metrika yandex
  • $45.15
  • 52.31
  • GA49900

Zihinleri Parçalamadan Coğrafyayı Parçalayamazlar

AHMET GÜRBÜZ
17.03.2026

Yıllar var ki bu mahzun coğrafyada huzur içinde bir Ramazan yaşanmamakta. Haram aylarda huzur, Müslümana haram oldu. Adı "barış" olan İslam’ın rahmet ayı gazaba, mağfiret iklimi bomba yağmuruna döndü Orta Doğu’da.

Gazze’de kana doymayan yamyam çeteleri; bir gün İran’a saldırıyor, hızını alamayıp Lübnan’a dönüyor; oradan Suriye’ye, Irak’a, Yemen’e, Afganistan’a ateş kusuyor.

Diğer yanda ise bu vahşeti izleyen kimi Müslüman ülkeler... Bazıları şerlerinden emin olmak için trilyon dolarlık rüşvetler veriyor, bazıları harim-i ismetlerini bu katil sürülerinin ayakları altına seriyor, bazıları ise geçmişte yedikleri "hurmaların" ceremesini bugün tırnaklarını kemirerek ödüyor.

Ya Rab! Nedir bu tefrika, bu ayrılık İslam arasında?

Oysa herkes perde arkasında dönen oyunları, kirli dosyaları, iktidar kavgalarını ve ekonomik sömürü çarklarını biliyor. Bu zilletin en esaslı sebebi, Müslümanların siyasal parçalanmışlığıdır. Ümmet olma bilincinin bir türlü kuvveden fiile geçememesidir.

Bu bilincin uyanışı, yeni bin yılın en büyük devrimi, en yeni dünya düzeni olacaktır. İslam’ın parlak inkılabının yeniden ihyası olacaktır.

Bu uyanışın adının illa "hilafet" olması, şu siyasal sisteme angaje veya bu ideolojik doktrine dayanması şart değildir. Bu, ütopik bir hayal, müstahil bir rüya da değildir. Bilakis dünyanın mevcut gerçekleri bizi bu birliğe icbar ediyor.

Bu bizim en öncelikli ve özel gündemimiz olmak zorunda.

Ancak bu mesele başlı başına bir yazı konusudur; biz işi ehline emanet edip, şimdilik güncel yangınımıza dönelim. Fırsat buldukça, karınca kararınca hatırlatmalar yapmaya devam ederiz inşallah.

Kapımızda bir savaş yaşanıyor. Üstelik sekiz ay önce aynı taraflar gelip, yine en ağır şekilde on iki gün boyunca İran’ı bombardımana tabi tutmuşlardı. Her geldiklerinde İran’ın askeri ve siyasi üst kademesini temizleyip gidiyorlar. Ülkenin ekonomik ve siyasi birikimini talan ediyorlar; bunu yaparken de her zaman olduğu gibi savaş suçu işlemekten, insan hakkı ihlallerinden, okulları, hastaneleri ve altyapıyı hedef almaktan kaçınmamaktadırlar. Başkaca örneklerde de olduğu gibi.

Artık herkes görüyor ki savaş sadece sahada değil, birçok cephede yaşanıyor. En sinsi savaş ise sanal âlemde yürütülüyor. Küresel güçler bir bölgeye saldırmaya karar verdiğinde, önce sosyal medyada suyu bulandırmaya başlıyorlar.

İlgili ilgisiz birçok kullanıcı, "hacı abiler", "hafız ablalar"; "İran Suriye’de şunu yaptı", "Tarihte bunu yaptılar", "Yemen’i böldüler", "Afganistan’ı sattılar", "Onlar Şii, halifelere hakaret eder, sahabeye söverler" gibi paylaşımlar yapıyor. Bunların tek merkezden yönetildiği kabak gibi ortada.

Hz. Ali (ra)’ın Hakem Olayı üzerine söylediği o tarihi tespit, bugünkü durumu ne güzel özetliyor: “Evet sözünüz hak, ama kastınız batıl.”

Söylenenler bazı tarihi gerçekler ama bu gerçeklerin tam da siyonist bombalar yağarken servis edilmesinin amacı hakikati savunmak değil, katliama zemin hazırlamaktır.

Bu tartışmaları ısıtanlar şunu çok iyi biliyor; zihinleri parçalamadan coğrafyayı parçalamak mümkün değildir. Şeytan, bir yalanı yutturmak için bazen doksan dokuz doğru söyler.

Yukarıda sayılanlara ilaveten; teröre destek verdikleri, yayılmacı politikalar ürettikleri, nükleer silah yapmak istedikleri de zikredilebilir. Ama bu; İran’ın Müslüman olduğu, en eski sınır komşumuz olduğu, içinde hatırı sayılır bir Türk nüfusu barındırdığı gerçeğini değiştirmez.

Savaşın mağdur ve mazlum tarafı oldukları, saldırgan değil, savunmada kaldıkları cümle cihanın malumudur.

Eleştirilerin haklılık payı olsa da yaşanan savaş, mezhep kavgası değil, bilakis konunun istismarıdır. Bunları bugün konuşmak yangına körükle gitmektir. Bugün İran’da taşların yerinden oynaması, yarın Türkiye’nin surlarının temelden sarsılması demektir.

Bu tartışmalar yüz yıldır bölgeyi parçalayıp yönetmek isteyen siyonist stratejinin en kullanışlı aparatlarıdır. Bunlarla meşgul olmak Gazze’yi, Yemen’i, Lübnan’ı, Afganistan’ı bombalayan uçakların navigasyonuna veri yüklemek, depolarına benzin pompalamaktır.

Parçalanmış ve istikrarsız bir İran’ın bize ne gibi faydası olabilir? İsrail ve ABD güdümünde kukla bir yönetimdense, mevcut rejim elbette Türkiye’nin menfaatinedir.

Aramızdaki sorunlar iyi komşuluk ve bölgesel gerçeklikler çerçevesinde konuşularak aşılabilir.

Bizim için asıl tehdit İran değil, İsrail’dir. Türkiye’nin küresel denklemdeki en büyük rakibi Avrupa Birliği ve ABD’dir.

Bunlarla bizim zihnimizi bulandırıp, hedefimizi karıştırmak istiyorlar.

ABD ve İsrail’in komşu ülkeleri birbirine takıp, bölgesel bir savaşın taşlarını döşedikleri bir kehanet değildir. Mütecaviz tarafın bunca hukuk tanımazlığı; uluslararası kurum, kurul ve kuralları hiçe sayması göz önündeyken Türkiye’nin çok daha dikkatli olması gerekmez mi?

İran’ın öngörülebilir bir sürede ayakta kalarak savaşı uzatma stratejisini haklı ve doğru buluyorum. İlk günden itibaren meşruiyet zemini olmayan bu savaşın gerekçeleri ABD toplumunda tartışılmaya başlayınca, yağmurdan kaçanların doluya tutulması kaçınılmaz olacaktır.

İkinci savaşın ilk günü dini lider Ali Hamaney vurulduğunda bazı sosyal medya kullanıcıları Suriye’den fotoğraflar paylaşarak; "Allah Suriye halkının intikamını aldı" yorumları yapmışlardı. Onlara sormak isterim; Suriye’nin intikamını alan Allah (hâşâ), Gazze’nin intikamını almaktan aciz mi?

Bırakın tarih hükmünü icra etsin. Tarih yazdığını sanan mütekebbirler de bir gün hakikat tufanında çöp olup gideceklerdir.

Belki İran’ın füzeleri Washington’a ulaşmaz ama bu ateşten sıçrayan bir kıvılcım, gün gelir o zalimlerin kendi sonunu hazırlar.

Benim duam böyle ve bu yönde bir ümidim var.

Zira hâlihazırda Müslümanların bir araya gelip ABD’den hesap sormaya ne niyetleri ne de imkânları var.

“Tuzak kuranların en hayırlısı”, “intikam alıcıların en Azizi”, Celil olan “Allah ne güzel dost ve ne güzel vekildir.” “O, her şeye kadirdir.”

Aynı gün, aynı duygularla bayramlaşmak üzere, şimdiden tebrik ederim

Yorum Ekle
Yorumlar (8)
Akın Kurtaran | 20.03.2026 18:44
Yaşananların fotoğrafını çekip iyi analiz etmiş ve güzel tesbitlerde bulunmuşsunuz... Birleştirici ve bütünleyici yaklaşımlarınız için de teşekkür ederim...
Ahmet Gürbüz | 19.03.2026 11:26
Teşekkürler kıymetli dostlar Hayırlı bayramlar herkese
Adem Nazımoğlu | 19.03.2026 09:45
“Evet sözünüz hak, ama kastınız batıl.” ve ''Söylenenler bazı tarihi gerçekler ama bu gerçeklerin tam da siyonist bombalar yağarken servis edilmesinin amacı hakikati savunmak değil, katliama zemin hazırlamaktır. Bu tartışmaları ısıtanlar şunu çok iyi biliyor; zihinleri parçalamadan coğrafyayı parçalamak mümkün değildir. Şeytan, bir yalanı yutturmak için bazen doksan dokuz doğru söyler.'' Bilgilendirici ve uyarıcı yazınız için kaleminize sağlık.
Mehmet Aldemir | 17.03.2026 18:35
Allah razı olsun hayırlı iftarlar hayırlı bayramlar
Mehmet Aldemir | 17.03.2026 18:35
Allah razı olsun hayırlı iftarlar hayırlı bayramlar
Mehmet Aldemir | 17.03.2026 18:34
Allah razı olsun hayırlı iftarlar hayırlı bayramlar
Yusuf | 17.03.2026 18:12
Kalemine, yüreğine sağlık hocam. Yıkmak kolay, yapmak zor. Tefrika kolay, vahdet zor.
Osman Balçık | 17.03.2026 17:25
Allah razı olsun hocam