Soykırım suçlusu İşgalci İsrail’in suçlarına ve bu suçlara yardım niteliğindeki kirli ticarete ortak olmamak adına Türkiye'nin farklı şehirlerinde cumhurbaşkanına, iktidar partisine ve bakanlara yönelik gerçekleştirilen protestolarda yapılan gözaltılar ve uzaklaştırmalara ilgili olarak MAZLUMDER (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği) bir açıklama yayınladı.
MAZLUMDER tarafından yapılan açıklamada toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti Anayasa tarafından güvence altına alınmış en temel insan haklardan olduğu belirtildi.
MAZLLUMDER tarafından yapılan açıklmanın tam metni şu şekide:
SOYKIRIMCI İSRAİL’E YAPILAN TİCARETİ PROTESTO EDENLERİN ENGELLENMESİNİ VE GÖZALTINA ALINMASINI KINIYORUZ!
Soykırım suçlusu İşgalci İsrail’in suçlarına ve bu suçlara yardım niteliğindeki kirli ticarete ortak olmamak adına Türkiye’nin farklı şehirlerinde cumhurbaşkanına, iktidar partisine ve bakanlara yönelik protestolar gerçekleştirilmiştir. Medyaya yansıyan görüntülerde Cumhurbaşkanının veya Bakanların yol güzergâhında yapılan protestoların engellendiği ve protestocuların gözaltına alındığı, alandan uzaklaştırıldığı görülmektedir.
Hatırlatmak gerekir ki Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı ile Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti Anayasa tarafından güvence altına alınmış en temel insan haklarındandır.
“Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.”(Anayasa m. 34/1)
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.” (Anayasa m. 26/1)
Hakların kullanımı esnasında kolluğun temel görevi engellemek değil, hakkın güvenli bir şekilde kullanılması için gerekli tedbirleri almaktır. Daha önce de birçok farklı örnek vesilesiyle ifade ettiğimiz üzere, Anayasal teminata rağmen Türkiye, gösteri ve yürüyüş hakkının her fırsatta engellendiği, ifade özgürlüğünün kullanımı için zaruri araçların işlevsizleştirildiği bir ülkeye dönüşmüştür.
Unutulmamalıdır ki Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı ile İfade Özgürlüğü, hükümet politikalarına uygun ya da uyumlu söylemler ve eylemler için değil, esasen hükümet politikalarıyla uyuşmayan ve onların açıkça eleştirildiği, sarsıcı, hatta şok edici söylemler ve eylemler için gereklidir. Toplum, görüşlerini ve eleştirilerini yöneticilere bu yolla iletir ve yönetimler üzerinde bu yolla sivil baskı kurar. Şiddet yollarına başvurmayan ve hakaret içermeyen gösteri ve yürüyüşün engellenmesi, eleştiriye tahammülü olmayan otoriter rejimlerin işidir.
MAZLUMDER olarak:
-Soykırım suçu işlediği herkesin malumu olan işgalci İsrail’le yapılan kirli ticareti eleştirmenin, vicdan sahibi her insanın doğal hakkı olduğunu hatırlatır,
-İfade hürriyeti kapsamında gerçekleştirilen barışçıl gösteri ve protestoların, basit gerekçelerle engellenmesine artık bir son verilmesi gerekliliğini vurgularız.
Gardaş Ülke Özbekistan AHMET SEMİH TORUN 28.01.2026
Otoriterlik YUSUF YAVUZYILMAZ 01.02.2026
Tahammül, Tahammülsüzlüğe Bile... MUSTAFA ATILGAN 28.01.2026
ABD Terörü ve Rızanın Çözülüşü BEKİR BERAT ÖZİPEK 04.01.2026
maduro madara olunca! MUSTAFA AKMEŞE 08.01.2026
Ağaçlar Ayakta Ölür OSMAN YURT 05.01.2026
Kavramı Taş Diye Atanlar KADİR ÇİÇEK 26.01.2026
Hayal Kırıklıkları ve Gerçekler YUSUF YAVUZYILMAZ 10.01.2026