metrika yandex

Odadaki Fil / Aydın Ünal

“Odadaki fil” tabirini gençlerden duydum. Son zamanlarda sıkça kullanılan moda bir deyimmiş. Ortada fil kadar devasa bir sorun varken, o sorunu görmemek, görmezden gelmek, konuşmamak, yokmuş gibi davranmak, etrafından dolanmak, özü bırakıp detaylarda boğulmak gibi anlamlara geliyormuş. Bir meseleyi tartışırken “Odadaki fili konuşalım mı” denilerek konuyu asıl meseleye getirmek için kullanılıyormuş.

“Odadaki fil” tabirini gençlerden duydum. Son zamanlarda sıkça kullanılan moda bir deyimmiş. Ortada fil kadar devasa bir sorun varken, o sorunu görmemek, görmezden gelmek, konuşmamak, yokmuş gibi davranmak, etrafından dolanmak, özü bırakıp detaylarda boğulmak gibi anlamlara geliyormuş. Bir meseleyi tartışırken “Odadaki fili konuşalım mı” denilerek konuyu asıl meseleye getirmek için kullanılıyormuş.

Deyimin biraz peşine düştüm. İngilizcedeki “elephant in the room” tabirinin çevirisiymiş. Kökenini Rus yazar Ivan Kyrilov’un “Meraklı Adam” hikayesine bağlayanlar var: Hayvanat bahçesini gezen adama ne gördüğünü sormuşlar, o da böceklerden, sineklerden, kelebeklerden bahsetmiş. Bahçenin ortasında duran fili sormuşlar, “Ya fil, fil nasıldı?” demişler, “Fili görmedim ki” demiş.

Kökeninin Kızılderili deyimi olduğunu iddia edenler de var: Bir sorunu çözmeye başlarken “Önce şu içerdeki fili dışarı çıkaralım” derlermiş.

Bizdeki “tecahül- ü ârif” tabiri, tam karşılamasa da benzer anlama geliyor: Bildiği halde bilmiyormuş gibi yapmak…

SARIGÜL’ÜN FİLİ

Son haftalarda Mustafa Sarıgül’ün her şeyi konuşuluyor: Parası, çocukları, evlilikleri, itiraflar, iddialar, videolar ve daha nicesi. Konuşulmayan tek şey var: Bu kadar servet nereden geldi? Çobanlık ve kapıcılık yapmakla övünen biri milyar dolarlarla ifade edilen serveti nasıl edindi? “Odadaki fil” ne zaman konuşulacak? Sadece Sarıgül için değil, pıtrak gibi çoğalan ve kaynağı belli olmayan servete sahip olanlara “Bu değirmenin suyu nereden geliyor?” diye ne zaman sorulacak?

İMAMOĞLU’NUN FİLİ

Benzer bir durum Ekrem İmamoğlu destekçileri için de geçerli. Gösteriler, protestolar, sokak eylemleri, mahkeme şovları. Sanırsınız sütten çıkmış ak kaşık. Peki “odadaki fil”, yani o paralar, o alışverişler, o iddialar, itiraflar ne zaman konuşulacak?

YENİ PARTİ’NİN FİLİ

Yeni Parti kurulur kurulmaz bir hatta birkaç fil gelip Genel Merkez’in ortasına kuruldular. Genel Başkan’dan belde belediye başkanına kadar tüm kadrolar için akla hayale sığmaz iddialar ortaya atılıyor. Neresinden tutsanız elde kalıyor. Rüşvet, irtikap, hırsızlık, dolandırıcılık, zimmet, kara para, çapraşık ilişkiler hatta çocuk istismarı iddiaları havalarda uçuşuyor. “Odadaki fili” daha ne kadar görmezden gelecekler acaba?

NASRETTİN HOCA’NIN FİLİ

Filden bahsedip de Hoca Nasrettin’i anmamak olmaz. Timur’la olan fil hikayesi herkesin malumu. Şöyle bir ders çıkarmak da mümkün: “Odadaki fili” cesaretle konuşmazsan, odadaki fil sayısı artar

FON FİLİ

Artık söz bitti. Bakalım fon meselesi “odadaki fil” mi olacak yoksa “fil odadan dışarı mı çıkarılacak?” Yaşarsak göreceğiz.

MEVLANA’NIN FİLİ

“Karanlıktaki Fil” ya da “Karanlık Ahırdaki Fil” Mevlana’nın en meşhur hikayelerinden. Hani insanlar fili görmek için karanlık bir ahıra girmişler, “fil nasıl bir hayvan?” diye soranlara herkes dokunduğu kısmını söylemiş: “Fil oluğa benzer, direğe benzer, taht gibidir”. Diyor ki Mevlana: “Denizi gören göz başka, denizin köpüğünü gören göz başka. Köpüğü bırak da denize bak sen!”

KAFKAS FİLİ

Türkiye ile Azerbaycan arasında koca bir fil var. İki taraf da şimdilik fili konuşmuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan alttan alıyor, görmezden geliyor, suyuna gidiyor, yapıcı davranıyor, sabrediyor, büyüklük gösteriyor. “Odadaki fil” er ya da geç fark edilecek. Bakalım o zaman ne olacak?

EMEKLİNİN FİLİ

Türkiye’nin konuşulan çok meselesi var ama asıl mesele “emeklinin fili”. 2027 yılında bu mesele çözülmezse, o fil yuvayı dağıtabilir.

EBREHE’NİN FİLİ

Kur’an-ı Kerim’deki Fil Suresi bize şunu da anlatmıyor mu? Filler çoğalırsa, Allah (cc) ebabil kuşlarını gönderir. “Odadaki filleri” konuşmamak, görmezden gelmek, üzerini örtmek, yokmuş gibi davranmak, azaba yol açar da, suçlu-suçsuz hep birlikte helak olur maazallah.

Kaynak: Yeni Şafak

Paylaş

Yorumlar

0

Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.