunları yerine getirmeyen insanların başkalarına karşı sorumluluk hissetmesi ve onlarla iyi münasebetler kurması beklenemez.
İnsanın kendine karşı görevlerinin başında ise “temizlik” yer almaktadır. Temizlik insanın varlığını koruması bakımından çok önemli bir yere sahiptir. Bu yüzden Müslümanlar ilmihal ve fıkıh kitaplarının birinci maddesi olarak temizliği tercih etmişlerdir. Temizlik de su ile yapılacağı için bütün ilmihal kitapları “su” bahsi ile başlamaktadır. Nezaket okulları bu hakikati göz önünde bulundurarak eğitimine kişisel temizlik ile başlamaktadır.
Nezaket Okulları’nda eğitimi verilen konulardan ikincisi ise “sağlıklı beslenmedir”. Sağlıklı beslenme de insanın varlığını sürdürebilmesi ile ilgilidir. Bir taraftan obezite tehlikesi diğer taraftan da fit olma düşüncesiyle az yemek yenmesi nedeniyle baş gösteren Anoreksiya hastalığının toplum sağlığını tehdit eder hale geldiği bir dönemde sağlıklı beslenme eğitiminin yapılması büyük önem arz etmektedir. GDO’lu gıdaların ve fast food tarzı yiyeceklerin özellikle çocuk sağlığına verdiği zararlar göz önünde bulundurularak ailelerin bilinçli hale getirilmesi gerekmektedir. Ayrıca birlikte yenilen akşam yemeklerinin ailenin varlığını sürdürmesi bakımından ne kadar önemli olduğu çocuklar maharetiyle ana babalara hatırlatılmaktadır.
Nezaket Okulu müfredatının tamamını burada vermek elbette mümkün değildir. Bu nedenle birkaç tanesini zikretmek ile yetineceğiz. Aile adabı, akrabalık adabı, komşuluk adabı, apartman adabı, hayvanlara karşı adab, bitkilere karşı adab, trafik adabı, çevre adabı vs …
Nezaket Okulu’nda verilen eğitimin en önemli ayaklarından birisini Türkçe oluşturmaktadır. Güzel konuşmak ve kelime haznesinin genişliği çocuk yaşta alınacak eğitimle yakından alakalıdır. Bu nedenle nezaket okullarında kullanılan dil, bugün resmi şivemiz olan İstanbul ağzıyla yapılan konuşma dilidir. Bir çeşit eski “İstanbul hanımefendisi” ve “İstanbul beyefendisi” nezaketinde insanlar yetiştirmek temel amaçlarından birisidir nezaket okulunun.
Günümüzde özellikle gençler arasında kullanılan dil, büyük ölçüde sığlaşmış ve argolaşmıştır. İnsanların kullandıkları kelime sayısı gereğinden fazla düşmüştür. Nezaket okulları, bu yüzden çocukların Türkçesini geliştirmek için bu meseleye büyük önem veriyor ve sürekli yeni kelimeler öğretmek için gayret gösteriyor. İşledikleri konularla ilgili pek çok kelimeyi anlamlarıyla birlikte çocuklara öğretiyor.
Nezaket okulları, eğitim yöntemi olarak, masallaştırma, oyunlaştırma ve tatbik etme yöntemlerini kullanmaktadır. Elbette ki 4 ila 6 yaş grubu çocukların en çok kulak verdikleri şey masallardır. Masal, çocuğun hem hayal gücünü geliştirmesine hem de bunun bir adım ötesi olan düşünmeye adım atmasına vesile olur. Çocuklara çizgi film seyrettirmek yerine masallar anlatarak zihinlerinde canlandırmalarını sağlamak ve oradan sonuçlar çıkarmalarına kapı aralamak daha doğrudur. Bu dönemde çocuklar, aynı masalı tekrar tekrar dinlemekten sıkılmazlar, bilakis haz alırlar. Bu nedenle müfredatta işlenen konular hocaları tarafından onlara masallaştırılarak anlatılır, böylece hayal dünyaları genişletilir.
Pursaklar Belediyesi Nezaket Okullarının en önemli özelliklerinden birisi de veliler ile kurmuş olduğu yakın bağdır. Çünkü bu okullar, eğitimin bir sacayak üzerine inşa edildiği bilincindedir. Bu sacayak şu ögelerden oluşmaktadır: Öğretmen, çocuk ve aile. Öğretmen öğretici, çocuk öğrenicidir. Bu ikisinin konumlarında herhangi bir belirsizlik yoktur. Aile ise hem öğretici hem de öğrenicidir. Yani aile kendi bilgisini öğretmenden gelen bilgi ile yenileyecek ve çocuğunu buna göre eğitecektir. Aksi taktirde çocuklar, okul ile aile arasında kalmakta ve davranış geliştirme zorluğu çekmektedir. Bu nedenle nezaket okulları zaman zaman veliler için seminerler düzenlemekte ve her hafta eğitim müfredatının içeriğini velilere ulaştırmaktadır.
Nezaket Okulları’nda çocuklara el becerisi kazandırmak ve kendi işlerini kendilerinin görmesini sağlamak amacıyla da eğitimler verilmektedir. Yemeği kendi eliyle yemek, elbiselerini kendi giymek, kalem tutmayı öğrenmek, resim yapmayı ve boyama yapmayı öğrenmek gibi el becerisi gerektiren işleri yapabilir hale getirmek verilen eğitimler arasındadır. Hatta “Oyuncak Haftası” ismiyle yapılan etkinliklerde kendi oyuncaklarını kendilerinin yapması ve bozulan oyuncaklarını tamir etmeleri de öğretilir.
Nezaket okulu müfredatında müzik de önemli bir yer tutar. İşlenen her konu ile ilgili olarak çocuk şarkıları dinletilir ve bazılarının ezberlenmesi sağlanır. Bu sayede çocukların eğitimini aldıkları adabı iyice bellemeleri ve zihinlerine yerleştirmeleri sağlanır.
Son olarak müfredatta bulunan bütün adap konuları ile ilgili olarak İslam’ın prensipleri de çocuklara öğretilir. Çünkü Anadolu insanının ahlak ve edebi İslam öğretisine dayanmaktadır. Bu sayede nezaket okulu öğrencileri daha çocuk denecek yaşta İslam’ın sadece ibadetlerden ibaret olmadığını bilakis hayatın tümü ile ilgili ahlak ve edep yanının bulunduğunu da öğrenmiş olurlar. Ayrıca, bir işe başlarken besmele çekmeyi, yemek ve uyku duası okumayı, ezan okunurken “aziz Allah”, Allah adını duyduğunda “cellecelaluhu”, Peygamberin adı anıldığında “sallallahu aleyhi ve sellem” demeyi öğrenirler.
Nezaket okulları bir eğitim yılı boyunca büyük emek sarf ederek yaptıkları eğitimler ile çocukların kazandıkları becerileri göstermek için yıl sonu programları yapmaktadır. Bu programlara belediye başkanı, kaymakam, veliler ile çocukların akrabaları katılırlar. Bir şölen havasında gerçekleştirilen bu programlarda içerik ve estetik çıtası gerçekten yüksektir. Bu yüzden davetliler, büyük bir beğeni ile çocukları takdir ederek alkışlarlar.
Nezaket okulları ile ilgili sonsöz olarak şunu söyleyerek bitireyim. Pursaklar Belediyesi bu okulların bilinmesi için neredeyse hiç reklam yapmamaktadır. Buna rağmen her sene kayıt döneminde kontenjanlar hızla dolmakta ve nezaket okulları tam kapasite ile eğitim vermektedirler.
Keşke Millî Eğitim Bakanlığı ana okullarında yeni bir düzenleme yaparak çocuklarımızı “insan ilişkileri” konusunda eğitecek bir müfredat geliştirse.
ASTP:“Sudan’ın Yaralarını Sarma Vakti”
25.11.2025
'Cumhuriyet Muhafızı' biblosu yasaklandı
24.11.2025
Seyfettin Huca ile Derkenar
09.11.2025
Ulucanlar Cezaevi MEHMET YAVUZ AY 24.11.2025
İyi Öğretmen Kimdir? YUSUF YAVUZYILMAZ 23.11.2025
Ne Yapmalı? YUSUF YAVUZYILMAZ 09.11.2025