metrika yandex
  • $31.81
  • 34.54
  • GA15470

Muharrem Ayı, Aşûra ve Kerbelâ

AHMET SEMİH TORUN
28.07.2023

 

Muharrem ayı, hicri senenin ilk ayı. Muharrem Ayı'nda sevinçle hüzün iç içe. 1 Muharrem "hicrî yılbaşı", 10 Muharrem ise "Aşûra" günü olması dolayısıyla kıymetli günler arasında yer almakta. Zulüm ve sıkıntılardan kurtuluş günü olan Aşûra Mü᾽minler için sevinç kaynağı.

Müslümanlar, Efendimizin sünnetine uyarak Aşûra gününü, bir önce veya bir sonraki günle birlikte "oruçlu" olarak geçirmeye gayret etmekte. Berekete vesile olması için evlerine çeşitli gıda maddelerinden alarak aile fertleri sevindirilmekte, komşu ve dostlara aşûre ikram edilmekte. Birbirleriyle uyumsuz gibi görünen gıda maddelerinden "aşure" adlı güzel bir tatlı ortaya çıkması da çok mânidâr.

Kerbelâ, hüzünle anılan bir mekân. "Kerbelâ"; belalı, hüzünlü ve kederli yer manasına geliyor. "Kerbele" ise; gevşek topraklı yer anlamına gelmekte. Hazreti Hüseyin ile yanındakilerinin şehid edildiği bu mekân için her iki kelime de kullanılmakla beraber, bir fâciayı dile getirmesi bakımından "Kerbelâ" kelimesi daha çok tercih edilmiş.

Hüseyin Efendimiz; yakınlarının gitmemesi konusundaki ısrarlarına rağmen "Kûfe"den yapılan davet üzerine yola çıktı. O, babası ve kardeşinin daha önce aynı yöre halkı tarafından yalnız bırakıldıklarını bildiği halde Kûfe'ye gönderdiği Müslim bin Âkil'in değerlendirmelerine kulak vermişti. Ne yazık ki; davet edenlerin bir kısmı daha başta sözlerinden caymışlar, diğer bir kısmı da yeterli tedbir alamadıklarından düşmanlarının tuzaklarına düşerek safdışı kalmışlardı.

Sözlerine sadık ve ferasetli çok az Müslüman ise Hicri 10 Muharrem 61 (10.10.680) tarihinde Hz. Hüseyin'in yanında yer almış, kanlarının son damlasına kadar mücadele etmişlerdi. Kerbela’da, Efendimizin mübarek torunu ile yanındaki yetmişten fazla kişinin şehit edilmesi Müslümanları hüzne boğdu. Efendimizin mübarek torununa bu zulmü reva görenler ve zalimin yanında yer alanlar iflah olmayıp ümmetin vicdanında mahkûm edildiler. Kazım Paşa, ümmetin bağrını dağlayan bu ortak hüznü şöyle dile getirmekte:

“Düştü Hüseyin, atından sahra-yı Kerbelâ’ya.

Cibrîl var haber ver, Sultân-ı Enbiyâ’ya.”

M. Asım Köksal Hocaefendi, “Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası” adlı eserinde özetle şunları yazmakta: “Kerbela Hâdisesi değerlendirilirken o günün şartları göz önünde bulundurulmalı ve itidalli olunmalı. Facianın sorumluları; ısrarla Hz. Hüseyin’i davet ettikleri halde ona sahip çıkamayan veya ihanet eden Kûfe eşrafı, makam hırsı gözlerini bürüyen Yezid ve adamları ile kraldan fazla kralcı olan diğer bir güruhtur.

Kerbela Faciası'nın, bugün insanlar arasında herhangi bir anlaşmazlığa vesile yapılması için bir sebep yoktur. Çünkü, Hz. Hüseyin meseleyi Allah’a havale etmiştir. Bu faciaya sebep olanlara lanet okumak faydasız olduğu gibi, Emevîlik-Alevîlik veya Alevîlik-Sünnîlik ayırımı yapmak da yersizdir. Sünnîlik; Peygamberimiz’in sünnetine bağlılık demek olduğundan “Kur’ân ve Sünnet”e, herkesten çok Ehl-i Beyt taraftarlarının sarılması gerekir. Hz. Ali Efendimiz başta olmak üzere bütün Ehl-i Beyt, Allah ve Rasûlü’nün yolundan zerre kadar ayrılmamışlardır.”

Müslümanları hüzne boğan Kerbela Faciası'ndan alınacak dersler var...

Müslümanlar, tutamayacakları sözleri vermemeli, her an tedbirli olmalı, liderine, dava arkadaşlarına, eş ve dostlarına sahip çıkmalı, gerekirse davası uğrunda canını verebilmeli. Sözünde durmak, emaneti korumak, mazluma sahip çıkarak haklının yanında yer almak, kendi aleyhinde bile olsa hak sözü söylemek Mü'minin şiârı.

Tarihten ders almalı, yeni fitnelerin çıkmasına fırsat vermemeli. Orta bir yol tutarak hadiselere ibret nazarıyla bakmalı, olayları kritik ve analitik olarak değerlendirmeliyiz. Hz. Hüseyin’in uğrunda fedâ-yı can ettiği değerlere sahip çıkmaya her zamankinden daha fazla muhtacız.

Efendimizin Ehl-i Beyti ve ashâbı ile O'nun yolunda gidenlerin muhabbetinin gönlümüzde yer etmesini diler, mazlumların yüzlerinin güleceği aşure tadındaki muhabbetli günlerin çok yakın olmasını Yüce Mevlâ'dan niyaz ederim.

Yorum Ekle
Yorumlar (4)
Ahmet Semih Torun | 30.07.2023 10:35
Ben de yapılan dualara amin diyor, katkıda bulunan kardeşlerime teşekkür ediyor, sevinçle hüznün iç içe olduğu senenin ilk ayı Muharrem'in uyanışa vesile olmasını diliyorum.
Ahmet Semih Torun | 30.07.2023 10:34
Ben de yapılan dualara amin diyor, katkıda bulunan kardeşlerime teşekkür ediyor, sevinçle hüznün iç içe olduğu senenin ilk ayı Muharrem'in uyanışa vesile olmasını diliyorum.
Nafiz Çağlar | 29.07.2023 21:43
Muharrem Ayı'nda sevinçle hüznü bir arada yaşamaktayız. Rabbimizin sevincimizi hüzne galip getirmesini diliyor, yazara teşekkür ediyorum.
Yusuf | 29.07.2023 14:57
Amin.