metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

ÜNİVERSİTELERİMİZ CAMİSİZ, CAMİLER DE ŞADIRVANSIZ KALMASIN / Ahmet TAŞ

01.06.2021

İslam'ın topluma yayılması ve Müslümanların devlet hayatının başlamasından bu yana mescit ve camiler hem ibadet hem istişare ve toplanma merkezi hem de devlet idare merkezi olarak milletin hizmetinde olmuş mekanlardır.

Peygamberimiz Hz.Muhammed (SAV)’in Medine'ye hicretinden hemen sonra bir mescid inşa edip Müslümanlara burada namaz kıldırıp tebliğ faaliyetinde bulunduğu, elçileri ve heyetleri burada ağırladığı, savaş ve barış kararlarının burada alındığı bilinen bir gerçektir.

Daha sonraki dönemlerde Emevi, Abbasi, Selçuklu ve diğer Müslüman devletlerde de şehirler, köyler, insanların toplu yaşadığı her yer cami ve şadırvanlarla donatılmış, minareleri ve ferah yapıları ile camiler sivil, resmi tüm Müslümanların ibadet ve toplanma merkezleri olmuş, halkı irşad faaliyetleri de buralarda yürütülmüştür.

Selçuklu ve Osmanlı devletleri döneminde şehirler, köyler camiler ile donatılırken külliye etrafında eğitim veren okullar (medreseler) de orada bulunan eğitim gören ve veren hocalar ve öğrencilerin ibadet, irşat ve toplanma merkezleri olarak içinde şadırvanları da olan cami ve mescitler ile süslenmiştir.

Cumhuriyet döneminde üniversiteler kampüs adı verilen binalar topluluğu içinde hizmet vermektedirler. İlk zamanlardaki din ve ibadet dışı anlayışın atlatılmasından sonra Müslüman idareci ve öğrenciler ile çalışanların ibadet ve toplanma merkezi olarak üniversitelerimizde de ferah camiler hizmete sunulmaya başlanmıştır. Burada misal olarak Erciyes Üniversitesindeki büyük camiden sonra kampüs alanının genişlemesinden sonra ikinci bir cami yapılmış ve yakında ibadete açılacak diye biliyorum.

Bunlar takdire şayan ve tebrik edilecek hizmetlerdir, milletimiz de bu hizmetleri yapanlara minnettardır.

Acaba diyorum şehrimizde kurulalı yıllar olan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi'nde o kadar öğrenci, o kadar öğretim üyesi ve personel için özellikle Cuma namazları ve vakit namazlarını gönül huzuru ile eda görebilecekleri bir cami neden yapılmaz. Mütevelli heyeti başkanı Mustafa Hamurkar Bey ahirette şefaatçisi olacak böyle bir hizmeti neden düşünmez, neyi bekler bilemiyor, merak ediyoruz. Son 2 yılda yaşanan korona virüs süreci daha iyi gösterdi ki insanlar dünyada kalmıyor ve yaptığı hayırlarla öbür dünyaya gidiyor.

Ayrıca yeni kurulan Kayseri Üniversitemize de görkemli, her türlü müştemilatı olan güzel bir cami yakışır diyor, kıymetli rektörümüz Prof.Dr. Kurtuluş Karamustafa hocama selam, sağlık ve başarı dileklerimi iletiyorum.

Diğer bir temennim ise Abdullah Gül Üniversitesi kampüsü içinde ulaşılır mesafede ve yeterli kapasitede güzel bir caminin hizmete sunulmasıdır. Zira camiler ve minareler içi dolduruldukça milletimizin İnanç sembolleridir.

ŞADIRVANSIZ CAMİ OLUR MU?

İslam tarihinin ilk dönemlerinden bu yana yapılan camilerin yanına mutlaka içinde tuvalet ve banyolarında olduğu şadırvanlar yapılmıştır. Bu zaruri ve ihtiyaca binaen yapılan bir uygulamadır.

Her ne hikmetse Kayserimizde şehrin Meydanındaki Bürüngüz Camii ile il müftülüğü yanındaki camilerimiz bu hizmetten mahrum bırakılmıştır. Bu camiler yapıldıktan bu yana birçok müftümüz, sendika yöneticilerimiz ve şehre kafa yoran eşrafımız gelip geçmesine rağmen bu eksikliğin telafisi için bir girişimde bulunmamışlar. Bir vatandaş olarak hatırlatmak istiyorum ki şadırvansız cami eksik demektir. Başta il müftümüz olmak üzere ilçe müftülerimiz bu konuyu gündemlerine alırlarsa yıllardır süren bu eksiklik kısa zamanda tamamlanır diyorum.

Selam ve dua ile

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş