metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

KİRLETİLEN KELİMELER, YAŞANMAYAN CÜMLELER / CAVİT OKUR

24.11.2020

İnsan;  her türlü arzusunu, isteğini derdini, hayalini, yaşadığı olayları ve bilgileri kelimelerle ifade eder.Bu ifadelerde aslolan dürüstlük ve iddiaların yaşanmasıdır. Denmiştir ki ’’Söz kurşun gididir, ağzından çıkarken dikkat edeceksin.Geri alamazsın’’

Bu gün kelimeler , sözler her çeşidi ile sosyal medyada ölçüsüz bir şekilde kullanılmaktadır. Her kes her konuda işine geldiği gibi paylaşım yapmaktadır. Eskilerin tabiri ile ‘’Allame-i cihan” olmuş bütün kültürleri, konuları yutmuş zannedersiniz. Çoğu için üzerine gittiğinizde paylaştığı sözün kimin olduğuna dair bilgisi olmadığı gibi, o güzel sözleri kendi çıkarları için pervasızca kullandığını görürsünüz. O sözle kendince ya birini yermekte, ya da “ bunları bende biliyorum ha “ diyerek bir yer kazanma amacında. Ya da ben böyle bilgili birsiyim bana söz söylemeyin ha, demekte.

Elbette güzel bir şekilde BİLEREK,İNANARAK,YAŞAYARAK paylaşanlara bir sözümüz olmadığı gibi keşke hep onlar bir şeyler paylaşsalar da istifade edilse. Temennimiz,arzumuz ve duamız budur. Hiç olmazsa kelimeler ve cümleler tertemiz kalır.

 Son dönemlerde özellikle ayetler, hadisler , alim ve mütefekkirlerin sözleri herkes tarafından her yerde ve her konuda paylaşılmaktadır.

 Bir alim , bir mütefekkir, bir mücahid, bir mücadele adamının vb ölüm yıl dönümlerindeki paylaşımlara bir bakın. Çoğuna soruyorsunuz bu hayırla yadettiğiniz kişi kim ne yapmış. Ses yok.Hangi eserleri var, hiç okudunuz mu? ses yok. “Asıl onları yad edecekseniz, eserlerini okuyun,onlar gibi mücadele edin” yine ses yok. Hatta bazı  rahmet dilediğiniz kişiler Allaha düşman diyorsunuz , herkes paylaşmış cevabıyla geçiştiriyor.

Özel günler ve bayramlardaki paylaşımlarına bakıyorsunuz, bir ayet ve hadisi hepsi için paylaşmış. Onun dini ve gayri dini olduğundan haberi bile yok. Ya da böyle paylaşımlarla herkesten aferin alacağını zannediyor.

Müslümanların yaşantısı ile ilgili paylaşımlar, ayet ve hadislerin en çok istismar edildiği alan!

‘’Allah buyuruyor ki ben insanın içine bakarım dışına bakmam, Allah insanların içindeki her şeyi bilir, dünya hayatı bir oyun eğlencedir, geçicidir. Dünyevileşmeyi Allah yermiştir..” deriz ama ne kadar samimi olduğumuz tartışılır.

“ Peygambere itaat Allaha itaattir, cihad müslümana farzdır. Günahlar belaları çağırır vb’’ sözler paylaşırken de samimiyetimiz sorgulanmalı!

Zannedersiniz ki islam şeriatı dışında bunların hiçbir eylemi yok.

Ama sorarsanız onlara “ Râbb  neyi ifade ediyor, beş vakit namaz var mı, şu lüks yaşantınız dünyevileşme değil mi, Allahın emir ve yasaklarına uymamak münafıklık alameti olmaz mı, peygamberin sünnetlerine uyuyor musunuz, dünyevi imkanlarınız çok geniş zekat veriyor musunuz.?” Diye,  Onlar; “Allah’la benim aramda “cevabı hazır. Tamam Allah’la senin aranda ama,  fıkıh “ben kalbinize bakmam”  Allahın zahire göre verdiği yaşam tarzına göre hüküm veririm , diyor. Ona ne dersiniz, ses yok.

 Önce bir Müslüman olarak şunu bilmeliyiz ki; Allah’la kul arsındaki ilişki sadakatten geçer. Allah rızası için yapılan her iş kulun rabbine sadakatini gösterir. Hiç düşünmeden hayatı onun uğrunda feda edebilmek, dünya hayatını ayaklar altına alabilmek, zalime karşı haktan yana olmak, her şeyde helalden yana tavrını koymak vb. Allah’ı Râbb kabul etmenin sanıyorum en yüksekteki ve en önemli temel taşlarıdır.

Kelimelerin ve cümlelerin güzel sözlerin arkasına saklanıp kimse dürüst kalamaz. Yaşanmayan bir hayatı başkalarına önermek kirli ağızlarda bu kelime ve cümlelerin kirlenmesidir.

Sadece bunlar değil elbet. Kimi kinini, kimi düşmanlığını, kimi iki yüzlüğünü, kaprisini , kibrini, kimi hırsını, kimi ihtirasını ve vb yine sarf edilen güzel söz, ayet , hadis ve şiirlerle ifade ederek onları kirletmekten hiç sakınmıyor. Böylece önemli bir iş yaptığını kendince zannederek tatmin oluyor. Bazıları da siyasete, iktidara yaranmak için bunları pervasızca kullanıyor.

Hele birde İmam hatip liselerini övgülerle sanki sahibi imiş gibi kullananlar var ki ; meşhur 28 şubatı hatırlayınca midem bulanıyor. Okuldan çocuklarını alanlar, kapanması hususunda kılını bile kıpırdatmayanlar ve nasıl olsa fetö okulları var orada okuturuz diyenler vb. şimdi hepsi “imam hatip müdafii aslanlar” oldular!

Sosyal medya nerde ise ağırlıklı olarak; iki yüzlülerin, iftiracıların, sahtekarların, küfürbazların, yalancıların , ahlaksızların , muhterislerin, düşmanlıkların vs. karalama tahtası gibi.

Elbette güzellikler için kullananları bunların içine katmıyoruz. Güzel bir şekilde,iyi,doğru ve hayırlı işler için kullanılırsa sosyal medya güzel bir araç. Amacınız ne kadar düzgünse aracı onun için kullanılınca güzel olur. Amacınız doğru ve düzgün değilse güzel cümleler kötü amaç için kullanılırsa kirletilir.

Bulunduğum yerde burada yazdıklarıma göre davranan bir çok kişi tanıyorum ki inanıyorum her yerde aynı şeyler oluyordur.

Allah’ın kitabından ve resulünün sözlerinden bir şey paylaşıyorsanız, inancınız da, yaşamınız da ona uygun olmalı. Yoksa hafazanallah ‘’yapmadığınız şeyleri niçin konuşuyorsunuz’’emri ilahiye muhatap olursunuz. Biz biliriz ki Allah resulü(a.s); münafığın alameti üçtür: “Konuşursa yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, emanete ihanet eder’’ demiştir. Bu özellikleri taşıyan olmamaya dikkat edelim.

Şair, alim , mütefekkir , güzel inanların sözlerini paylaşıyorsanız onların ideallerine saygı duyup, en azından kimdir bu diye tanıyacak kadar onu öğrenmelisiniz. Hiç tanımadan o sözleri ne için söylediğini bilmeden kendi çıkar ve amaçları için kullananlar hem o insanlara saygısızlık, ihanet etmiş ve hem de amacı dışında kullandıkları için onları kirletmiş olurlar.

 Allah insanı en güzel şekilde yaratmış ve ‘’emrolunduğun gibi dosdğru ol.’’diyerek onun yolunu çizmiştir. Ne yazık ki cahil, zalim ve nankör olan insan rabbini unutup menfaat ve dünya sevgisiyle her türlü yanlışı doğru algılayıp ve algılattırıp aşağıların aşağısına kendini atmaktan sakınmamıştır.

Sosyal medyada biz sadece bir tarafını yazdığımız-daha çok islami kaygı ile paylaştığı varsayımını ileri sürenler.- bu yozlaşma maalesef her yerde ve her konuda git gide artarak olumsuz etkisini toplumda göstermektedir. Bunların hayasızca paylaşım ve bağırmaları dürüst insanların susmasına ve bir kenara çekilmesine sebep olmaktadır. Aynı paylaşımlarla onların arasında görünmek istememektedirler.

Bir cümle ile şunu da ekleyeyim. Dindarların, dine zarar verenleri, ona düşman olanları bile sosyal medyada rahmetle anarak onlara teşekkür etmelerini ne ile izah edelim?

Bunların paylaşımları özellikle toplumda düşüncesi ile, fikri ile , dava adamlığı ile yer etmiş kişiler hakkında şüphe uyandırmakta, ayet ve hadis hususunda da , kur’an ve sünnet bunlarla anlaşılacaksa ve bular yaşadıkları hayatı kuran ve sünnetten alıyorsa onlar gibi olmamak daha güzel anlayışını yaygınlaştırmaktadır.

Belki bu paylaşımı yapanlar ; hayır biz inanıyoruz ve seviyoruz iddiasında bulunabilirler. Onlara da şunu söyleyelim ki, seven sevdiğini HOVARDACA harcamaz. Onun kıymetini, anması ve konuşması gerektiği yeri bilir. Bırakın bu sahte paylaşımları KELİMELERDE , CÜMLELERDE TEMİZ KALSIN.KELİMELERİN VE CÜMLELERİN ARKASINA SAKLANIP TEMİZ KALAMAZSINIZ.

Edeb yok âdâb yok, utanma kalmamış.  Cemil Meriç deyimiyle; çıkarlar, menfaatler, kin ve garezler vb. insanlarda vicdan bırakmamış. Edeb âdâb  yoksa ahlak da yoktur.

“Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren

Bırak kardeşim tahsili; önce edeb ,  haya öğren.” (M.Akif)

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Saim gencer | 24.11.2020 20:39
Ağzınıza ellerine sağlık selam be dua ile