metrika yandex
  • $42.5
  • 49.29
  • GA40280

Haberler / Yorum - Analiz

Hukukun Unutulan Şemsiyesi / Mehmet Altuntaş

28.11.2025


Böcek ailesinin ölümünün otelde uygulanan böcek ilacından kaynaklandığının kesinleşmesi, Türkiye’de masumiyet karinesinin ve medya sorumluluğunun nasıl kolayca ihlal edildiğini bir kez daha ortaya koydu. Soruşturma tamamlanmadan yapılan ithamlar, insanların yıllarca biriktirdiği emeği 15 dakikada yok ediyor. Hukukun üstünlüğü, tam da böyle zamanlarda hatırlanması gereken bir toplumsal sigortadır.

Adaletin En Çok Unutulduğu Anlar

Türkiye günlerdir Böcek ailesinin trajik ölümüyle sarsıldı. İlk andan itibaren sosyal medya, televizyon ekranları ve köşe yazarları tek bir ihtimal üzerinde birleşti: gıda zehirlenmesi.

Oysa bugün, Adli Tıp’ın kesin raporu elimizde: Ölümün sebebi yiyecek değil, otelde uygulanan böcek ilacından sızan fosfin gazı. Bu gerçek sadece bir ölüm nedenini açıklamıyor; aynı zamanda toplumumuzun adaletle ilişkisine dair acı bir manzara da sunuyor.

Bu süreçte bir kez daha gördük ki “masumiyet karinesi”, teoride herkesin ezbere bildiği ama pratikte çok kolay ihlal edilen bir ilke.

Bu olay, masumiyet karinesi, medya sorumluluğu ve insan hakları gibi kavramların ne kadar kolay unutulabildiğini gözler önüne serdi.

Hukukun üstünlüğü, tam da böyle zamanlarda kendini gösterir veya yokluğuyla toplumu yaralar.

***

Linç Kültürü, Medyanın Hızlı Mahkemeleri ve İnsan Onurunun Kırılganlığı

Masumiyet karinesi çok önemli kadim bir kavramdır tabiri caizse hukukun omurgasıdır.

“Suçluluğu ispatlanana kadar herkes masumdur.” Basit bir cümle gibi görünür ama modern hukuk düşüncesinin temel taşıdır. Soruşturma sonuçlanmadan, deliller ortaya çıkmadan insanları suçlamak sadece hukuk ihlali değil, aynı zamanda bir insan hakları ihlalidir.

Böcek ailesi vakasında bu ilke, ilk günden itibaren hiçe sayıldı.

Esnaf, satıcılar, sokak lezzetleri, hatta tüm bir sektör topluca töhmet altında bırakıldı.

Oysa sorulması gereken en temel sorular bile kimsenin aklına gelmedi:

Eğer kokoreç zehirlediyse, aynı ürünü tüketen yüzlerce insan neden etkilenmedi?

Aynı otelde kalan diğer kişilerde semptom var mıydı?

O günlerde otelde kimyasal uygulama yapılmış mıydı?

Basit sorular, güçlü gerçeklere götürür. Ama medya ve sosyal medya acele hükmü daha çekici buldu.

***

Bir İnsan 40 Yıllık Emeğini 15 Dakikada Kaybediyor

Bu ülkede insanların hayatları kadar itibarları da kırılgan.
Bir işletme sahibi yıllarını veriyor; tek bir yanlış haber, yanlış yorum veya sosyal medya linciyle her şey yok olabiliyor.

Böcek ailesinin ölümü bir trajedidir.
Ama bu trajedinin gölgesinde haksız yere suçlanan kişilerin yaşadıkları da görünmez değildir.

Mahkeme kararı beklenmeden, sadece bir ihtimale dayanarak ekranlarda “dolaylı fail” ilan edilen işletme sahiplerinin emeği, bir anda kamuoyunun gözünde yok edildi.

İşte bu yüzden hukuk sadece suçlanan için değil, hepimiz için gereklidir.

***

Medyanın Reyting Uğruna Kurduğu Hızlı Mahkemeler

Gerçek gazetecilik, hakikatin izini sürer.
Bugünün medyasının önemli bir bölümü ise hakikat yerine hızın ve reytingin peşinde koşuyor.

Ekranlara çıkan yorumcular, insan hayatı üzerinden kolay hüküm cümleleri kurarak toplumsal algıyı yönlendirdi.
Soru sormak yerine suçlama, doğrulamak yerine duygu satıldı.

Böyle olunca medya, hukuk devletinin işleyişine destek olmak yerine onu gölgelemiş oluyor.
Her acele hüküm, toplumun adalet duygusuna atılmış küçük bir çentik.

***

Adaletin Hızı Değil, Doğruluğu Esastır

Adli Tıp’ın kesin raporu, hakikati tüm çıplaklığıyla ortaya koydu:
Böcek ailesi yiyecekten değil, otel odasında kullanılan böcek ilacından zehirlendi.

Ama bu hakikate ulaşıncaya kadar:

Esnaf suçlandı,

İşletmeler karalandı,

Medya linci yapıldı,

İnsan onuru örselendi.


Hukukun üstünlüğü, işte tam da bu noktada hayatîdir.
Toplumu ayakta tutan şey, hızlı karar vermek değil doğru karar vermektir.

Masumiyet karinesi, bir hukuki detay değil; toplumsal barışın güvencesidir.
Medya sorumluluğu, bir etik tercih değil; bir insan hakları meselesidir.
Adalet ise bir gün hepimizin ihtiyaç duyacağı ortak bir çatı.

Bugün yaşananlar, bize bu gerçeği acı ama öğretici bir şekilde hatırlattı:

Hızlı hüküm adalet değildir.
Adaletin değeri, sabırla ve doğrulukla ortaya çıkar.

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş