12 EYLÜL’DEN 15 TEMMUZ’A DARBELER VE EKSENİNİ ARAYAN TÜRKİYE-2
Askerî Okullar ve Kışlalarda Eğitim/ Öğretim Esasları
1. Askeri okullar Kemalist rejimin can damarıdır. Rejimi koruma ve kollama görevi onlara verilmiştir. İç Hizmet Kanunu 35. maddenin kaldırılması darbe girişimlerini önlemeye yetmez.
2. Askerî okullar müfredâtı, temel İslâmî değerlerle uyuşmayı bırakın, seküler ve laik cumhuriyetin Eğitim Bakanlığının plânlama, yönlendirme, gözetim ve denetiminden bile tamamen bağımsızdır.

3. Tevhid-i Tedrisat Kanunu sivil eğitim müesseselerini kuşatırken, askerî okullar tam bir özerklik içerisinde askerî bürokrasinin ideolojik tasarımına maruz kalmıştır.
4. Ülkemizin temel değerlerinden bağımsız ve hatta o değerler karşısındaki asker kafası, Kemalist rejimin doğrularını mutlak doğru kabul ederek inşa edilmiştir.
5. Osmanlı İmparatorluğu gerileme döneminde Harbiye- Mülkiye- Tıbbiye (Diğer bir tasnifle Seyfiye- İlmiye- Kalemiyye) öğrencileri yoğun bir batılılaşma sürecinden geçirilmiştir. Osmanlı Padişahlarının kontrolü kaybettiğini, güvenlik bürokrasisi başta olmak üzere Mülkiye ve Tıbbiye'deki batılılaşmış müntesiplerin sisteme egemen olduklarını görürüz. Her alanda olduğundan daha fazla eğitim alanında batılılaşma yaşanmış; İslâm’ı esas alan inanç biçimi, yerli ve millî normatif değerler, bırakınız muhafaza edilmeyi, geri kalmışlığın ana nedeni sayılmış, suçlu ilân edilmiştir.
6. Osmanlı eğitim sisteminde batılılaşma askeri okullar eliyle olmuştur.
7. Cumhuriyeti kuran kadrolar Batı'nın tüm değerlerine teslim olmuş Osmanlı askerî kadrolarıdır.
8. Son dönem Osmanlı bürokrasisi ile Cumhuriyeti kuran kadrolar, geri kalma nedenimizin İslâm'dan kaynaklandığında hemfikirdir.
9. Kemalizm, İslâm'ı hayatın her alanından silebilmek için tepeden inmeci baskılarla hilâfeti kaldırmış, alfabeyi, kılık kıyafeti değiştirmiş, İslâm’ı Anayasa’dan çıkararak laik devlet yapılanmasının gölgesinde seküler bir eğitim seferberliği başlatmıştır. Yeni alfabe ile okuma /yazmanın kolaylaşacağını, cahilliğin biteceğini iddia etmelerine karşın on yıllık süreçte okuma yazma oranı ancak % 9 arttırılabilmiştir.
10. Cumhuriyeti kuran asker kadrolar, sivilleri Osmanlı'da olduğu gibi "Başıbozuk" nitelemesine tâbî tutmuştur. Sivillere güvenilmez. Ülkenin esas sahibi askerlerdir. Ülke askerlerin ganimetidir. Her Harbiyeli geleceğin kudretli generali, cumhurbaşkanıdır.
11. Suçlu ilan edilen İslâm'dan, yerli ve millî diğer değerlerden mutlak anlamda soyutlanmış askerî okul ortamlarında genç çocukların zihinleri ideolojik halaskârlar olarak keskinleştirilir.
12. Hiçbir subay- astsubay- askeri öğrenci korkmadan camii ya da mescide gidemez, oruç tutamaz. Diğer dini vecibelerini yerine getiremez. Eşlerinin tesettürlü olmaya hakları yoktur. Askerî öğrenciler akademik kadrolardan ziyade, bu formattaki komuta kademelerinin kuşatması altındadır.
13. Eşi başörtülü general göremezsiniz. Babasının sakalını kestiren generaller vardır. Öyle bir korku imparatorluğu kurulmuştur ki generaller bile sistemin kırmızı çizgilerinin dışında görünmekten korkmaktadırlar.
14. Namaz, oruç, tesettür alay ve yasak konusu iken; içki içmemek, dans etmemek ayıptır. Personel (öğrenciler bile) içki, kadın, eğlenceye yönlendirilir.
15. Yukarıdaki yapı, bir kısım generallerin değil askeri bürokrasinin resmî görüşüdür. Sağduyulu kimi personel olsa da onların özgül ağırlığı yoktur.

16. “Peygamber Ocağı” dense bile - generaller şiddetle karşı çıkarlar ki doğrudur- Batılı değerlerin ideolojik fikirlerini, insana ve yaratıcıya bakışını içselleştirmiş ve buna uygun hayat tarzını benimsemiş bir orduya peygamber ocağı nasıl denilebilir?
17. Ne garip bir tecellidir ki, Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü dönemlerinde Hıristiyan tebanın çocukları devşirilirken; Emperyalist Batı’ya karşı istiklal mücadelesi vererek ülkeyi kurtardıklarını iddia eden Batı’nın gönüllü uşaklığını yapan sivil/asker kadrolar, Anadolu insanının çocuklarını Batı adına devşirmeye başlamışlardı. Askerî okullar, kışlalar, lojmanlar, orduevleri arasında toplumdan soyutlanan devşirilmiş bu kadrolar, kendi milletine ve değerlerine karşı darbe üstüne darbe yapmayı görev telakki etmişlerdir.
Devam Edecek....
YAZI DİZİSİNİN İLK BÖLÜMÜ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNK'İ TIKLAYINIZ:
http://www.hertaraf.com/haber-yazi-dizisi-12-eylul-den-15-temmuz-a-darbeler-1524
Gardaş Ülke Özbekistan AHMET SEMİH TORUN 28.01.2026
Otoriterlik YUSUF YAVUZYILMAZ 01.02.2026
Tahammül, Tahammülsüzlüğe Bile... MUSTAFA ATILGAN 28.01.2026
ABD Terörü ve Rızanın Çözülüşü BEKİR BERAT ÖZİPEK 04.01.2026
maduro madara olunca! MUSTAFA AKMEŞE 08.01.2026
Ağaçlar Ayakta Ölür OSMAN YURT 05.01.2026
Kavramı Taş Diye Atanlar KADİR ÇİÇEK 26.01.2026
Hayal Kırıklıkları ve Gerçekler YUSUF YAVUZYILMAZ 10.01.2026