Çift Yönlü Cinsel Şiddet Kıskacında, Dindar Erkek ..






Toplumumuz kadında anneliği ve ev hizmetini yüceltirken (kutsal, çocuğuna adanmış annelik- çok temiz becerikli kadın..) kadınlığı hiç önemsetmiyor, sıraya bile koymuyor. Araplarda böyle değil. İlk sırada. Ziynet eşyasından zekat istemeyen onu ihtiyaç gören bir dinimiz varken, kadın bakımlı, süslü, hoş görünümlü, güleç olmayı zül, hatta aksini yani (deprem falan olursa) yatağa başını örtüp girmeyi takva sayıyor. Tabi erkeklerin de Arap erkekleri kadar koruyucu, sağlayıcı, kavvam olmadığını, kadına ev, çocuk, iş, ailelere hizmet gibi aşırı yükler yüklendikten sonra onunla sohbet, muhabbeti gereksiz görüp sadece geceleri yönelince yüz bulamayacaklarını da ifade etmek gerekiyor. Evlilikte kadınlığı öncelikli kılalım. İki tarafın keyfi gözetilsin. Bir tarafın keyfi, diğerinin vazifesi olmasın. Erkekler de saygın, ilgili, temiz, bakımlı olsun. Diğer her şeyin yükünü paylaştıralım. İki taraf da daha mutlu olur.
Oldukça güzel bir yazı olmuş hocam. Ben de başka bir noktaya değineyim. Bu tarz konular pek konuşulmuyor ama konuşulduğunda da bu toplumdaki kadın yalakası, meriç, beyaz şovalye erkekler hemen kadını öven şeyler söylüyorlar. Çünkü maalesef bu ülkenin toplumunda bu tarz erkekler çok fazla. Türkiye modeli bir Andrew Tate çıkmalı ve erkeklerin biraz maskülenleşmesi lazım.
Yazının içeriğinde de üslubunda da bir sorun yok.
Asıl sorun ANLAMA derdi ve gayreti olmayanların yazı içerisinden polemik yapmak için cımbızlama ifadeler aramasındadır.
Yazar farklı bir zaviyeden aile içi bir sorunu dile getirmiş, bunun içinde arabuluculuk veya danışmanlık yaparak bizzat deneyimlediği örnekler üzerinden uyarılarda bulunmaya çalışmış. tüm bunları ifade ederken epey zorlandığı ve her şeyi öyle çokta açıkça yazamadığı da görülüyor.ancak sürekli "kadın güzellemeleri" isteyen hanımefendiler için hemcinslerinin sebep olduğu bir sorunu konuşmak bağışlanamaz bir suçtur!.
"zalim/ katil psikopat erkekler"le ilgili yazılarla kadınları sürekli mağdur gösteren erkek düşmanlığını ve aile sorunlarını artıran yazılar yazamadığı, Dine ve geleneğe vurmadığı için yazarı elbette tahkir edeceklerdi, ki öyle de olmuş.hatta o kadar ki, hızlarını alamayıp "memlekette hiç bir müslüman adam olmadığına" hükmedecek kadar da ileri gidilebilmiş!
Mesele bundan ibaret.
Konu mühim ve sorunlu mu? Evet. Ele alınıp çözüm önerileri getirilmeli mi? Evet. Bu sorunla ilgili taraflar (erkek ve kadın) açık bir şekilde konuşmalı ve "ne yapabiliriz?" sorusu üzerine samimiyetle kafa yormalı ve ellerinden geleni yapmalılar mı? Evet. Sorunun önemsiz görülmesi ve büyümesi çok daha vahim sonuçlar doğurabilir mi? Evet.
Tüm bunlarla birlikte evlilik cinsellikten ibaret değildir ancak cinsellik evliliğin çok önemli bir unsurudur. Taraflar bu konuda birbirlerini anlamaya çalışmalı ve bir ortak noktada buluşarak bu konuya çözüm bulmalıdırlar. Samimiyetle istendiğinde bu hiç de zor almayacaktır.
Gelelim böyle önemli bir konunun ele alınış şekline. Yazının üslubuna, verilen örneklere ve yapılan benzetmelere. olmuyor, yakışmıyor. gündeme gelmesi ve çözümler bulunması gereken elzem bir konu bu şekilde üslupla ele alınınca kadınların da tepkisel davranıp çözüme tamamen kapalı bir tutum sergilemesi yadırganmamalı.
Hülasa;
Söz ola bitire savaşı, söz ola kestire başı
Söz ola zehirli aşı, bal ile yağ ede bir söz
50 yaş üstü dindar erkeklerin yüzde sekseninin yaşadığı çaresizliği yetkin bir şekilde ortaya koymuşsunuz. tabii bu yazıyı cinsellik ten soğumuş,veya bu tür sorunlardan bi haber olanlar anlamayacaklardır. elinize sağlık güzel bir seda oldunuz.
Konu abartılmış.evlilik kurumu cinselliğe indirgenmiş.Cok eşlilik teşvik edilmiş.
Hocam elinize sağlık güzel bir yazı olmuş. Muhafazakar hanımlar feminizm kelimesinden nefret etse de özünde eşitlikçi, bireyci, bencil düşünüyor.Söylemleri orjinal değil feminizmin pınarlarından geliyor. Aslında nefislerin kışkırtıldığı bu çağda dinin tanımladığı kadın modeli kendisine zor geliyor. Farkında olmadan seküler kadınların hayat ve ilişki biçimine özeniyor. Modernleşme sürecinde algılar ciddi şekilde yaralandı. Erkek kadına iyi davranıyorsa romantizm modern bir safsatadan başka nedir ki?
Yazıyı bir defa daha okudum, yapılan itirazları da okudum (1. sine hiç katılmıyorum, 2. sine kısmen) söyleyeceklerimi şöyle ki; Amerikalı bir bilim insanı, konuk ettiği diğer bilim insanına (konuğu cinsellik uzmanı bir bayan ) cinsel uyum nedir ? sorusunu yöneltiyor. Uzman kişinin verdiği cevap; çiftlerin seks sayısı , süresi teması, ruhsal birlikteliği vb, sürelerinin her ikisi içinde sorun olmaması durumudur. Örnekleyecek olursak, her gün seks yapmak veya haftada bir seks yapmak veya günde 2 kere yapmak vb. birliktelikler her iki kişi içinde sorun teşkil etmiyorsa seks uyumu ver demektir. Bazı çiftler her gün bazıları hafta da bir ( yaşa göre belki ayda bir veya hiç yapmama durumlarında sorun teşkil etmiyorsa uyum devam etmektedir. Ta ki birinin arzu ve istekleri diğerinden az veya çok olmaya başladığında cinsel uyumsuzluk ortaya çıkar. Bazı çiftler bu uyumsuzluğu sorun etmez, bazıları ise sorun eder ve bu sorun büyüdükçe diğer sorunları beraberinde getirmesi kaçınılmaz olur. Dolayısıyla cinsel uyum bundan daha güzel tarif edilemez diye düşünüyorum. Konuyu dindar erkekten ziyade ülkemiz geneli olarak ele alacak olursak, her 10 çiften yarısına yakını bu sorunla karşı karşıya olduğunu düşünüyorum. Günümüzde hala kızlarımız eşine aşık olmadan, görücü usulüyle, berdel şeklinde, akrabalarıyla ve küçük yaşta vs. evlendirilmektedir. Bu insanların cinsel hayatlarında nasıl bir uyum olabilir ki. Ayrıca kadınlarımız anne olduktan sonra, hormonları tamamen farklı çalışmakta, bazı erkekler de bu sebeple eşlerinde uzak durmayı tercih etmektedirler. Kadınlarımız çoğu zaman cinselliği görevleriymiş gibi yapmakta, bu da onları cinsellikten nefret eder hale getirmiştir. Anadolu da kadınlar bilerek ve isteyerek üzerlerine kuma gelmesini kabul etmelerinin sebebi, seks zorunluluğundan kurtularak daha rahat etmek istemelerindendir. Seküler toplumlarda erkeklerin bu konuda daha rahat davrandıkları, sorunu bir şekilde çözdükleri doğrudur. Genel evlerinin kapatıldığı günümüzde 50 yaş üstü erkeklerin durumu gerçekten çözülemez gibi durmakta, hatta ekonomik durumu yetersiz olan erkekler için durum daha da vahimdir. Ayrıca , bunun tam tersi durumlardan da bahsedilmesi gerekiyor. Erkeksiz yani cinsel hayattan mahrum bırakılarak yaşlanan kadınlarımız da az denilemeyecek kadar zordur. Bazı kadınalar kendilerine yeni hayat kurmaya karar verdiklerinde, namus belasıyla karşı karşıya kalıp, dövülmekte hatta öldürülmektedir. Bir çok eğitilmemiş, okumamış kadınımız değeri bilinmeyen, sevilip okşanmayan, beraber yatılmayan, sadece çocukların anası olarak görülen evde hizmetçi gibi görülüp hor görülerek yaşamını sürdürmektedir.
2~
Ayrıca sanırım yazar epeyce dağılmış ve sorunlu aileyle muhatap olduğundan, bazı şeylere bizden daha fazla vakıf olmuş ve bu ailelere nasıl yardımcı olabilirim derdi saikiyle birilerinin tahkir ve tezyifine maruz kalmayı da göz önüne alarak bunları yazma gereği duymuş olmalı diye düşünüyorum.
Bizim "zulüm" dediğimiz şimdilerde ise "Toplumsal şiddet, erkek şiddeti" vs vs diyenlere "bakın bu da şiddet/ zulüm bunlar da insan.
siz hanımlar da pek alâ şiddet kullanıyorsunuz farkına varın. varın ki aile içinde basit gibi gördüğünüz meseleler yüzünden kocalarınızla aranızdaki muhabbet ölmesin, kavga gürültü patırtı olmasın,
ayrıca hanımlar kocalarınıza sahip çıkın, sokaklar kadın dolu kaparlar " diye uyarmak da istemiş yazar.
yani ben öyle anladım.
Ancak çok fazla sorunlu kadın davranışı olduğu gibi, var olan sorunlu erkek davranışları üzerinden olaya bakılarak eleştirilirse elbette polemik mevzuuda olabilir, bu mümkündür ama
böylesi polemiklerin de hayra sebep olmadığını bilmekte gerekli.
selam ile..
Gerçekten de zor bir mesele.
Özellikle de bizim gibi kapalı toplumlarda yetişmişler için değil çözümü, konuşulması bile yadırganan, ayıpsanan şeyler görüldüğünden böyle bir meseleyi yazmak önemli diye düşünüyorum.
Bu meseleler, halı altına süpürülüp bırakılan çer çöp gibi biz görmek istemesekte var olanlar bir gün bir şekilde açığa çıkıyor. Bu yüzden de tüm koşullanmaları bir kenara bırakıp, ciddiyet içinde üzerinde düşünülüp, çözümler üretilmeli.
Zor meseleleri konuşma cesaretinden dolayı yazarı tebrik ediyorum, umarım ki gereksiz polemiklerle konu mecraından çıkmaz.
Dindar erkek mi? Neredeymiş onlar hani? Dindar erkeklerin olduğu yerde, meyhane olmaz, kumarhane olmaz, umumhane olmaz, faiz sistemi olmaz, aç yoksul olmaz, haksızlık zulüm olmaz vs. Müslüman erkek, İslam'a aykırı her şeyle mücadele halindedir. İslamın buyurduğu her şey için mücahede halindedir. Ne zamandan beri midesiyle uçkurundan başka amacı olmayan, ağzında da üç beş ayet, 0ç beş hadis geveleyenler dindar erkek sayılır oldu. Bu mu dindarlık? Ne de büyük dertler varmış? Tabii ki bu kitle şehvetleriyle sınanacaklar çünkü onu amaç edindiler. Eğer gerçek birer Müslüman olsa idiler , sünnetullah gereği sınanma sebepleri de daha başka olurdu. Herkes Allahın dışındaki kıblesiyle sınanır, bunu fark edemiyor musunuz acaba? Müslüman erkek mi, ben de senelerdir arıyorum, varsa gösterin de bastığı yeri öpeyim....
Modernizmin kutsayarak sokağa fırlattığı kadına dil uzatmanın cezası hadim iken hadım olmaktan başka nedir ki ola? Siz Şaban ayının 1442 hicri yılında yaşıyorsunuz ancak hiç farketmediniz mi ki bu muhatap aldığınız kadınlar Milenyum çağında 2021 yılında yaşamaktalar. Dünyayı ebedi yurtları telakki etmenin doğal yansıması olarak cinnetimize dönmüş kadınlardan cennet beklemek abesle iştigal.
Feminizm nuruyla aydınlanmış ve özgürleşmiş ruhları kasvete boğan hatırlatmaların ardından dişil yorumlarda kabaran öfkeyi görüyorum ki baltalar çekilmiş ve hücuma geçilmiş olsa da bu mayınlı arazide –bir daha yürümemeye tövbe hakkınız mahfuz- yürüme cesaretiniz tekrar takdire şayan buluyor ve gazanız mübarek, Allah yar ve yardımcınız olsun bu kadınlar değil.
Menopoza girmiş kadınlara öneriniz nedir? O dönemi geçirmekte olan kadınların kocalarına öneriniz nedir? Güzel konuşmayı bilmeyen, 'Ne yiyeceğiz, gel yatacağız' cümlelerinden ibaret olan bir evlilik ilişkisinde, kadından, erkek her istediğinde beraber olmasını istiyorsunuz. Ağzı zehir gibi sigara kokar, kendini temizlemeyi bilmez, iki cümle tatlı söz söylemeyi bilmez, nikâhlandığı kadını kendisinin tüm hizmetlerini ücretsiz görmeye mahkûm bir köle, canı istedikçe yatacağı bir şehvet tatmin aracı ve olursa bu arada doğacak veletlere bakması-büyütmesi-yetiştirmesi-eğitmesi gereken görevli olarak gören (çünkü kendisinin daha önemli işleri vardır); kendisini ona (eğer kadın da çalışmıyorsa) karşı para kazanmaktan başka hiçbir şeyle sorumlu görmeyen erkekleri ne zaman ele alacaksınız? Yine 'lanet' hastalığı mı nüksedecek. Kadını, 'kocanı razı etmeden cennete giremezsin' diyerek çift tanrılı kılan bir anlayışı ne zaman eleştireceksiniz?
Umumhanelerde çalışan kadınların durumunu örnek vermiş ve bu durumun pek de zor olmadığını söylemişsiniz. Siz bunu hiç onlara sordunuz mu? Onlardan yıllar sonra oralardan kurtulabilenler böyle mi diyor? Şu cümleniz ne kadar da haddini aşmış bir cümledir. Sizin, -bir Müslüman olarak buraların kapatılması, bu kadınların oralardan kurtarılması adına ne gibi bir çalışmanız, gayretiniz var? Onlar, sizi Allah'a şikâyet etmeden önce bir kez daha düşünün de bu satırlarınız için tövbe edin. Şu cümleniz, nasıl hadsiz bir cümledir: 'Eğer bu çok ağır bir yük olsaydı, umumhanede çalışan bir kadının her cinsten 15 ila 25 erkeği para için ağırlaması, üstelik bunu HER GÜN yapması mümkün olmazdı.'
Yazınızı bir de şöyle formatlayalım da âdil olsun sayın yazar: Kocalar; TV’lerden, sosyal medyadan, reklam panolarından kadınların üzerine boca edilen görüntülerin, kadınları neye davet ettiğinin, ona nasıl bir saldırıda bulunduğunun farkında değillermiş gibi duruyor. Ancak onlar kendi karılarına 'iltifat etmekte, süslenmekte, gülümsemekte...' ve ikram etmekte hayli cimri davranırken; sokaktaki kanlı, canlı (irtibatta bulunulan tüm) gerçek (Sanal olmayan) erkekler, onların karılarını etkileyecek tüm davranışları ve sözleri, gözlerinin ta derinlerine bakmaya çalışarak, süslü-zarif ve etkili sözlerle (sevgi hayranlık dolu davranışları sonuna kadar göstererek) hiçbir şeyi gizlemeden, cömertçe(?) göstererek/sergileyerek; onların gözlerini üzerlerine çekmeye, (dolaylı olarak uyarmaya) çalıştıklarını görmezlikten, anlamazlıktan gelmeleri sadece bir dalgınlıktan ibaretmiş gibi gelmiyor bana(/bana da). Hâlbuki karılarının onlardan görmek ve duymak istedikleri her şey onlara helal, o erkeklerin bunları başka kadınlara göstermesi haramdır. Birinin suratına helalin kapısını kapamak, ona haramın kapısını işaret etmek değil midir? Kulak ve göz de acıkır. KADINLARIN BU İHTİYAÇLARINI KİM KARŞILAYACAK, KOCALARI KARŞILAMAZSA... Ki çoğu erkek, başka kadınlara gösterdiği kibarlık ve nezaketi kendi karısına göstermiyor ve karıları da bunu çok iyi biliyor. Çoğu erkek, bırakın iltifatı-nezaketi, karısıyla doğru düzgün konuşmuyor bile. 'Ne yiyeyeceğim, ne giyeceğim.' tamam. Sonra da odun gibi davrandığı karısından, güller gibi nezaket, zerafet, sevgi, aşk ve... bekliyor. Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz...
Naçizane Aile Danışmanlığı yapan bir kardeşiniz olarak sizi tebrik ve takdir ediyorum. Öncelikle İslami Cenahta bu konularda bırakın konuşmayı Evli Erkekler bizlere dertlerini açmaya korkuyorlar. Ben İlahiyatçı haddimi bilirim. Ancak Duygusal ve Sosyopsikolojik manada Müslüman Kadınlar (Istisnalar Hariç) Aileyi yıkmak adına ellerinden geleni yapıyorlar. Aslında konuşacak çok konu var. Ancak çözüm süreci noktasında Kadının Terbiye edilmeden bu sorunların çözümü hayalden öte geçmez. İkinci Evliliğini yapan erkekleri bu noktada anlamak çok zor olmasa gerek...
Rabbim sonumuzu hayır etsin inşallah!
İnsanların konuşamadığı ve çözülmediği taktirde yuvaları dağıtacak. ya da zinaya düşürecek ve ahiretini ebedi hüsrana çevirecek cinsellik konusunu Vallahi çok güzel yazmışsınız. Sizi tebrik ediyorum. Allah razı olsun.
Bu yazınızı çok geniş kesimlerle paylaşmak lazım.
Sizleri tebrik ediyorum. Bu milletin imtihanı mı? Bir proje veya başks bir şey mi? Bilemiyorum. Ne yazıkki bizim milletimizde kimle karşılaşırsak karşılaşalım durum böyle. İstisnsi bir durum göremedim. Hadis mi ayet mi tsm olarak bilemiyorım ama Allah bir erkek nikshlısından böyle bir talepte bulunurda bayan geçerli bir mazeret olmadan reddederse bütün ksinat ve melekler ona lanet eder buyruluyor.
Bu toplum sevişmesini bilmiyor derim yillardır.(Yazarın kastının otesinden söz ediyorum, fiziki,biyolojik alan dışında kocaaman bir an,zaman aralığı var ve bunu toplum iyi degerlendirmiyor. Gulmesini ve sevmesini bilmiyor)
Marazi cok seyin arka planında bu yatiyor.
Eger sevmeyi ve dolayısıyla sevismesini iyi bilseydik,lüzumsuz tuketim, israf vs etmeyip saglıklı bir yaşamla, uyumlu insanlardan oluşan bir millet olabilirdik....
Ülkemizde yerle yeksan sürünen zavallı Müslüman erkeklerimizin halini bu kadar net ve titremeyen kalemle yazmış olmanız fevkalade cesaret ancak bu hıçkırıklara, ağıtlara ve çığlıklara aksu seda nafile. Feminizmin ve modernizmin ayarttığı Müslüman kadın, bağrından abı hayat fışkırmaz bir kaya, ninnisiz bir döşek, tesellisiz bir ızdırap vesselam.
Yorumlar
20