metrika yandex
  • $43.65
  • 51.52
  • GA51000

Haberler / Sivil Toplum

MAZLUMDER’den İmamoğlu açıklaması

24.03.2025

İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu ve  100’ün üzerinde kişinin gözaltına alınması ile ilgili açıklama yaptı.

MAZLUMDER’in açıklaması şöyle:Hukuk devletinin esası olan haklar keyfi olarak askıya alınamaz

19 Mart 2025 tarihinde aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, İBB Genel Sekreteri Mehmet Murat Çalık  gibi isimlerin bulunduğu 100’den fazla kişi, haklarında devam eden soruşturmalar gerekçesiyle gözaltına alınmıştır. İçeriğini bilmediğimiz bu soruşturmalarla ilgili olarak, ülkemizde eksikliği sıkça vurgulanan bağımsız ve tarafsız yargının yanı sıra, adil yargılanma hakkının herkes için temel bir hak ve koruma kalkanı olduğunu hatırlatmayı gerekli görüyoruz. Unutulmamalıdır ki lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi, herkes için gözetilmesi gereken ve savaş zamanında bile askıya alınamayacak temel haklardandır.

Gözaltıların ardından İstanbul Valiliği kararıyla “il genelinde kamu düzenini muhafaza etmek ve oluşabilecek provokatif eylemlerin önüne geçmek” gerekçesiyle, 19-23 Mart tarihleri arasında her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklaması yasaklanmış; birçok ana cadde ve sokak araç ve yaya trafiğine kapatılmış; bazı metro istasyonları seferlerin dışında bırakılmış, internet bant daraltması yöntemiyle yavaşlatılmış ve sosyal medya mecralarına erişim kısıtlanmıştır. OHAL sürecinde edinilen bu alışkanlıkların, OHAL sonrası da devam ettirilmesi ciddi bir hukuk ihlalidir.

 

Bu uygulamalar Basın Özgürlüğü ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkını ya tamamen ortadan kaldırmış ya da fiilen etkisiz hale getirmiştir. Oysa insanların yaşanan olaylar hakkında bilgi edinmesi ve düşüncelerini ifade etmesi en temel haklarıdır. Şiddete teşvik etmeyen, hakaret içermeyen görüşler ifade özgürlüğü kapsamındadır. Ancak Basın ve İfade Özgürlüğü kısıtlama girişimleri Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı tarafından medya kuruluşlarına yapılan bir “uyarı” ile devam etmiştir. RTÜK Başkanı, sürecin hukuk çerçevesinde yürütüldüğüne dair şahsi ve kesin yargısını tüm medya kuruluşlarının benimsemesi gerektiğini, aksi halde yaptırımlarla karşılaşacaklarını açıklamıştır. Oysa, yargılama süreçleri ve bu süreçleri yürüten savcı ile hâkimlerin kararları eleştiriye açıktır. RTÜK Başkanı’nın açıklamalarında dile getirdiği bu yaptırım tehdidi, hukuk devletinde kabul edilemez.

Keyfi yasaklara rağmen, anayasal bir hak ve ifade hürriyetinin en önemli aracı olan Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkını kullanmak isteyen insanlara polis tarafından orantısız güç kullanılarak müdahale edilmiş, çıkan arbedelerde hem göstericiler hem de polis memurları yaralanmıştır. Ayrıca trafik kısıtlamaları ve toplu ulaşım engellemeleri sebebiyle insanların seyahat özgürlüğü de ihlal edilmiştir.

Vurgulamak gerekir ki hakların tamamen engellenmesi ya da hakkın özüne dokunulacak şekilde sınırlandırılması, insan hakları açısından kabul edilemez bir keyfiliktir. Güce dayanarak alınan bu tür kararlar, uzun vadede daha derin sorunlara yol açacak, ülkenin uzun yıllara sari kazanımlarını tehlikeye atacaktır.

MAZLUMDER olarak, Adil Yargılanma Hakkının ve Bağımsız ve Tarafsız Yargının hepimiz için bir koruma kalkanı olduğunu hatırlatırız. İfade Özgürlüğü, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı, Basın ve Seyahat Özgürlüğü gibi temel hakları ihlal eden; fiili bir OHAL rejimi anlamına gelen tüm bu yasakların karşısında olduğumuzu ve derhal kaldırılması gerektiğini vurgularız.

Yorum Ekle
Yorumlar (3)
ilhan Ayan | 31.03.2025 16:14
Hırsıza, soyguncuya, aldatana, yakıp yıkana, yalancıya da bir çift sözünüz olmalıydı! .. Bunlar mazlum ise, siz de zalımın hamisi mi oluyorsunuz?
Serdar | 26.03.2025 11:26
Mazlum-der kuruluş felsefesinden uzaklaşmıştır. Mazlumların, mustedafların değil, zorbaları savunur olmuştur. Demokratik bir hak olan yürüyüş/protesto hakkının kullanılmasının da bazı sınır/şartları vardır. Yapılan gösteri, yakıp yıkmak, çevreye ve insanlara zarar verildiğinde veya başkalarının hakları ihlal edildiğinde bu hak da ortadan kalkar. Başkalarına yaranma veya gözlerine girme gibi temayüllerden uzak durmalıdır Mazlum-der veya kendini feshetmelidir, diye düşünüyorum.
menduh | 26.03.2025 09:24
Dünyanın hangi ülkesinde şiddete başvuran, yakan-yıkan, kıran, ateşe veren, polise balta, çekiç hatta polise Asit döken vampirlere izin veriliyor sayın Malumder? Üstelik İmamoğlu ile ilgili soruşturmanın nerdeyse tamamını herkes bildiği halde halen "nerdeyse nedeni bilinmeyen sebep" nedeniyle tutuklandılar diyeceksiniz. Milyarlar halkın parasını yiyenlere sahip çıkmanız nasıl evirildiğinizi gösteriyor. Bir Müslüman olarak artık beni temsil etmiyorsunuz.