Canım Sana Kurban
Kurban, Yaratan’ın rızasını kazanmak için yapılan fedakârlığı ifade eder. "Kurban" kelimesi, Arapça olup Allâh ü Teâlâ’nın rızasını kazanmak ve yaratanıyla olan kulluk bağını pekiştirmek gayesiyle kesilen hayvanı ifade etmekte. "Akraba" sözcüğü de aynı kökten gelmekte.
Kurbanlık koçlara "kına" yakan annelerimiz; kocasına karşı fedakâr olsun diye kızına, din ve vatan uğrunda fedakârlık yapsın gerekirse canını versin diye de cepheye giden oğluna kına yakmıştır. Kimisi “Kınalı koçum yoksa da canım sana kurban” diyerek Rabbine olan aşkını dile getirirken kimisi de “Kurbanın olayım ey Şâh-ı Rusül, kovma kapından!” diye yakarmakta.
“Kınalı koçum yoksa da canım sana kurban. ”sözü beni her zaman derinden etkilemiştir."12 Eylül" sonrası siyasi tutuklu olarak hapishanede yatan bir tanıdığımın hapishane yönetiminin sansüründen geçmiş şiir defterini hatırlıyorum. Defterdeki “Ey sevgili, en sevgili! Uzatma dünya sürgünümü benim. / Kınalı koçum yoksa da canım sana kurban.” gibi mısralar hapishane idarecileri tarafından tükenmez kalemle karalanmıştı.
Bayramlar sevinç kaynağıdır. Hüzün yerine sevinç, zulüm yerine adalet, gözyaşı yerine tebessüm hâkim olup ana-babalarla çocuklar, kardeşler, akraba ile eş-dost bir araya gelebilirse o zaman gerçek bayram olur ve gönüller coşar. Hacı Bayram-ı Velî gibi kimi mübarek zâtlar ise Mevlâsıyla beraber olduğu anları bayram kabul etmiş, “Bayramım imdi, bayramım imdi./ Bayram ederler yâr ile şimdi./ Hamd ü senâlar, hamd ü senâlar./ Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm.” diyerek mutluluğunu ifade etmiştir.
Ne yazık ki, dünyanın birçok yerinde zulüm gören Müslümanların feryadı, bayramlarımızı hüzünlü geçirmemize sebep olmakta. Depremden etkilenen kardeşlerimizin buruklukları da bayram sevincimizi etkilemekte. Çeşitli şiir ve türkülerde, hüzünlü geçen bayramlar dile getirilmiştir. “Bayram benim neyime/Kan damlar yüreğime.” dizeleri ıstırap çekenlerin duygularına tercüman olmuştur.
Gayretli Müslümanlar, kurdukları müesseselerle mazlumlara her konuda yardım etmeye çalışırken, diğer Müslümanları da hayra teşvik etmekteler. Dünyadaki mazlum ve mağdur kardeşlerimize sahip çıkmak çok önemli. Kurban faaliyetlerinde, gidilmeyen yerlere gitme ve gözden ırak yerlerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaşma ilkesi esas alınmalıdır. İbadet şuuruyla kurban organizasyonu yapan müesseseler ile destek veren tüm kardeşlerimize dua ve teşekkür ederiz.
“Sen Unutulanı Seç, Hak İçin Yap Hakkıyla Yap, Kurbanını Paylaş Kardeşinle Yakınlaş, Kurbanım Kardeşliğe, Kurban Allah'a Yakınlaşmak Muhtaçla Paylaşmaktır, Kurban İbadet Paylaşmak Kardeşliktir, Kurbanın Tebessüm Olsun, İyilik Her Yerde, Kurbanda Bereket Var, Fedakarlık ve Kardeşlik Bayramı Kurban, Kurbanınız Umut Olsun, Şimdi İyilik Zamanı, Kurban Paylaşmaktır, Paylaş Kurbanını Kardeşinle, Kurban ile Kardeşliğe Kapı Aç, Kurbana Paylaşmak Yakışır, Bağışla Bayram Olsun, Bir Hisse Mutluluk, Kalbe Dokun Gönül Kazan, Kurbanda Gönül Seferberliği, Hakk'a Kurban Cana Şifa Olsun, Kurban ile Mazlum ve Mağdurlar Sevinsin, Bir Ümide Kurban Olmak, Kardeşliğe Kurban Olsun, Bir Kurban Bin Şükre Vesile…” gibi sloganlarla hayır kuruluşları tarafından yapılan kurban organizasyonları çok mânidâr.
Bu Kurban Bayramı'nda da yurdumuz başta olmak üzere Endonezya, Afrika gibi dünyanın birçok yerindeki ihtiyaç sahiplerine kurban payları ulaşacak inşallah. Depremzede kardeşlerimizle birlikte birçok garibanın yüzü gülecek. Misyonerlerin baskısı altında olan Endonezya gibi birçok ülkedeki mazlum Müslüman kardeşlerimizle olan gönül bağımız daha da pekişecek.
Fedakâr halkımız, yaşanan asrın felaketi sebebiyle deprem bölgesine yapılacak kurban bağışlarına büyük teveccüh göstermekte. Kurban organizasyonu yapan kuruluşlar da deprem bölgesine öncelik vererek buralardaki mağdur kardeşlerimizin acılarını hafifletmeyi hedeflemekteler. Yurt dışındaki muhtaçlar da unutulmuş değil. Yardımlaşma ruhuyla insanlarımızın kenetlenerek mersus olması, Müslümanların gönül iklimini rahatlatacak ve bayram sevincini daha da artıracak.
Bayram öncesi kurbanla ilgili konular gündeme geldi ve bazı Müslüman kardeşlerimiz, karşılaştıkları problemlerden dolayı aşağıdaki sorulara cevap aradılar.
- Kurban Bayramı için ana-babamın yanına veya başka bir yere gideceğim. Misafir hükmünde olduğum için keseceğim kurban vâcip olan kurban yerine geçer mi? Bayram süresi içinde geri dönersem tekrar kurban kesmem gerekir mi?
- Farklı ülkelerde farklı zamanlarda bayram yapıldığında Türkiye’de kurbanı ne zaman keseceğiz?
- Üç kişi adına alınan kurban, sonradan altı veya yedi hisseye çıkarılabilir mi?
- Kurban kesen kişi; bu sene bana, seneye anneme, seneye falancaya diye sıraya koyarak kurban kesebilir mi?
- Çeşitli kişilerden parça parça para toplanarak bir hisse parası denkleştirilip Peygamberimiz adına kurban kesilebilir mi?
Görüştüğümüz Hanefî âlimleri, yukarıdaki sorulara sırasıyla;
"Kişinin devamlı bulunduğu yerin dışında kestiği kurbanın vâcip kurban yerine geçtiği, Müslümanların bayram konusunda bulundukları ülkeye uyacakları, büyükbaş hayvanlara yedi kişiye kadar hissedar olunabildiği ancak kaç hissedarla kesileceğinin kurban alınmadan kararlaştırılması gerektiği, kimin maddi gücü varsa ona kurban vâcip olmakla beraber kişinin kestiği kurbanın sevabını tüm aile fertlerine bağışlayabileceği ve bir kurban hissesine bir kişi hissedar olabileceğinden birçok kişiden toplanan paralarla tek bir hisseye ortak olunamayacağı" şeklinde cevaplar verdiler.
(1).jpg)
Yukarıda; kurban kesimi esnasında okunan dua ve zikirler ile Sâffât Suresi 109-110. âyetler ve Teşrik Tekbirlerinin yazılı olduğu levhalar yer almakta. Sultan Abdülmecid'in celî sülüs hatla yazdığı Hicri 1257 (1841-1842) tarihli levhadaki âyet-i kerîmelerde; “İbrahim’e selâm olsun. İşte iyi hareket edenleri biz böyle mükâfatlandırırız. (Sâffât: 109-110)" diye buyrularak Hazreti İbrahim'in samimiyeti övülmekte.
Arafe Günü sabah namazıyla başlayıp Kurban Bayramı’nın dördüncü günü ikindi namazıyla bitecek olan ve "Allâhü Ekber, Allâhü Ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü Ekber ve lillâhi'l-hamd" diye namazlarda söylenen" Teşrik Tekbirleri"ni unutmayalım.
Siz kıymetli okurlarımın bayramını tebrik eder, ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin sofralarındaki kurban hisselerinizin Yüce Rabbimizin sevgisini kazanmanıza vesile olmasını dilerim. Bu mübarek bayram günlerinin, gerçek bayram tadındaki bayramlara ulaşmamıza vemazlumların gözyaşlarının dinmesine vesile olmasını Cenâb-ı Hakk’tan niyaz ederim.
Yorumlar
2