Birinci İntifada başta olmak üzere İsrail'in işlediği suçlara tanık olduğunu ifade eden 83 yaşındaki Filistinli Huriye Avadallah, bu anılarını "acı hatıralar" olarak nitelendirdi.
İşgal ordusunun, İntifada sırasında bir oğlunu, öncesinde de iki erkek kardeşini öldürdüğünü ifade eden Avadallah, kendisinin de ayağından vurulduğunu kaydetti.
Gazze'deki El-Magazi Mülteci Kampı'nda yaşayan Filistinli yaşlı kadın, 40 yılı aşkın ebelik yaptığını aktardı.
Mesleği nedeniyle İsrail işgali gölgesinde sokağa çıkma yasağı dönemlerinde kendisine ihtiyacı olan kadınlara ulaşabilmek için pek çok zorluk yaşamak zorunda kaldığını dile getiren Avadallah, şunları söyledi:
"İntifada döneminde ve ondan önce de farklı sınıf, cinsiyet ve yaşlardaki Filistinliler, işgal güçlerinin ihlallerine ve soruşturmalarına maruz kaldı. Kadınlar, yaşlılar ve çocuklar İsrail'in zulmünden ve teröründen kurtarılamadı."
israil'in ihlalleri
Avadallah, intifada döneminde "Filistinli direnişçileri desteklediği" gerekçesiyle kendisinin Deyr el-Belah kentindeki İsrail askeri yetkilisi tarafından çağrıldığını aktardı.
Filistinli yaşlı kadın o günü şöyle anlattı:
"israil askerleri evime baskın düzenledi, saçlarımdan tutup sürükleyerek ana caddeye çıkardılar, sopalarla ve tüfek dipçikleriyle vurmaya başladılar."
O an askerlerin darbelerine karşı koymaya çalıştığını, o sırada da askerlerden birinin parmağını ısırdığını söyleyen Avadallah, "Bunun üzerine İsrail askerleri, ayağıma doğrudan iki kurşun sıktı. Bilincimi kaybetmişim, beni bölgedeki polikliniğe sevketmişler." diye konuştu.
Avadallah, taburcu olup eve gelmesinden birkaç saat sonra ambulansın doğum için hastaları getirmeye başladığını söyledi.
"Böyle zamanlarda başkalarının hayatını koruması gerektiği düşünülürse insanın yaralı da olsa görevinden geri durması mümkün olmuyor." diyen Avadallah, şunları aktardı:
"Geceleri ve sokağa çıkma yasağı uygulandığı zamanlarda defalarca dışarı çıktım. Bu durum bazen hayatımı tehlikeye atmam anlamına geliyordu."

İntifada sırasında kadınların rolü
Avadallah, intifada sırasında kadınların ya doğrudan katılım veya gençlerin seferber edilmesi ve katılıma teşvik edilmesi ya da intifadayı koruyup desteklemek suretiyle önemli roller üstlendiğine dikkati çekti.
İntifada yıllarında kendisinin İsrail askerleri tarafından soruşturulan iki genci koruduğunu, evinde sakladığını, yiyecek ve içecek verdiğini aktaran Avdallah, etrafı kolaçan edip askerin yokluğundan emin olana kadar da çıkmalarına izin vermediğini kaydetti.
Avadallah ayrıca o dönemde yaralananlara da yardım ettiğini belirterek, daha fazla sağlık sorunu yaşamalarını önlemek için yaralıları düzenli şekilde ziyaret ettiğini ve pansuman yaptığını dile getirdi.
Ayrıca çocuklarını, eşlerini, yakınlarını kaybeden ya da onların yaralandığını gören Filistinli kadınların bu dönemde ağır darbeler aldığına dikkati çeken Avadallah, kendinin de oğlu Mahmud'u intifada sırasında, iki kardeşini de intifadadan önce İsrail askerlerinin kurşunuyla kaybettiğini anımsattı.
Kaynak: AA