metrika yandex

Ö. F. GERGERLİOĞLU GÖZALTISI VE DEVLET MENŞE’Lİ BİR YALAN DAHA (MI)?!

Hüseyin SEVİM

23.03.2021

Son derece tartışmalı bir şekilde vekilliği düşürülen Ömer Faruk Gergerlioğlu geçtiğimiz günlerde bir süredir eylemde olduğu TBMM’deki odasında gözaltına alındı. Kısa bir süre sonra da serbest bırakıldı ve bizzat kendisinin açıklamalar yaptığı bir video ile sosyal medyada yaşananları anlattı.

HDP’yi ve onun temsil ettiği siyasal misyonu onaylamıyor, sevmiyor, hatta nefret ediyor olabilirsiniz. Ö. F. Gergerlioğlu’nu da bu partinin vekili olduğu için aynı torbaya koyup, ‘’terör sevici’’ filan olarak görüyor da olabilirsiniz. Hakkında verilen ve vekilliğinin düşmesine neden olan tartışmalı hapis cezasını ‘’tartışmasız’’ haklı da bulabilirsiniz…. Bunlar ‘’tartışmalı’’ konular olduğu için belki de haklısınızdır…

Ama eğer Maide Suresi 8. Ayet (Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olunuz. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olunuz; bu takvânın ta kendisidir. Allah'a isyandan sakınınız. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.) sizin için bir değer ifade ediyorsa, kin duyduğunuz birine veya bir kavme karşı dahi adaletle muamele etme sorumluluğunuz olduğunu kabul etmek ve aşağıda ifade edeceğim hususları bu çerçevede değerlendirmek durumundasınız.

Sürecin öncesine dair siyasi tartışmalara girmeden sadece son gözaltı işlemini, yukarıda zikrettiğim sorumluluk bilinciyle gelin gözden geçirelim birlikte.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne gönderdiği talimatta gözaltı gerekçesi olarak birtakım hususlar zikretmiş, son iddiasında da ‘’Biji Serok Apo’’ sloganları atıldığından bahisle terör örgütü propagandası yapıldığına yer vermiştir.

Ö. F. Gergerlioğlu’nun serbest kaldıktan sonra yayınladığı videoda bu son iddia kesin şekilde reddediliyor. Eğer Gergerlioğlu’nun iddia ettiği gibi böyle bir şey olmamışsa, gözaltı talimatı içeriğindeki görece teknik argümanları halkın anlayamayacağı düşüncesiyle, gözaltının daha ‘’halka dönük’’, ‘’ikna edici’’, ‘’meşru’’ bir gerekçeye kavuşturulması hedeflenmiş olabilir.

Söz konusu videodaki abdest ve namaza izin verilmemesi, daha sonra Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un bunu ‘’Fetöcü’’ bir yöntem ilan etmesi, doktor raporuyla belgelenmiş kötü muamele ve polis merkezinde ifadesini dilediği şekilde vermesine engel olunması iddialarını da bir kenara koyup sadece bu ‘’yalan’’ iddiası üzerine birkaç şey söylemek istiyorum.

Eğer Gergerlioğlu’nun ifade ettiği gibi, bu ‘’terör propagandası’’ meselesi (aynen Boğaziçi gözaltılarında ‘’Türk Polis Teşkilatı’nın’’ yayınladığı kurmaca / yalan gözaltı videosunda olduğu gibi) yalansa, TBMM  Sekreteliği’nce kaleme alınan şikayet yazısında vurgulanan, Başsavcılık talimatında zikredilen ve bizzat Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un açıklamasında yer verilen bu husus acaba Sayın TBMM Başkanı’nı rahatsız edecek midir ? Bu arada…. Elbette  gerçek, Ö. F. Gergerlioğlu’nun iddia ettiği gibi değil, Mustafa Şentop’un iddia ettiği gibi de olabilir. Koskoca T.C. Devleti’nin ve TBMM’nin teknik imkanlarının gerçeği ortaya çıkarmaya yeteceğinden şüphem yok. Ancak ne yalan söyleyeyim, ‘’koskoca’’ ‘’Türk Polis Teşkilatı’’nın yalan video yayınlayarak kendini savunmaya tenezzül ettiği (ve bu ortaya çıktıktan sonra da gayet pişkin bir şekilde konuya dair en ufak bir açıklama ihtiyacı dahi hissedilmeyen) bir vasatta, bu iddianın da yalan olduğunun ortaya çıkması beni çok şaşırtmayacaktır.

Çok uzatmayayım…

Merak ettiğim şudur: Acaba Sayın Şentop, bu yalan iddiasını ilkeli bir adalet adamına yakışır şekilde önemseyip araştıracak ve gerçeği kamuoyuyla paylaşacak mıdır?

Bir kademe ilerisinde de eğer bu yalan iddiası doğru ise, kendisini bu oyuna getirenlere hadlerini bildirecek ve kamuoyu karşısına çıkıp, bu yalanı itiraf ederek özür dileyebilecek midir?

Elbette böyle bir ihtiyaç  hissetmez ya da bir şekilde bundan imtina ederse benim bu çirkin,  ironik ve önyargılı sorularım cevapsız kalacaktır.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
ŞÜKRÜ SAVAŞ | 24.03.2021 23:05
Öncelikle Gergerlioğlu'nun durduğu yer ve taraf vicdanlı bir müslümanın onaylayacağı yer değildir. Mensubu bulunduğu partinin il başkanlıklarının PKK nın askerlik bürosu gibi çalıştığını yörenin kürt kökenlı halkı ifade etmektedir. PKK ve sınır ötesi YPG'nin ABD uşaklığı yaptığı, ABD'nin bu oluşumlara hayrına tırlar doluşu silah yardımı yapmadığı bilinmektedir. Mecliste direniş yapacağına il bakanlığı önünde ağlaşan anaların yanına gidip dağa kaçırılan bu çocukların geri getirilmesi için direniş yapsın. "Kıldırmıyorlar" dediği namazdan daha çok sevaba gireceğini sanıyorum, hayırlı günler diliyorum.
Ali Dede | 24.03.2021 09:04
Kolluk kuvvetlerinin Vicdanı yaralayan uygulamalarına her dönem şahit olduk, bu uygulamalara kılıf uyduran kamu görevlilerini de çokça gördük. Ancak Sn Gergerlioğlu olayında bir yalan ve iftira ile kamu görevlilerinin manipüle edilmesi hatta yalana ortak edilmesi gibi bir kumpas varsa, bu tür bir komploya TC. Devletinin hiyerarşideki 2. Adamı olan TBMM Başkanın alet edilmesi akıllara ziyan bir durumdur. TBMM’de Başkanlığını yaptığı Vekillerin/eski vekillerin hak ve hukukunu koruması gereken Sn. Şentop’un bu kumpastan haberdar olması, hatta bilerek ve isteyerek böyle bir durum karşısında ahlak dışı bir pozisyon almasına asla ihtimal vermiyorum, veremem. Aksi halde kendimi de inkar etmiş olurum. Çünkü ben seçim zamanlarında oy verdim, bu devlete askerlik yaptım ve vergilerimi ödedim. Arkasında durduğum devletimin böyle bir tiyatro çevirmesine asla inanmam. Ama yanılıyorsam da hepimizin uyanmasının zamanı gelmiş demektir.