metrika yandex
  • $44.29
  • 50.7
  • GA50500
Yolcu

iran şii imiş iyi ya… peki siz ne oldunuz dost?

MUSTAFA AKMEŞE
08.03.2026

 

yolda olunca insan bazı şeyleri daha farklı görüyor:
haritaya bakarak değil,
kalbine bakarak anlıyor bazı hakikatleri.

yol bazen yaban diyarlara atınca insanı 
birden bir hüzün çöker adamın gönlüne. İtalya’ya gitmek gibi mesela.. 

ezansız bir gökyüzü insanın içine nasıl bir yalnızlık bırakır bilir misin dost 
minaresiz şehirlerde kalbin nasıl üşür,
selamsız sokaklarda insan nasıl yabancılaşır…. 
cebinde para varken aç kalmak var ya! ah… 

o zaman anlamıştım ki
bir toprağın islam toprağı oluşu sadece rejimle, bayrakla, mezheple anlatılacak bir şey değildir.
bir selamdır bazen.
bir iftardır. ezan sesiyle açtığınız 
yolcuya açılan bir kapıdır.

diyeceğim o dur ki dost;

işte bu yüzden defaten gittiğim tüm şehirlerini gördüğüm 
yolunu tozunu yuttuğum iran'da bir keresinde 
telefon kartı lazım olmuştu 
iftar açmak için girdiğim lokantada çalışan genç bir adam “sıkıntı yok ben hallederim” derken 
gece iki’de üç yaşındaki oğlunu da yanına alıp otele gelen o  şii genci unutamam.
adam bana kendi yedek telefon kartını getirmişti.
para teklif ettim…
alınmıştı.
“abi misafirimsin” demişti.

işte şimdi soruyorum dost;
bugün amerika ve israil iran’ı vururken
ekran başında oturup
“oh olsun şii bunlar” diyen adamlara soruyorum.
siz hangi dinden bahsediyorsunuz?
hangi kitap size bunu öğretti?
hangi peygamber size
bir müslümanın bombalanmasına sevinmeyi helal kıldı?
iran şii imiş…
iyi ya.
siz de sünnisiniz.
ne olmuş?

yıllardır anlatmaya çalıştığım mesele tam da budur işte.
mezhep bir yol yorumudur
din değildir.

ama bazı adamlar var ki
mezhebi din yapmış,
kavgayı iman sanmış,
düşmanlığı akide diye satıyor.

garip olan şu dost…
israil bombayı atıyor
amerika savaş gemisini gönderiyor
ama bazı müslümanların kalbinde patlayan şey mezhep nefreti oluyor.

düşman dışarıdan geliyor
ama kalpler içeriden yıkılıyor.
insanın içi acıyor.
çünkü aynı adamlar
kudüs için nutuk atıyorlar,
ümmetten bahsediyorlar,
islam kardeşliği diyorlar.
ama mesele şii bir ülke olunca
birden susuyorlar.
hatta bazıları seviniyor.
vallahi tuhaf bir akıl bu.

düşünün…
gazze bombalanırken ağlayan,
ama tebriz, tahran, şiraz vurulunca susan bir vicdan…

bu nasıl bir iman hesabıdır?

şunu açık konuşalım dost;
iran’ın rejimini eleştirebilirsiniz.

mollaların siyasetini tartışabilirsiniz.
yanlışlarını konuşabilirsiniz.
suriye'de esed zalimine destekleri ve sünni müslüman halka yaptıkları eziyet ve zulümleri nedeniyle nefret edebilirsiniz 
bin yıllık şii sünni kavgasında yumruk sıkan tarafta bile olabilirsiniz. 
ama amerika ve israil’in saldırısını alkışlamak
başka bir şeydir.
o artık mezhep değil,
o artık zihin işgalidir.

bir zamanlar tayyip bey’in dediği bir söz vardı ya;
“ben ne sünniyim ne şii… ben müslümanım.”
işte o söz bu günlerde daha anlamlı.
çünkü görüyoruz ki
mezhepçilik müslümanı kör ediyor.
adam amerikalıyla aynı cümleyi kuruyor farkında değil.
israil ile aynı sevinci paylaşıyor farkında değil.

oysa yolcu bilir dost…
yol uzundur.
mezarlar yakındır.
ve bir gün herkes
aynı mahkemeye çıkacaktır.
orada ne sünnilik sorulacak
ne şiilik.

orada sorulacak şey şudur;
bir müslüman vurulurken
sen kalbinde ne taşıyordun?
işte bütün mesele budur.
gerisi…
yol tozudur.

 

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
AHMET ERKAN- Şuurlu Öğretmenler Derneği | 10.03.2026 23:08
ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTbelki tesbitlerini az kişi okuyacak diğer popüler yorumcular varken ama söz uçar yazı kalır misali kalemine sağlık diyor ümmetin şuur kaybından tez zaman kurtulması duasıyla AHMET ERKAN- şuurlu öğretmenler derneği
Bir başka yolcu | 08.03.2026 11:44
Hakikati hatırlatan bu hoş ifadeler üzerine ne söylesem eksik kalacak. Mevlâ katından özel ecirlendirsin.