Hikmet Kapısında Tefekkür Demleri..

Hikmet Kapısında Tefekkür Demleri

 

*   İnsanla Allah arasındaki mesafe açıldı. Kendine bakmayı, Allah’ın her dem yanında olduğunu  unuttu insan…

*   Dilediği gibi yaşamak ister çoğu insan. Üstünde yüce  Yaratıcının gölgesini görmek istemez.  

*  Tiranlar kutsal üretmeyi çok sever …

*   Kâinatın bütün zenginliği, Hakkın ışıltısı yanında sönük kalır…

*   Allah’ın üflediği ruhla yücelen insan, esareti asla kabul etmez…

*   Allah’ın varlığı değil yokluğu iddiadır…

*   Sonsuz boşluğun ortasında asılı dünya, bir sahnedir insan denen aktöre… 

*   Uzat elini ezilenlere, yoksula gülümse, sofrasına ekmek ol, acılarına ortak…

*   Kaldır başını. Yokuş da olsa koş iyiliğe. Bir hikâyen olsun kuşaklar boyu anlatılacak…

*   Toprağın çocukları olarak doğarız ama gökyüzüne yolcu olmaktır işimiz.

*   Tanrıyla sorunu olmayan insanlar yeryüzünü gökyüzüne bağlayan işaret taşları gibidir…

*   İnsan çölde kum tanesi değildir /  İnsan yoksa anlamı yoktur yerlerin ve göklerin…

 *   Çiğ yemeyenin karnı ağrımaz. Ne ki, çiğ yemeyi kişinin tercihine bırakmayan bir model inşa etmek asıl meseledir...

*   Altın tabaklarda yemek yiyen köleler olmaya razı olma…

*   İnsan; organlarına teslim olmuş, bütünlüğünü yitirmiş bir mozaik taş gibi…

*   Kendini bulamayan kendine gelemez.

     Yola çıkmak için kendimizi bulmak zorundayız.

*   Doğarken, yaşarken hayatın iniş /çıkışlarını ve ölürken, hep yalnızdır insan!

*   Acıları gömemezseniz kuyunuz olur. Susuz kuyunun ziyaretçisi olmaz. Öğretir hayat mektebi…

*   “Geçmişe takılıp kalma!” diyorlar ama insan geçmişiyle var

        İnsan kendine bakmayı öğrendiğinde geçmişine bakmış olmuyor mu?

       Acısı, sızısı, kapanmayan yaraları ile insanı var eden geçmişi…

*   ”Müslümanların çöküş sebeplerinin en büyüklerinden biri de eskinin üzerinde donup kalmaktır.”

*   “Malı düşmanlar için biriktirmeyin

        Zira, sizi yenerlerse, malı da memleketi de alırlar”

     Yazık. Şerefiniz pahasına koruduğunuz

    Malda ve nimetde hayır yoktur”

*   Bizi güçsüz kılan,  içimize kaçmış dünyada, esaslı duruş bozukluğu…             

*   Ucunda ölüm olunca!

      Laik dindar hep bir ağızdan “Allah” dermiş…

*  “Dünyada en çok en kolay en çabuk yapılan şey nedir?” diye sorsan, “Rol yapmaktır”                       derim…

*   “Dünyada en zor en meşakkatli en riskli şey nedir?” diye sorsan, “Sahici insan olmaktır”         derim…

*   İnsanlar gecenin rahmet damarlarından beslenemeden sabaha iniyorlar…

 *   Hayat hem yol hem yolculuk…

*   Ömrünü elinde tutamayan ellerim var…

*   Ey Kalbim!

     Atılmış pamuklar gibi üzerine gelse dağlar

     Dürülse dünya defteri 

     Yaklaşsa “Kıyamet”  saati

     Hayatın nabzı elinde olsun…

*   “İnsan için çalıştığından başkası yoktur.” (Necm: 39)

*   “Müslümanlar malı çok sevdiklerinden malı kaybettiler. Hayatı çok sevdiklerinden onu da kaybettiler.” (Şekip Arslan)

*   Sadece inanıyor olmak, Yüce Allah’ın her hâl ve şartta yardımına lâyık olmak anlamına gelmiyor…

*   Hayat seçimlerden ibarettir.

*   Daha varlıklı ama daha çekingen daha kuşkulu, yitirmekten korkan, kalbi katılaşan insanlara döndük…

*   Hayatın nabzı eşya merkezli atarken, bitmek bilmeyen işler sürükler durur insanı.  Oysa işini bitirip de  ölen var mıdır dünyada?

*   Söyleyin! İnsandan geriye ne kalır? Verdikleri mi, vermedikleri mi?

 

18.02.2022 , Kardelen / ANKARA

Mehmet Yavuz AY

Paylaş