Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan ve partilerin çoğunluğunun katıldığı komisyon çalışmalarına başladı. Haftada iki gün toplanan ve Aralık ayı sonuna kadar çalışma kararı alan komisyon, davet ettiği kişileri dinleme ile yoluna devam ediyor.
Elbette toplumun rızasının güçlenmesi, farklı kesimlerin komisyona gelerek, endişelerini, beklentilerini dile getirmesi son derece kıymetli bir çalışmadır. Bu çalışmayı yürütürken, çok daha acil ve öncelikli olan yasal düzenlemelere altyapı hazırlığı yapılması işi, geride bırakılmamalıdır.
Partiler temsil edildikleri bu komisyon dışında da farklı yöntemlerle doğrudan halkla ya da sivil toplum kuruluşları ile ilişki kurarak onları dinleyebilirler.
Fakat yasa çalışmaları için yetkili tek organ olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en azından Ekim ayı başında, yeni yasama yılı dolayısıyla, bu konudaki hazırlıkları genel kurul gündemine alabilmesi, hayati öneme sahiptir.

Silahların yakıldığı sembolik törenin ardından, kalıcı biçimde silah bırakmanın tamamlanması ve örgütün kendisini fesinin sonuca ulaşması, mecliste yapılacak yasal düzenlemelerle de, bunun kolaylaştırılması, desteklenmesi, cesaretlendirilmesi, gerekmektedir.
Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin hızı ve Suriye ile doğrudan ilişkili İsrail tehdidinden kaynaklı muhtemel riskler, silah bırakma çabasının zamana yayılma lüksünü tümüyle ortadan kaldırmaktadır.
Değil birkaç ay, birkaç hafta, hatta bazen birkaç gün, birkaç saatin bile tüm dengeleri altüst edebildiği bir coğrafyada, olması gereken, meclisin olağanüstü toplanarak konuyu ele almasıdır.
Komisyonun bu konuda mümkün olan en geniş uzlaşıyı yakalaması, hazırlıklı biçimde tartışmayı ve öneriyi Genel Kurul'a sunması, ciddi bir mesafe alınmasını sağlayabilir.
Çağırılan barolar başta olmak üzere, siyasi temsilciler, sivil toplum ve meslek örgütlerinin de, bu taslakla ilgili değerlendirmelerini almak, son derece somut bir istişare mekanizmasını oluşturabilir.
Aksi takdirde genel değerlendirmeler, soyut analizler, ucu açık önermeler, bu yasa hazırlığı çalışmasının gecikmesine zemin oluşturacaktır.
Türkiye'nin daha ileri aşamalarda büyük adımlar atabilmesi için, geçiş döneminin asgari acil düzenlemelerini hızla hayata geçirmesi gerekir.
Netanyahu Hükümeti'nin 2 yıldır izlediği saldırgan politika, Suriye'deki dengeleri her an geri dönüşü imkansız bir noktaya taşıyabilir.
Güvenlik birimleri'nin teknik takibi ve uygulama yönetiminin daha sağlıklı ve etkin işleyebilmesi, Meclis Komisyonu'nun ortaya koyacağı yeni düzenleme ile doğrudan ilişkilidir. Silah bırakanların yeniden silahı bir seçenek olarak görmemesi için, özellikle örgüt üyeliği dışında suç işlemeyenlerin, Türkiye'ye gelişleri ve topluma kazandırılmaları, devletle ve toplumla uyumlu bir hayata katılmaları, beklenen düzenleme ile ilişkilidir.
Aksi takdirde silahı bırakanların yine aynı bölgelerde kalmaya devam etmesi, bütün çabayı heder edecek, alınan mesafenin başa sarmasına gerekçe oluşturacaktır.
Meclis Komisyonu bir taraftan ziyaretçileri dinlerken, hiç olmazsa bir alt komisyonda, hukuk donanımına sahip üyelerle, bu yasanın hazırlığını yürütebilir.
Bu da zaman kaybını en aza indirecek girişimdir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Ortadoğu'da zamanla yarışı kaybederse, kimsenin bedelini ödeyemeyeceği, telafisi imkansız bir tabloyla her an karşı karşıya kalabiliriz.
Irak Başbakanı: Kritik dönem başladı
01.10.2026
"Savaşa Hayır" İnisiyatifi Kuruldu
23.09.2026
GENÇLERİMİZ NEDEN EVLENEMİYOR? / AHMED ALGAN
13.09.2026
bana bütün yolu gösterme rabbim MUSTAFA AKMEŞE 01.10.2026
Fatma Betül’ün Suçu Ne? Şakir ÇALIŞKAN 04.10.2026
MERHAMET! EY MERHAMET! AYTEN DURMUŞ 02.10.2026
Bilmek Ağrısı ESRA DURU 02.10.2026
Ahlak ve İnsan YUSUF YAVUZYILMAZ 04.10.2026
Servet Çok, Sermaye Yok MUHSİN GANİOĞLU 05.10.2026
Mekke İttifakı Test mi Ediliyor? AHMET GÜRBÜZ 23.09.2026
Korkak Ebeveynlik FEYZULLAH AKDAĞ 10.09.2026
Dinlemek/İşitmek RAMAZAN BEYHAN 11.09.2026