‘’sadece güzelliği için sevilmekten korkacak kadar akıllıydı.’’
‘’sadece güzelliği için
sevilmekten korkacak kadar akıllıydı.’’
gülmekten kırılırken;
abi diyordu iri kıyım olan kişi
arkadaşlarla şehirde arabayla gezerken
bir lüks cip bize ters yapar gibi oldu,
bizde iş arıyoruz kendimize önüne geçtik durdurduk arabayı,
içinden sıska 1 70 boylarında bir genç indi
4 kişiydik el kol hareketi yapıp genci korkutmaya çalıştık
oğlan çocuğu oralı bile olmadı.
"abi gidin işinize bak kötü olur" diyor başka bir şey demiyordu
biz o ara daha kızıyorduk ve
5. kez
"abi gidin işinize bak kötü olur"dedi
arkadaş, ‘’hadi kötü olsun lan! ‘’dedi, genci itti ,
o itiş varya!
abi çocuk bizi bir dövdü,bir dövdü ki evire çevire vallahi yerlerde serildik.
polis allah'tan geldi de elinden bizi kurtardı
meger çocuk boksör, tekvando vs bilimum dövüş ustasıymış
milli olanlardan …
veya şöyle diyelim ;
yıllar önce eczacı bir arkadaş söylemişti
özellikle eczacılık mesleğinin çok popüler oldugu 90 lı 2000 binli yıllarında
niye popüler olduğunu merak ettiyseniz
unutmadan söyleyeyim;
çok para kazanıyorlardı o yıllarda eczacılar.
bazı ilaç firmaları aldığın ilacın yanında bire on bire 20 bedava ilac veriyorlardı.
ülkenin halini, israfı, cak cuku, hırsızlığı siz düşünün
şehirde mevkisi iyi olan eczanenin ayda bir gelen gece nöbetinde
bir araba parası kazanıyorduk diyen eczacı arkadaşlar biliyorum.
iyi para ,iyi kazanç
tercih edilen olmak için yeterli sebep oluyor
bilirsiniz değil mi?
güzel kız erkek arkadaşına söylendi;
"beni güzelliğim için mi seviyorsun yoksa ben olduğum için mi?"
nerde kalmıştık?
fakülte son sınıf olan eczacı kızlarda
evlenmek için etrafında dolaşan erkeklerden şüphe eder
mesleğim için mi evlenmek istiyor acaba diye hep bir kuşkuları olurmuş.
"evlenecek olan eczacı kız sendromu" diye bir hal işte
gülmeyin
birileri çokça etrafınızda dolaşıyorsa ve
o ara ilerde çok maddi getirisi olan bir meslek sahibi birisiyseniz eğer
insanın aklına takılması gereken normal bir şey esasında…
‘’sadece güzelliği için
sevilmekten korkacak kadar akıllıydı.’’(balzac)
elbette degil dost!
derdim evlilikte eş tercih etme sebeplerini konuşmayacağım.
görülen çok zaman insanı yanıltır ve
hakikati gizler
onu konuşsak diyorum..
baksan boyuna posuna adam zannedersin
tanıyınca ortaya saçılan tam bir rezalettir.
gizledikleri ne varsa
zenginliğine,mesleğine,makamına, hocalığına yakışıklığına,güzelliğine, soyuna,
görüntüsüne saklayan insandan bahsediyorum.
kocaman kütükler gibi işte
başını çevirtir baktırır adama
ama içi boş, bomboş
bir rüzgara yıkılacak doğranmış kalas gibi sonuçta…
güzelliği ,yakışıklılığı dillere destan ama cahillik, görgüsüzlük, seviyesizlik
aman yarabbi uzak tut dedirten,
varlıklı,iş güç sahibi ama ahlak yoksunu
kökü toprağı sarmamış .köksüz .
en ufak rüzgarda nerden eserse oraya eğilenden bahsediyorum .
veya
görüntüsü ,fukaralığı,boyu posu ne bileyim işte
size "elektrik vermez' öyle diyorlar ya!
‘’elektrik alamadım abi, valla!’’
tanıyınca diyorum ;
aşınca duvarlarını !
eşsiz hazineler sahibi olduğunu fark edersiniz…
kimbilir…
yaşlı bilge ağacın altında bir süre sessiz oturduktan sonra bana baktı ve:
"evladım, bir şeyin görüntüsü o şeyin aslına, özüne, hakikatına engeldir." dedi
adı üstünde bilge işte…
ey yolcu
sahip olduğunu
insanların başını çevirecek şekilde
ortaya saçma.
ki
"hasedin uykusu hafif olur’’ demişler eskiler.
bırak
kendine
seni
yoldaş edecekler
taşırdıkların nedeniyle !
sana
yüzlerini dönmesin…
not; yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.
Yorumlar
0