metrika yandex

Haberler / Ankara Analiz

Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz / Cavit OKUR

03.05.2020

Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz. (Hz.Muhammed.SAV)

Aslında bizim için işleri Müslümanca halletmek esasdır. Ancak bulunduğumuz ortam, kanun, sistem buna el vermemektedir. Buna rağmen etkili ve söz sahibi kimselerin ellerindeki imkanları kullanarak iyilikleri yayma ve kötülükleri durdurma sorumlulukları vardır. Elbette toplumda toplumu ve aileyi zarara uğratıcı gayr-ahlaki durumlar ve fiiller yeni değildir. Ve bunlarla mücadele birkaç günlük kınama, ayıplama vb. şeylerle de olacak da değildir. Devamlı ve organize bir mücadele gerekir. Eğer kanunlar bunu yapamıyorsa yine kanunlar elverdiği fırsatla bunu yapmak ben Müslümanların boynunun borcudur. Allah'ın halifelik sorumluluğunun bir anlamı da budur sanırım.

Son günlerde Diyanet İşleri Başkanının bir duasıyla yine gündeme gelen, çağımızın aleniyete vurmaları ve utanmayı kaldıması sebebiyle en büyük ve hızla yayılan ahlaksızlığı LGBT, siyasi destek de bularak hızla güçlenmektedir.

Herkes bunun bir sebebinin de İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun olduğunu (ki daha önce ben de böyle yazdım) söylüyor. Herkes kınayarak geçiştirmeyi yeğliyor. Kınama benim gücüm nisbetindedir. Ancak devlet otoritesindeki etkili ve yetkili kişiler bunu kınama ile geçiştiremezler. Yukarıdaki yazdığım hadis ve anayasa mucibince de bu milletin kültürünü, ahlakını korumak zorundadırlar. Bu sözleşme ise sebep onu iptal etmek, yok kanunsa onu değiştirmek bunların sorumluluğundadır.

Artık bunu yazanlara diyorum ki topyekün herkesin açık açık yazması gerekir ki, bunun sorumluluğu ve günahı altından Reis de olsa kalkamaz.

Eğer biz onu seviyorsak -ki ben onu bir Müslüman olarak seviyorum- sevdiğimizi her türlü hatadan, günahtan korumak için gereğini elimizden geldiğince yapmak zorundayız. Seven sevdiğini ucuza harcamaz. Piyasada şakşakçıların ve yalakaların övgü ve alkışlarına bakıp onun ateşe itilmesine seyirci kalmak Müslümana yakışmadığı gibi, onun bu ülkenin çobanı olduğu ve bu ülkenin en başta ahlakından, adaletinden sorumlu olduğunu da bir Müslüman inancıyla hatırlatmamak da yakışmaz. Yegane önderimiz Peygamberimiz ‘’Din nasihatla ayakta durur’’ buyurmuş. Çünkü bu ülkede olup biten ne varsa iyi veya kötü en başta sorumluluğu sayın Başkanımıza aittir.

Başta da belirttim elbette herkesin sorumluluğu nispetinde buna açık açık destek olması gerekir. Cinsel eşitlik veya özgürlük diye ortaya çıkan ve aynı şekilde onlara destek olan bir avuç ahlaksızın ülkeyi ahlaksızlığa sürüklemesine ve aileyi bozmasına kanunlar ölçüsünde müsaade edildiği müddetçe bunun önüne geçilemez. En azından bunların cesaret almasını sağlayan ne kadar kanun ve kural varsa hepsini değiştirmek Başkanın ve iktidarın görevidir. Bu hususta sorumluluk da onlara aittir. Onlar kınamaz, yapar, engeller...

Ne yaparsak yapalım ahlak yoksa yaptığımız her şey boşunadır. Din ahlaktır, ahlak da dindir. Ahlak ortadan kalkarsa din de yok olur gider.

Bizim için de Ahlaksızlığı önleyici sürekli bir çalışma yapmanın ve bunun için kurumsallaşmanın vakti çoktan gelmiştir. Kurumlar var diyorsanız o zaman son süratle birinci mesele ahlaktır deyip var gücü ile bu işe soyunmalı. Bazı ortaya çıkan olaylar neticesinde ortaya çıkıp bağırmanın, çağırmanın, kınamanın bir faydası yok. Bu ahlaksızlığı işleyenler ülkemizde yeni değil. Özellikle medyada tek tük de olsalar 50-60 senedir görülmektedir. Kanun değişse de bunlar durmayacaktır. Ancak hiç olmazsa dayanaklarını kurutmak gerek.

Sözleşme filan zaman imzalanmış, kanun oybirliği ile çıkmış. Ne zaman ve kim çıkarırsa çıkarsın. Ben bunlarda değilim. Ancak gelinen noktada bu ahlaksızlığın güç aldığı bu sözleşme ve kanun ise diyorum ki SAYIN BAŞKANIM bir an önce bunları değiştirin, durdurun. Allahın, bu fiil sebebiyle LUT kavmine reva gördüğü cezanın dehşetini hatırlayıp karısını bile kurtaramadığını akledelim.

Ahlak yoksa yapılan hiçbir işin değeri olmayacaktır. Dinsizliğin de bir versiyonu olan, ve kendilerini LUT kavminin çocukları olarak tanımlayan bu güruh hepimizin helak sebebi olmasın diye…

Selam ve dua ile...

Yorum Ekle
Yorumlar (8)
yusuf filik | 05.05.2020 12:53
Özü müz ahlak lı olmak tır
cavit okur | 05.05.2020 12:14
Mustafa muvahhid kardeşim Ben raina demedim unzurna dedim .kuran böyle diyor değilmi?Kaldı ki oyet yahudilerin o kelimeyi küfür,aşağılama vb için kullandıkları içiç inmiştir.Bizim kastımızda veya yazımızda bunları anımsatacak bir cümlemi var acaba?
cavit okur | 05.05.2020 12:02
sayın muhsin bey kardeşim;Bizim buradaki kastımız herkesin sorumluluğu kadar yükün altına girmesidir.Yoksa kimseyi sürü olarak görmek kastımız olamaz.Ancak Allah rasulünün sadece sahabe ile arkadaş olması tevazu ve insan olduğu içindir.Sorumluluğa gelince\'\'Maide suresi 49 Sen de aralarında, Allah`ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma.\'\'allaha ve rasulüne itaat ediniz\'\'\'onlara kafaları çatlayıncaya kadar anlat\'\'vb,ayrıca haramlar helallar,cezalar ve diğer hukuk kuralları vs yüzlercesini sayabiliriz ki sorumluluk önmce idarec,ilerin ve sonra bütün insanlarındır.Peygamberimizin hiçbir kural uygulamdığını ve açıklayıcı bir kural koymadığını düşünmek mümkün değildir.Kaldı ki dört halifenin uygulamalarıda bu yöndendir.Yoksa niyetimiz asla kimseyi sizin anladığınız manada sürü olarak görmek değildir.Sadece sorumlulukları hatırlatmaktır..
Muhsin Ganioğlu | 05.05.2020 00:07
Değerli Cavit beyin yazısında belirttiği “hepiniz çobansınız sürünüzden mesulsünüz” hadisini, İsra 13, bakara 104 ayetleri ve Kuran’da 4 yerde geçen “arkadaşınız Muhammet” kavramını ve Nebi SAV nin bir zorba değil uyarıcı ve müjdeleyici olduğu hususlarını bir arada değerlendirdiğimizde; toplumdaki statüsü ne olursa olsun herkesin kendine verilen sınırlar içinde sorumluluğunu taşımak durumunda olduğunu, çobanlık ve sürülük ilişkisinin İslamın oluşturmak istediği şahsiyet bilinci ile örtüşmediğini düşünmekteyim. Dolayısıyla hiç kimsenin böyle bir anlayışla yönetsel tavır almasını ve karar vermesinin doğru olmadığını düşünüyorum Selamlar
Muhsin Ganioğlu | 04.05.2020 21:10
Değerli Cavit beyin yazısında belirttiği “hepiniz çobansınız sürünüzden mesulsünüz” hadisini, İsra 13, bakara 104 ayetleri ve Kuran’da 4 yerde geçen “arkadaşınız Muhammet” kavramını ve Nebi SAV nin bir zorba değil uyarıcı ve müjdeleyici olduğu hususlarını bir arada değerlendirdiğimizde; toplumdaki statüsü ne olursa olsun herkesin kendine verilen sınırlar içinde sorumluluğunu taşımak durumunda olduğunu, çobanlık ve sürülük ilişkisinin İslamın oluşturmak istediği şahsiyet bilinci ile örtüşmediğini düşünmekteyim. Dolayısıyla hiç kimsenin böyle bir anlayışla yönetsel tavır almasını ve karar vermesinin doğru olmadığını düşünüyorum Selamlar
Mehmet Ali Can | 04.05.2020 10:52
Dilinize sağlık sayın hocam
Aydın Suluhan | 04.05.2020 02:01
Emeğinize sağlık kıymetli Cavid hocam; Selam ve dua ile...
Mustafa muvahhid | 04.05.2020 01:21
Bu hadis olduğu söylenen söz kurana aykırı.\"raina demeyin\" ayeti yani çobanımız demeyin ayeti varken hepiniz çobansınız demez benim peygamberim(ra). Sürü güdüsü oluşturmaz islam