İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Ankara Şubesi yaptığı açıklama ile , Ankara Valiliğinin Suriyeli Mültecilerin barındığı evlerin yıkılacağın dair tebeligatları ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce alınan ve Belediye ile birlikte uygulanan kararlar saldırganlar ve arkasındaki güçlerde yaptıkları eylemlerden netice aldıkları kanaati oluşturarak cesaretlendirici bir etki oluşturacağını belirtti.
Yapılan açıklamada, bir ülkede vatandaş olanların bile bir haftalık sürede yeni bir yer bulup taşınmalarının zorlukları ortada iken binalarda ve mahallelerde yabancıların istenmediği bir sosyal ortamda maddi, manevî imkansızlıklar içinde olan bir göçmenden bir hafta içinde dükkânını ve evini boşaltmasının istenmesi hakkaniyetli bir uygulama olmayacağı gibi ayrıca yeni insanî trajedilere de yol açma potansiyeli taşıyacağının altı çizildi.
Mazlumder Ankara Şubesi, Göçmenlerin barındığı ve iş yeri olarak kullandığı yerlerde oturulması yaşam riski oluşturacak binalar boşaltılacaksa, boşaltma süresi, yeni kiralık yerlerin bulunması ve taşınma gibi süreçlerin göçmenlerin yeni mağduriyetini önleyecek şekilde insanî bir süreçle yönetilmesi insan hakları hukuku açısından vazgeçilmez talep olduğunu sözlerine ekledi.
Mazlumder Ankara Şubesi Tarafından Yapılan Açıklamanın Tam Metni:
Ankara Altındağ'da Ağustos ayında adlî bir olayı bahane eden saldırgan gruplar, Önder ve Battalgazi Mahalleleri'nde Suriyelilerin iş yerlerine ve evlerine yönelik saldırılar düzenlemişti. Suriyeliler can güvenlikleri olmadığı için olaylardan sonra günlerce sokağa çıkamadılar.
Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce (Ankara Valiliği, Jandarma ve Emniyet Birimlerinin katıldığı toplantıda) olayların yaşandığı Ankara ili için yeni kararlar aldı. Bu kararlar içerisinde Ankara’nın 2 Eylül tarihinden itibaren göçmenler için geçici koruma kaydına kapandığı, başka illerde kayıtlı olup fiilen başkentte ikamet eden Suriyelilerin, kayıtlı olduğu illere geri gönderileceği, göçmenlerin barındığı metruk binaların yıkılacağı şeklinde kararlar bulunmaktadır.
Olayların yaşandığı ve mültecilerin yoğun olarak yaşadığı Önder ve Battalgazi Mahalleleri'nde Altındağ Belediyesi tarafından binaların yıkılacağına ve evleri boşaltmalarına dair tebligatlar yapılmaya başlandı.
Tebligatlarda tamamına yakınının Suriyeliler tarafından kullanılan dükkân ve meskenlerin bir hafta içinde boşaltılması istendi. Bu sürede bazı binaların yıkılmasına da başlandı. Bu binalar hakkında yıllar öncesinden gelen ama bugüne kadar uygulanmayan yıkım kararları olmasına rağmen belediyeler Göç İdaresinin aldığı karardan sonra yıkım kararlarını uygulamaya başladılar.
Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce alınan ve Belediye ile birlikte uygulanan kararlar saldırganlar ve arkasındaki güçlerde yaptıkları eylemlerden netice aldıkları kanaati oluşturarak cesaretlendirici bir etki oluşturacaktır.
Göçmenler bütün dünyada dezavantajlı gruplar olup iş ve geçimlerini sağlamalarına imkân oluşturarak insanî koşullarda yaşamalarını sağlamak ev sahibi ülkenin sorumluluğundadır. Göç İdaresi göçmenler ile ilgili alacağı kararlarda saldırganları ve ayrımcı zihniyeti menmun edecek kararlar değil göçmenlerin başta yaşam hakkı olmak üzere insanı haklarını korumaya dönük kararlar almalıdır.
Belediyenin imar ve şehircilik çalışmaları yaparak metruk binaları yıkma kararları anlaşılabilir bir durum olmakla birlikte bu uygulamalarda Türkiye’nin siyasi atmosferinin dikkate alınarak özellikle son aylarda kışkırtılan yabancı karşıtlığının göz ardı edilmeden bu uygulamaların insanî bir süreçle yönetilmesine özen gösterilmelidir.
Bir ülkede vatandaş olanların bile bir haftalık sürede yeni bir yer bulup taşınmalarının zorlukları ortada iken binalarda ve mahallelerde yabancıların istenmediği bir sosyal ortamda maddi, manevî imkansızlıklar içinde olan bir göçmenden bir hafta içinde dükkânını ve evini boşaltmasının istenmesi hakkaniyetli bir uygulama olmayacağı gibi ayrıca yeni insanî trajedilere de yol açma potansiyeli taşımaktadır.
MAZLUMDER olarak;
Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün, Ankara ile ilgili aldığı yeni mağduriyetlere yol açacak kararları acilen gözden geçirerek evlerin boşaltılması uygulamasını durdurmasını,
Ankara dışında ikameti olan göçmenlerin Ankara dışına ikamet yerlerine gönderilirken iş ve çalışma durumu dikkate alınarak kararlar almasını,
Göçmenlerin barındığı ve iş yeri olarak kullandığı yerlerde oturulması yaşam riski oluşturacak binalar boşaltılacaksa, boşaltma süresi, yeni kiralık yerlerin bulunması ve taşınma gibi süreçlerin göçmenlerin yeni mağduriyetini önleyecek şekilde insanî bir süreçle yönetilmesi insan hakları hukuku açısından vazgeçilmez talebimizdir.
MAZLUMDER ANKARA ŞUBESİ
Gardaş Ülke Özbekistan AHMET SEMİH TORUN 28.01.2026
Otoriterlik YUSUF YAVUZYILMAZ 01.02.2026
Tahammül, Tahammülsüzlüğe Bile... MUSTAFA ATILGAN 28.01.2026
ABD Terörü ve Rızanın Çözülüşü BEKİR BERAT ÖZİPEK 04.01.2026
maduro madara olunca! MUSTAFA AKMEŞE 08.01.2026
Ağaçlar Ayakta Ölür OSMAN YURT 05.01.2026
Kavramı Taş Diye Atanlar KADİR ÇİÇEK 26.01.2026
Hayal Kırıklıkları ve Gerçekler YUSUF YAVUZYILMAZ 10.01.2026