metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

TOPLUM NEYİ HAKEDİYOR -1- (CAVİT OKUR)

26.05.2020

Bu gün toplumdaki problemleri tarafsız bir gözle ortaya koyup çözüm üretmek vicdanen ve makamen herkesin sorumluğu içindedir. Halkın; görmezden gelinerek, susularak veya fil dişi kuleden bakılarak problemleri çözülemez. Hatır için susmakta problemleri yok etmediği gibi git gide çözümü güçleştirir. Bilerek susmakta yalakalığın bir başka çeşididir, dilsiz şeytanlıkta cabası. HAK nerede ise orada olmak , onu ortaya çıkarmak, hakkın yüceliğini hiçbir şeyle değişmemek yüce bir onur olsa gerektir.Her şeyden önce , kendimizden de önce toplumun çıkarını savunmak ayni zamanda kendi onurumuzu da korumaktır.Bu açıdan bakılınca ucunda tehdit ve öldürme olmayan,halkın menfeatine olarak düşünülen her türlü eleştiri ve sorgulama normal karşılanmalı,hatta özgürce düşünceler ortaya konulması için gereken ne ise yapılmalıdır.Bu dini sorgulama bile olsa.Ancak kötü ve kötülük topluma zarar veriyorsa önlem alınmalı.Bana göre denmeden.

Düşünceye ,eleştiriye saygısızlık,kaldıramama,eleştiriyi düşmanca bir tavır olarak algılama  kamplaşmayı ve düşmanlığı beraberinde getirir. Hele bunu yapanlar etkili ve yetkili konumlarda bulunuyorlarsa bu kamplaşma ve düşmanlık toplumda geniş bir kitleyi etkiyecek , halkın arasında tedavisi zor yaralar açacaktır. Eleştiri ve buna verilen cevaplar düşmanca bir tavırdan ziyade yanlışı düzeltmeye yönelik olmalı.Düşmanlıklar tabana fazla yayılırsa ,bu kadar düşmanlığı hiçbir halk kaldıramaz , bir yerde patlak verir.

Başarıyı küçümsemek ve düşmanca hareket insanca bir tavır olmadığı gibi,aynı şekilde hak ve hukuku gözetmemekte insanca bir tavır değildir.Gücü elinde bulunduranlar bundan asla sapmamalı ki ellerindeki etkiyi azaltacak başka güçler oluşmasın.İktidarda haksızlığa yönelecek,hak ve hukuku zedeleyecek,adaleti zayıflatacak hiçbir güce fırsat vermemeli.Sonucu ne olursa olsun hak ve adaletten sapmamalı.Elbette bu herkes için böyle olmalı.Hak ve hukuktan yana olmanın onurunu herkes taşımalı.Dünyevi menfaatlerle, yalakalıklarla,susmakla,alkışlamakla uşaklığı seçip ona buna efendilik taslamanın uşağa da efendiye de bir faydası yoktur.

Nerede ise toplumda ,halkın üzeride etkili hakkıyla bir yanlış doğru belirleyici bulmak hemen hemen yok gibi bugün için. Veya yanlış doğru nelerdir ortaya koyanda yok.Toplumun işbirliği yapması için bir çalışmada yok Bir şeyler ayağımızın altından kayıp gidiyor.Siyasi arenadaki bölünmelere ve kavgalara dur denilmediği kendisini aydın !sayanlarda bu kavgayı körüklüyor.Ben bu halkın veya toplumun kavga istediğine inanmıyorum.Bu halk işbirliği yapmak istiyor.Öyle ise halkla işbirliği yaparak ,onları birleştirerek çözüm üretmek varken,birilerinin düşmanca tavır ve söylemlerine ayni şekilde cevap vermek niye. Bu şekildeki tavırlar toplum birlikteliğini yaralıyor. Sanki buna çanak tutan ne varsa kadar yazar çizer takımı (trol/pelikancı) varsa toplumun ayrışmasından parsa kapmak istiyor gibi.. 

Hiç kimseye şirin görünmek zorunda olmadan kendimizle ve çevremizle hesaplaşmanın zamanı geldi/geçiyor. Kendi kusurumuzu görmeden her türlü suçlamayı “ötekilere” yöneltip hangi problemi çözebiliriz.Kendi kusurumuzu gördükten sonra da saldırmak yerine varsa fikrimizi izhar ederek, insani olgunluğa erişebileceğimizi herkese gösterelim. Halk asla kavgadan yana değildir. Bunu çeşitli defalar göstermiştir. Onun derdi hak ve hukukunun çiğnenmemesidir. Halka siz ne verirseniz onu alır.

Şimdi; şöyle çevremize bir bakalım,kendimizle, çevremizle bir hesaplaşmaya oturalım mı.? Yönetenlerin yönetilenlere karşı davranışlarını hangi saikler belirler? Üzerlerine aldıkları yetki ve yükümlülüklerin kıstasları nedir? Menfaat ve tarafgirlikten başka bir kıstasları da var mıdır. Bunu herkes için söylüyorum,sadece iktidardakiler değil,muhalefettekilere de. Belki iktidarın sorumluluğu biraz daha fazla olabilir.Amacımız toplumu ,halkı ,iktidar ve muhalefeti yüceltmek değil, haklı çıkmak da değil; hakkı yüceltmek ve hakkı ortaya koymaktır.İslami değerleri yaşasın ve yaşamasın her kesimin ağzında hiç uymadığı KUL HAKKI sözü meşhurdur. Öyle ise bilinmelidir ki her türlü haksız davranış,söz,fiil,yeme içme ,konuşma ,eylem aklınıza ne gelirse hepsi kul hakkını içerir ve zulümdür.İnsan düşüncesi ve ona uygun davranışı ile insandır; Müslüman da düşüncesi ve islama uygun davranışı ile Müslümandır. Şekli,şemaili,fiziği ile değil.’hasan dağı arpalıktır’’misali sorumsuzca hareket edilemez. Bu halka ne verdiği, bu topluma ne katkı sağladığına bakılıp kimseye rahatsızlık vermemeli. Herkesin özgürce düşüncelerini,eleştirilerini ortaya koyması eğer dinlenip haklı olana hak verilebilirse topluma katkısı büyük olacağı gibi her türlü eleştiriye aynı şekil ve üslubunda karşılık vermenin bu topluma çok zararı olacağına inanıyorum.

Her türlü yanlışla ,her türlü zararlı olanla savaşmak doğrudur.ancak üslubu çerçevesinde. Eğer cevap verdiğin kişinin eleştiri ve üslubunu sevmemişsen,aynı üslubla cevap vermek sana yakışmaz. Yoksa onu örnek almış olursunuz ki kötüyü örnek almak hiç yakışmaz.Adalet özellikle yönetenlerin şiarıdır.

Liderler ve sözünün etkili olduğunu düşünenler; Fikirleri ciddiye almama konumunda olamazsınız. Hiç kimse LA YÜFTİ değildir. Haram ve haram yaşayışla  mücadele sizin en önemli işiniz. Bölünmelere,düşmanlıklara çözüm bulmak  da  sizin işiniz.Birbirini kardeşçe kucaklamanın kimseye zararı olmaz.Neyin peşinde koştukları belli olan menfaatçi ,şakşakçı grupların sizi alkışlaması yanıltmasın.Onların övgüleri de, sövgüleri de ancak kendi çıkarları içindir.

Evet bugün corana vesilesi ile fazla gündeme gelmese de birçok şeyinde yanlış gittiğini görüyoruz. Özellikle yerel yönetim ve teşkilatlarda halkın menfaatine uygun hiçbir çalışma yapılmadığı gibi sadece özel günlerde boy gösterilen halka tepeden bakılan günler hüküm sürmektedir. Kendilerine yapılan eleştireler ide sanki partilerine genel bir eleştiri gibi sunup ağızları tıkamak, suçlamakta en büyük meziyetleri olmuştur. Aslında hepsi direklerle duran çöken bir binayı andırıyorlar. Kendi lüks yaşamları içerisinde halkı görmek şöyle dursun , düşünmek bile istemiyorlar.

Sayın cumhurbaşkanım; her konuda haklı bile olsanız, Millet Reisinden  herkesi kucaklamasını istemektedir. Allah’ın idarecilerden istediği yumuşak sözlülük, tevazu,hoşgörü,adalet,eşit davranma vb hasletleri  sizde görmek istiyor. Şeyh Edebali’nin Osman beye söylediği bilinen "Ey Oğul!.. Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül alma sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kem göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana.!!” Sözlerini sizden çokca duya geldik, malum.. 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş