Nedense son zamanlarda sürekli Diyanet ve imamlarla uğraşmaya ,Diyanet’i ve onun nazarında din görevlilerinin gereksiz olduklarını iddia etmeye başladılar. Yetmedi, televizyonlardaki programlarında alaya almaya , bunu da sosyal medya ve diğer mercilerde iyice dile getirmeye, fütursuzca iftiralara ve karalama kampanyalarına başvurdular.
Neymiş efendim; Diyanet’e, imamlara ne gerek varmış. Tabi bunu söyleyecekler. Çünkü onların yaşam tarzlarına imam gereksiz. Ne namaz ne niyaz ne abdest ne mahşer bilirler. Ondan çok rahatça hor görürle,r nefret ederler, kin kusarlar hatta imam kelimesi bile çıldırtır onları. Neden mi ?
Çünkü onlar için imamlardır mahallede ,köyde, kasabada İslam’ın sembolleri.
Çünkü onlardır selaların,ezanların susmayan bülbülleri. Kısacası saldırmalarının tek amacı İslam’dır. Bunlar değil mi,sanatın ardına gizlenip bizlerin değerleri ile alay edenler? İmamı görünce çarpılmış gibi olmaları da gayet olağan.
Ama bir papaz görseler, ne yapacaklarını şaşırırlar. Hürmet gösterir, övgü ile bahsederler,okumuş vizyon sahibi kişi derler.Nedense papazlar bunlara daha sempatik görünüyor.
Zevatların kendi dizilerinde, romanlarında , filmlerinde bu papazları daha nahif daha babacan daha öğüt veren biri olarak lanse etmeye çalışırlar. Niye bu kadar övdüklerine gelirsek. Çünkü onların şeytanlarına zarar vermiyorlar. İkisinin de düşmanı aynı, ikisinin de şeytanları akraba. Özet olarak gayeleri aynı gayretleri ortak .
Bu hodbinler imamlarımızı yıllarca filmlerinde kaba saba,bakımsız ,berduş ,kekeme ,cahil, üfürükçü ,kadın düşkünü ,din tüccarı , tiplemeler ile tanıtmaya çalıştılar ve tanıtmaya hala devam ediyorlar.
Aslında onların derdi imamlar ile değil. Onların derdi imamların İslam’ı temsili.
Onların derdi camilerin bazı değersiz imamlar ile donatılmasına ses çıkararak İslam’ın emin ellerde olması değil. Gerçekte dertleri aklı selim imamların çoğalmasını azaltarak Müslüman gençlerimizin bu imamları göstererek İslam’dan uzaklaştırmak.
Onların derdi daha donanımlı imamların gelmesi için çabalamak değil. Onların derdi Müslüman’ın temsilcisi imamı daha ne kadar aşağılayıp bununla İslamiyet’e ne kadar zarar veririz ve İslamiyet’i cahil bir toplum dini gibi gösterme çabası.
Aslında dertleri yüksek kalibreli üst düzey Müslüman bir toplum yakalamak değil ki!
Dertleri yıllar öncede yapmaya çalıştıkları gibi dinsiz bir toplum için uğraşıyorlar. Eski dönemde ezanı Türkçe okuttular ,camileri kapattılar. Senelerce milleti böyle bir devlet modeli ile yönettiler. Peki ne oldu? Hani nerde? O zamanlarda bilimsel başarıları mı vardı? Şimdi durduran imamlarmış, Diyanet’miş gibi hakaretlere başladılar. Dediğim gibi bunların derdi imamlar değil dertleri İslam,kardeşim İSLAM.
Şeytanlaşmış zihinlerini katılaşmış kalplerine hücum eden seslerin temsilcileri olan imamlara kinliler.
İmamlarımız, alimlerimiz İslam’ı bu topraklarda,bu beldelerde, bu kasabalarda, bu köylerde ve bu mahallelerde İslam toplumunun varlığının kanıtıdırlar.
Buralarda Müslüman ahalisi ,İslam’ın mihveri ve mihmandarı olacak gençler var.
Buralarda şeytana geçit vermeyecek bir nesil var.
Buralarda Resul’ün ismi duyulduğunda ağlayan bir ahali var.
Yukarıda saydıklarımızın özetidir imamlarımız, ezanlarımız, selalarımız.
Bunların sıkıntıları her gün beş defa okunan o değerli cümlelerden ezanı Muhammediye lafzından dolayı,isyanları,iğrençlikleri,nefretleri.
Bu ahlaksızlar Diyanet’e ,camilere ,cemaatlere ,imamlarımıza İslam’ı temsil niteliğinden dolayı kinliler.
Hakaretleri , aşağılamaları, alaya almaları aslında şahıs nezdinde imamlar gibi görünse bile düşmanlıkları Kuran’a, Peygamber’e genel tabiri ile İslam’a .
Biz Müslümanlar’a ne yazık ki bunlara uyup ‘’ Haklılar, doğru söylüyorlar.’’ diyen hatta ‘’Camiler çok fazla, Ne gerek var?’’ diyen camii cemaatine.
Ne yazık ki bunlara destek veren ‘’Haklılar, Ne gerek var bu kadar imama?”” diyen, sonra da abdest alıp imamın arkasında saf tutan ağabeylere.
Ne yazık ki ‘’ İmamların ülkeye ne yararı var?’’ dedikten sonra imamların önünde diz bağlayıp kuran öğrenmeye can atan amcalara.
Ne yazık ki ‘’Çocuğum hasta olduğunda doktor bakar, imam ne yapar?’’ ya da ‘’Öncelik tıp fakültesi olması lazım. İlahiyata ne gerek var?’’ deyip babası öldüğünde cenaze namazı için imamın arkasında saf tutan çok bilmişlere.
Ne yazık ki ‘’İmamlar çok maaş alıyor sanki ne yapıyorlar?”” deyip milyarlarca lira gelirinin zekatını veya filtresinin hesabını yapmak için imamı arayan müslüman zengine.
Yazıklar olsun, bizim din görevlilerimizi bu hakaretlerden koruyamadığımız, savunamadığız ve onlara sadık olamadığımız için bizlere.
İşte sen arkadaş! Bu kadar saydığım misaller arasından birini sen seç istersen. Sen hala “Ne gerek var?’’ diyenlerden misin? Karar senin, düşünce senin, akıl senin, fikir senin. Vesselam.
TÜRKİYE VE İRAN / Ümit AKTAŞ
09.03.2026
NATO, Malatya'ya patriot yerleştiriyor
10.03.2026
Halkbank davasında ABD ile anlaşmaya varıldı
10.03.2026
KÜRESEL DÜZENİN SONBAHARI
15.02.2026
Surelerin Mesajları: ÂLÂ SURESİ - 8 OSMAN KAYAER 09.03.2026
Teslimiyetin maskesi; mezhepçilik DERVİŞ ARGUN 16.03.2026
İRAN VE BÖLGESEL TAHLİL SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 22.02.2026