Okulun ilk haftasında da özel bir uyum programı ortaya koyacaklarına işaret eden Bakan Selçuk, "Yani öğretmenlerle ilgili daha önce bir çalışmamız olacak ama çocuklarımız için de 1 hafta boyunca uyum çalışmaları konusunda açıklamalarımız devam edecek." diye konuştu.
"Personel sayısında artışa gidildi"
Okulların hijyenini sağlamak için temizlik ve güvenlik personeli alımının da süratle devam ettiğine dikkati çeken Selçuk, salgın şartları nedeniyle bu personelin sayısında artışa gidildiğine değindi.
Okullarla ilgili bütün ihtiyaç kalemlerinin tek tek çıkarıldığını ve il, ilçe, okul düzeyinde nelere ihtiyaç olduğunun somut şekilde ortaya konulduğunu anlatan Ziya Selçuk, buna uygun şekilde okullara mali destek vermek ve diğer teknik destekleri sağlamak için de gereken planlamaları yaptıklarını, bu hafta içinde il müdürleriyle de bir toplantı yapacaklarını açıkladı.
Her bir ili kendi durumunu dikkate alarak tek tek incelediklerini anlatan Selçuk, kısa zaman içerisinde öncelikli okullardan başlamak üzere bu desteklerin ulaştırılacağını hatırlattı.
Bakanlık bürokratlarının çeşitli ilerde gruplar halinde risk analizlerine katılacaklarını ve o illerdeki çalışmaları takip etme imkanı bulacaklarını ifade eden Bakan Selçuk, bu çalışmalarla yol haritasını ortaya koymayı planladıklarını kaydetti.
Bakanlık olarak tüm süreç boyunca sahada ve okullarda olacaklarını belirten Selçuk, "Çocuklarımın ve öğretmenlerimizin 31 Ağustos itibarıyla başlayacak eğitim öğretim yılını şimdiden kutluyor, okullarımızda buluşmak ve yüz yüze eğitime de bir an önce başlamak temennisini iletmek istiyorum. Toplumun her bir bireyini salgınla mücadele kapsamında da sorumluluk almaya davet ediyorum." şeklinde konuştu.
"Ayrıntılarıyla paylaşacağız"
Daha sonra soruları yanıtlayan Bakan Selçuk, hangi sınıfların aşamalı şekilde yüz yüze eğitime geçeceğine yönelik soru üzerine, Bilim Kurulunun 21 Eylül'den itibaren yüz yüze eğitimin başlaması konusunda tavsiyesi olduğunu belirtti.
Selçuk, "Hangi yaş gruplarında öncelikli olarak başlayacağı hususunu da yine bilim insanlarının tavsiyeleri doğrultusunda belirleyeceğiz. Zamanı geldiğinde bunu muhakkak suretle ayrıntılarıyla paylaşacağız." ifadesini kullandı.
Gelecek yıl sınava girecek öğrenciler için bir planlama yapılıp yapılmadığı sorusuna karşılık Ziya Selçuk, "Tabii ki. Bu sınava giren öğrencilerimizle ilgili olarak müfredat içeriği ve onlara yönelik olarak yapılacak destek çalışmaları konusunda planlamalar yapılıyor." dedi.
Selçuk, aşamalı ve seyreltilmiş eğitime yönelik bir başka soru üzerine, "Aşamalı ve seyreltilmiş derken, aslında belli sınıf düzeylerinin öncelikli olarak açılmasından ve derslerin ve konuların seyreltilmesi, yani tam olarak içeriğin tümüyle yüz yüze aynı saat ve süre içerisinde değil de belirli konuların belirli noktalarının özellikle ve öncelikle işlenmesini kastediyoruz. Peki seyreltilme sonucunda oluşabilecek açık nasıl giderilecek? Elbette uzaktan eğitimle, canlı dersler vasıtasıyla ve EBA televizyonları vasıtasıyla giderilecek." yanıtını verdi.

BİLİM KURULU EĞİTİM GÜNDEMİYLE TOPLANDI
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemlerine ilişkin, "Tedbirlere riayet hala istediğimiz, arzuladığımız seviyede değil. Bu konudaki gevşeme bize bu günlerimizi aratabilir" ifadesini kullandı.
Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından yazılı açıklama yapan Koca, toplantının bugünkü ana gündeminin, öğrenci aileleri başta olmak üzere bütün halkın merakla beklediği okulların eğitim-öğretime hazırlanması konusu olduğunu, bunun yanı sıra salgının dünyadaki ve Türkiye'deki seyri, vaka artışının sebepleri, vaka sayılarının arttığı illerde alınacak önlemler, hastane kapasiteleri ve aşı çalışmalarının ele alındığını aktardı.
Kovid-19 salgının dünyada hız kesmeden yayılmaya, ekonomileri, çalışma hayatını, sosyal hayatı, eğitimi etkilemeye, daha trajik olan sağlık boyutuyla can almaya devam ettiğine dikkati çeken Bakan Koca, "Bugün itibarıyla tespit edilebilen vaka sayısı 20 milyon 500 bin, can kaybı ise 746 bini buldu" bilgisini verdi.
Birçok ülkede vakaların tespitinin sağlıklı şekilde yapılmadığına işaret eden Koca, ülkelerin büyük bölümünün, sağlık altyapısı itibarıyla imkanları elvermediği için yeterli tespiti yapamadığını kaydetti.
Fahrettin Koca, gelişmiş ülkelerde ise tarama yapmaktan imtina edildiğini ve ancak hastaneye yatışı yapılan ağır vakaların kaydının tutulduğunu belirterek, "Gururla söyleyebiliriz ki Türkiye, filyasyon ve temaslı takibi çalışmalarını sağlıklı şekilde yürüten nadir ülkelerden biridir. Türkiye, vaka sayılarını ilk günden beri şeffaf şekilde açıklamaktadır. Bugünler de vaka sayılarına göre daha üst seviyede bir alarm halinde olmamız öngörülen risklere bir hazırlıktır. Kaygıları anlayabiliriz. Fakat spekülasyonlar, tedbirden çok tehdide hizmet etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
"Ekim-kasım aylarında riskin artması muhtemel"
Dünyada vaka artışlarının hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Koca, şöyle devam etti:
"Ülkemizde de bölgesel artışlara şahit oluyoruz. Birçok ülkenin aksine bizde vaka artışlarının kontrolden çıkmamış olması, devlet kurumlarımızın ve vatandaşımızın bugüne kadar özveriyle uyguladığı önlemler sayesindedir. Ancak altını çizerek ifade etmek istiyorum; Tedbirlere riayet hala istediğimiz, arzuladığımız seviyede değil. Bu konudaki gevşeme bize bugünlerimizi aratabilir. Özellikle ekim, kasım aylarında gribal enfeksiyonların da devreye girmesiyle riskin daha fazla artması muhtemeldir. Gribal hastalıklarının semptomlarının benzer olması kaygı ortamına da yol açabilecektir."
Sağlık Bakanı Koca, vatandaşların tedbirlerden ister istemez yorulduğunu bildiklerine işaret ederek "Hepimiz sevdiklerimiz, akrabalarımız, dostlarımızla yakın ilişkiler içinde olmayı özledik. Seyahatlerimizde eskisi gibi rahat olabilmeyi, sosyal ve kültürel hayata tam olarak dönebilmeyi arzuluyoruz. Kontrollü sosyal hayat, salgın günlerinde, bize bunların en makul sınırlarını sunuyor. Kurallara uymak kaydıyla özlediğimiz şeyleri, tam olmasa da yaşayabilme imkanımız var. Hem kendi sağlığımız, hem sevdiklerimizin hayatı 3 basit kurala bağlı. Temizlik, maske, mesafe. Bu kuralları dikkate almazsak, yarın karşımıza kontrol edilemez bir tablo çıkabilir." açıklamasında bulundu.
"Yüz yüze eğitime kademeli olarak geçilmeli"
Koca, vaka sayılarındaki artış eğilimine değinerek, şu bilgileri paylaştı:
"Artış bu hızla devam ederse bir daha yaşamak istemediğimiz ağır tedbirlere dönmemiz gerekebilir. Çabamız, bunun bir daha yaşanmaması içindir. Önümüzdeki günlerde Kovid-19 iletişimi konusunda yeni çalışmalar ortaya koymaya çalışacak, düzenlemelere gideceğiz.
Bilim Kurulunun gündeminde öne çıkan, önümüzdeki dönemde eğitim ve öğretim süreçlerinin hangi şartlarla yürütüleceği konusuydu. Bu konudaki öneri, yüz yüze eğitimin, en az önümüzdeki bir ay boyunca başlatılmaması, gerekirse online eğitim yapılması, yüz yüze eğitime kademeli olarak geçilmesi yönündedir. Bu görüş ve öneriyi, Milli Eğitim Bakanlığımız ile paylaştık. Konuyla ilgili planlarını Sayın Bakanımız açıklayacaktır."