metrika yandex

toparlansanız iyi olur!

Mustafa AKMEŞE

21.05.2021

madde bilgisi olan arkadaşlar iyi bilirler
her maddenin kendine has özelliği vardır ve avantajları olduğu kadar
zayıf olan tarafları da illaki vardır.

malzemenin kullanım yerine göre
maddeye çeşitli ek özellik katarak istenilen yerde çalışması sağlanır.
yük taşıyacak olana farklı, yük çekecekse farklı, her ikisini yapacaksa
daha farklı olan malzeme tercih edilir veya çalıştığı yere göre çeşitli teknolojik işlemlerle maddeye gerekli olan özellik kazandırılır.
zor iştir
onun için teknoloji var, bilim var, arge var...
mesela
aşınmasını istemediğiniz yerde çalışan bir malzeme özeldir ve
bu yönü kuvvetli olsun diye bir çok hassas işlem görür...
ön hazırlık iyidir.
değilse büyük emeklerle bir araya gelen
sayısız parça,
yalandan bir somunun gadrine uğrar,
aşınır, kopar emek emek yapılan makine arıza verir, bazen boyundan büyük hasarlar açar ve bütün emek çöp olur...

madde bilgisiyle konuya girmemin sebebi
insan ve insanlar arası ilişkiyle
çalışan malzemenin çok benzeyen özellikleri vardır.
topluluk olarak yaşayan ve çok yakınlarla hayatı kuran ve kurgulayan insanoğlu
uyum içinde yaşam sürdürmesi için  
bir çok özelliği üzerinde taşıması veya sonradan kazanması gerekir…

hadi biraz daha açalım,
baştan söylemekte fayda var
bence önemli bir konu, yazmaya konuşmaya çok muhtacız...
dert hepimizin derdi, her an kanayan bir yara,
uzaktan göz ucuyla okunup geçecek bir şey değil,

toparlansanız iyi olur;

sosyal varlığız ve
aile içinde, yakın akraba arasında,
bir de uzun yıllar büyük emeklerle sürdürülen dostluklarla hayatı inşaa ederiz.
yani ölünce ilk 'sala' omuz vereceklerden bahsediyorum,
işte onlarla
ilişkilerin kesilmesi, sekteye uğraması malumunuzdur ve öyle bir yaygındır ki, of ki of...
hiç hız kesmeden en yakınlar arasında yaşanır durur. bilirsiniz...

elbette bilirsiniz!,
yakın olanlarla illaki bu ara bile köprülerin atıldığı, ilişkilerin dondurulduğu
görüşmediğimiz kişiler vardır

gelin bugün herkesin yaşadığı ve tecrübe sahibi olduğu
ve daha önemlisi acıları bir ömür bu yüzden taşıdığımız ayrılıklardan bahsedelim.
inanın her bir yakın olandan  ayrılık, kişiye ve yakın olduğu topluluk üzerine
devasa olumsuz etkiler bırakır.
anaların göz yaşıdır. pencere önlerinde bir karaltı beklenir durulur…
mesela, bundan çocuklar en hızlı en çok etkilenenlerdir.
veya dost kırgınlığı hemen hissedilir ve çevresine anormal bir negatif etki bırakır.
iki dostun küskünlüğü nedeniyle,
ailelerin bile görüşmediği dost grupları olur ve dağılan öylesi güzel
yılların devam ettiği topluluklar vardır ki...

bilmem mi hiç!
der gibisiniz... duydum sizi dost...

böylesine kopmaz bağlarla kurulan
sağlam atılan temellerin nasıl yıkıldığını, koptuğunu görmüyor musunuz?

doğru valla!
kopmaz, kimse koparamaz,
evladı, babayı anayı, kardeşi
dostu dosttan koparmak ne mümkün derken
tamam da
kırılmayacağını kim söylüyor ki... bilemedik, öğrenemedik, öğretmediler işte.
hazır etmedik kendimizi, etmediler bizleri.
tıpkı kopmaya dayanıklı olan malzemenin,
sanki kırılmaz olduğunu zannetmek gibi gaflete düştük
paramparça, un ufak olduk görmez misiniz Allah aşkına?
kopmaz olanın aynı zamanda kırılmaz olması için hazırlık hiç yapmadık.
onu derim..
bütün olumsuzluklar gelse de üzerine kopmayacak olanın,
‘düşünce’ kırılacağını bilseydik keşke!
ona göre hazır ederdik kendi ruh dünyamızı...

bence bunun en önemli sebebi,
yakınlık arttıkça güçlü bağlar kurulur ama aynı zamanda, duygusal derinlik artar.
duygunun hakim olduğu her bir ilişki yumağı bir o kadar da kırılgandır.
başkasından, uzakta olandan diyordum gelen çelmeye aldırmazken,
çünkü orda akıl hakim olandır
insan hemen elastik bir hal alır ve ilişkinin kesilmesi gerekiyorsa
hiç önemi yoktur, kesilir
yok
ilişkiyi devam ettirilecekse eğer
küsmeyecek bir manevrasını yapar ve absorbe ederiz.
kişi için ekonomik veya başka bir beklenti bile bunun için yeterli sebeptir.
anladınız siz.

en yakınlar için bu gerçekleşmez,
çünkü, duygusallık ağır basar ve bildiğimiz kopuşlar oluşur .
“yapılır mı yav bu bana!’’ cümlesi klişe dir ve arkasından gelen malum…
böylesi durumda,
duygusuz olmayın denmez ki..elbette bunu söylemiyorum…
ama en azından hızlıca ilişkileri tekrar rayına oturtmak için
köprüleri atmadan
3. maslahatgüzar! seviyesine düşürmek ve sonra vakit geçirmeden
birlikteliği, tekrar elçilik! seviyesine çıkaracak adımları getirmek gerekiyor
göreceğiz ki,
aynı havuzun içinde kaldığımız sürece,
ne onulmaz yaralar iyileşecek,
ne unutulmaz denilen, unutulacak…

ey yolcu

en yakınlarıyla
duygusal bağlılık nedeniyle
en hızlı kırılgan ilişki oluşur,
bil bunu!

öyleyse

yakın olana kırılınca tamir edilecek
yolları açık bırak.
nefeslen ve konuşacak kadar bir
mesafeyi hiç kaybetme.

bırak bedenini hatta
gözünü dahi kaçırdığın bir uzaklık verme
bu yük çok ağırdır
sadece sen değil,
nesiller boyu  taşınır durur
hesabı zor verilen yükler ediniriz
bilesin...

 

Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş