metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

İSLAM VE AYDIN -2- / Cavit OKUR

26.04.2020

Bağımsızlık kazanılınca onu kazandık diyenler olanca gücüyle madde ve ruh planında belki de hiçbir toplumda görülmeyen başka bir köleliği seçtiler. Maddede de, ruhta da hiçbir yükseliş görülmedi. Batının aç gözlülüğü ile ülke talanına girişildiği o dönemde düşünmek bile belki zordu. Bu gün bile bu, aç gözlülüğü ile insanlar, kendi hayatı bile söz konusu olsa da tabiatla, dengelerle oynamaktan kaçınmamaktadır. Yer yüzündeki tüm gelişmeler ki bizde içindeyiz, insanı yaşatmak için değil öldürmek içindir. Dinler bile materyalist hale getirilmiştir. Bir sorgulama, çözüm üretme ve aydın yetiştirme vakti çoktan gelmiştir.

İlimde, sanatta, edebiyatta, elhasılı kelam insanların ruh yüceliğni ortaya koyan değerleri gündeme getirip bir çalışmayı tekrar başlatmak zorundayız.

Bir Islah hareketine, İhya ve İnşa hareketine mecburuz. Sonlu olanlara tutunup sonsuzluğa ulaşmaya çalışan sadece bizim değil bütün insanlığın kurtuluşuna vesile olacaktır.

Öyleyse bir an önce düşünce, fikir üretme kapıları sonuna kadar açılmalıdır; içtihad dahil. Yoksa İslam statik bir hale gelmiştir. Onun dinamizmi Allah’ın Kuran’ında yerini bulan düşünmek ,düşünce üretmektir.

Çağımızla yarışacak dini liderlerin ortaya çıkması için ortam hazırlanmalı. Din; din bezirganlarının, medya alimlerinin elinden alınmalıdır. Bir ticaret metaı olmadığını göstermek için mücadele edilmelidir.

Kendini şair ve yazar olarak ortaya koyanlar yazmanın haysiyet ve şuruyla en doğru yolda korkmadan,sisteme sırtını dayamadan ama edeb ve ahlakın önderliğiyle halka yol gösterici,gönülleri ferahlatıcı , ruhları coşturucu bir çalışma içine girmelidir. Geçmişte 1970 lerde MAVERA dergisi etrafında toplanan bir grup Müslüman aydın en azından edebiyatta da olsa bunu başarmıştı, ama devam ettirilemedi

Dini, örfi, sosyal, siyasi, ferdi ve toplumsal hastalıklar en önemli dertler arasında görülmeli tedavi ilaçlarının yine bu toplumun inancında yani ilahi mesajda olduğu bilinerek çözüm üretilmeli.

Ahlak bir bütün olarak alınmalı, ahlak yoksa dinin, siyasetin, ticaretin, makam ve mevkinin insanlık açısından hiçbir kıymetini olamayacağı en yüksek sesle herkesin, halkın, idarecinin, imamın, müftünün, öğretmenin askerin  duyacağı sele ilan edilip bir düstur haline gelmeli.

Yöneticilerin veya hiç aydınlanmamış içimizdeki aydınların hiç kimseye danışmadan hastalığın teşhisini kendisi koyup,yine kendisinin kendi inanç, çıkar ve yönetim tarzına göre tedavisine fırsat verilmemeli. Allah'ın Rasulüne bile istişaresiz iş yapma dediği hatırlanmalı ve hatırlatılmalı.

Bugün ciddi fikirlerin üretilememesi, fikirlerin ciddiye alınmaması, toplumsal gelişmelere ayak uydurulması, batı tarzı bir yaşamın İslamcıları bile kuşatması,modern yaşamın vaz geçilmez hale gelmesi,haramlar ve haramlarla yaşama,kadın hareketleri, erkeklerin görevleri, üstünlük ve eşitlik vs vs yeniden sorgulanıp doğrular bu toplumda yerini almalı.

Sistemin içinde sisteme veya yanlışlarına karşı koymanın ölçüleri tesbit edilerek Türkiye’nin ve Türkiye insanın problemleri doğrultusunda çözüm üretmenin, batılılaşmanın, kendi değerlerine dönmenin zarar ve faydalarını tesbit edilerek çalışmalar yapılmalı.

Çocukların ,gençlerin ve insanların toplumun temel normlarına göre yetiştirmek ki bu gün en çok sorgulanması gereken eğitim sistemidir.bir yerde Makamlara, maddiyata  şan ve şöhrete, gösterişe daha çok müsait olan öğretim sistemimiz sadece sanki üniversiteye insan yetiştirmeye endekslidir.

Eğitim hemen hemen yoktur. Artık ailelerde çocuklarını kendisi gibi olmasını istemiyor.övünç kaynağı insani, manevi, islami değerler bir kenara bırakılarak filan okulu kazandı, filan makama atandı, avukat , doktor oldu gibi kıstaslara göre yapılmaktadır.

Öğrenci için de artık batı normları kendi değerlerinden baba ocağından daha değerlidir.

Özellikle insan olma hasletini bile yok eden cinsel sapıklıklar, kadınların cazibelide olsa tüm alış verişlere alet edilmesi , kadınların her türlü fuhşiyatı ,alınıp satılmayı kabullenmeleri, erkeklerin bunlarda baş aktör olmaları, homoseksüel ilişkileri, her iki taraftan da bu ahlaksızlığın içinde olanların medyalarda boy göstermesi, bunların normal olaylarmış gibi gösterilmeye çalışılması, normal görmeyenlerin de ara sıra bunlara karşı cılız bir şekilde cılız bir sesle bunlara karşı çıkması toplumu çürütmekte aileyi yok etmektedir. Bunlarla savaşın sürekli olma şartları ortaya konmalıdır. Gerek üniversite ,gerek lise ve diğer gençler toplum, olumsuz yönde bunlardan etkilenmektedir. Ve bu din ve toplum düşmanlarının hoşuna gitmekte ve kendilerinin bir zaferi gibi sunmaya çalışmaktadır.

Din ,toplum,aile,ahlak vb..yıkılırken ağlamanın bir faydası yok.batılın meydan okuyuşuna ağlayarak karşı koyamayız.Alim gerek, mütefekkir gerek,yiğit gerek, AYDIN gerek. Devlet kontrolünde olmayan ona yol gösteren fikir kulüpleri gerek.

Din açısından fıkhı çağa uygun düzenleyebilen, NAS’SA uygun delillerle problemleri çözecek fakih gerek.

İdarecilerden,kapitalist sermayeden ,çokluktan,lüks yaşamdan güç almayan,işbirlikçi olmayan üst kimliği İslam olarak sözde değil davranışta ortaya koyan tarikat ve cemaatler, birleştirici öncüler gerek.

Hurafelerden, uydurmalardan akıl dışı nakillerden, uçan kaçanlardan vb arındırılmış; ruhun derinliğini düşünce zühd ve takva sahibi insanı yetiştirecek, yol gösterici tenkit ve muhalefetten ders alacak tasavvuf gerek.

Mevcut kanunlarla ve yönetimler nezdinde insan haklarını savunacak bağımsız ve bağlantısız, besleme olmayan STK lar, sendikalar,dergiler vb..gerek.

CORONA dan kurtulabiliriz.. Ancak halkın üzerindeki belayı bile hiçe sayıp, karaborsacılık, kaçakçılık, hırsızlık, yağmacılık yapan bu toplumun ruhi ve ahlaki hastalıklarından nasıl kurtulacağız

Onun için diyorum ki ;bize Abbasi idarecilerinin zulüm ve yanlışlarına evet demeyen gerekirse zulmü ve ölümü göze alabilecek İMAM-I AZAM EBU HANİFE gibi aydınlar lazım….

MÜCADELERLE GELEN RAMAZANLAR, ORUÇLAR, RAHMETLER DUASİYLE

İLK BÖLÜM İÇİN TIKLAYINIZ:
http://www.hertaraf.com/haber-islam-ve-aydin-1-cavit-okur-4206

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş