metrika yandex

İnsan Hasleti -4- / (Unutkanlık, İhmalkârlık Hali)

Mustafa YILDIZ

09.04.2021

Her dönemin insanı için yaşananlar/yaşanmışlıklar yeni ve ilktir.Tarihin hafızasına müracaat edildiğinde görülecektir ki meğer benzer olayların sürekli tekerrür ettiği, vukua gelen olayların oluşumuna davetiye çıkaranında yine bizzat insanın kendisi olduğunu görürüz.İnsan hafızası hep yeni şeyleri merak edip anı yaşamak istediğinden, geçmişini hatırlamaz.Hatırlamak istemediğinden bildikleri de hafızasından zamanla silinir ve unutulur.Bu nedenle karşılaştığı her olayı yeni karşılaşmış gibi hayretle karşılar.Bu durum gayet normal ve doğal karşılanmalıdır.

Son yılların büyük bir musibeti olarak kabül edilen bu salgın hastalığın (Covid 19) gerçekte defaaten tekerrür eden, insanların da bundan çokta ders almadığı, aksine bu musibetlerden bir şekilde yararlanılmaya çalışıldığını gördük.Kendinin kurdu olan insanın, kazanma uğruna ne çılgınlıklar yapacağı/yapabileceğine de bizzat şahit olduk.Halbuki bu salgının da ilk olmadığı, benzeri salgın hastalıkların geçmiş yıllarda da yaşandığını bizden öncekiler görmüştü.Aynı hadiselerin araçları değişsede amaç olarak aynı içeriklerle tekerrür ettiğini/edeceğini hatırlatmak adına önemli gördüğümüz benzeri salgın hastalıkları insanımız tekrar hatırlasın diye derlemeye çalıştık.

Görülecektir ki yıllarca süregelmiş, fakat bizim hatırlamak istemediğimiz ama dünyaya damga vurmuş bazı salgınların bundan öncede yaşandığını hatırlamak için okuyucuya arz etmeye çalışacağız.Rakamlara takılmadan, olayların büyüklüğü, insanlık alemine verdiği maddi ve manevi yıkımları hatırlamak ve zaman zaman bu gibi olayların yaşanabildiğini, bunun bir ilk olmadığını bilmek, geçmişi bilmenin hiçte önemsiz olmadığını hatırlamak/anlamak babından özet olarak, öne çıkmış insanlığı oldukça  da meşgul etmiş olanlardan ulaşabildiklerimizi sizlerle paylaşmak istedik.

MS sonraki tarihlerde kayıtlarına geçmiş, iz bırakmış bazı salgın hastalıkları özet olarak aşağıya şöyle sıralayabiliriz;

-MS 165-180 yılları arasında Roma İmparatorluğunda yaşanmış olan bu salgın, doğu seferinden dönen Romalı askerler tarafından getirilmiş bir hastalık olarak kabül edilen, Antoninus vebası olarak da tanınan bu salgın günde 2 bin kişinin ölümüne sebep olmuş, hastalık o dönemde tam olarak tanımlanamamış, Çiçek veya Kızamık olduğu tahmin edilmesine rağmen gerçek hastalığın ne olduğu tespit edilememiştir.Roma İmparatorları Lucius Verus ve Marcus Aurelius’de dahil olmakla üzere o günkü mevcut nüfusun neredeyse % 30’u heba olmuştur.[1]

-541-542 yılları arasında görülen Justinianus vebası;Dogu Roma İmparatorluğunun Akdeniz çevresindeki tüm liman kentlerini etkileyen ve Sasani İmparatorluğunu da kapsayan bir salgın olarak zaman zamanda kendini yenilerek çok uzun süre devam etmiş, takriben 25 ile 100 milyon arasında insan kaybına neden olmuştur.[2]

-1346-1350 yılları arasında görülen Kara Veba salgını;14.Yüzyılda Avrupa’da görülmüş ve yaklaşık 200 milyon insanın öldüğü bir salgın olarak kayıtlara geçmiştir.Papa’nın yayımladığı “Kediler şeytandır.Hastalık sebebi onlardır.Kedileri öldürün.” fetvasıyla öldürülen kediler, farelerin çoğalarak hastalığın taşıyıcılığı artmış, hastalığında daha fazla yayılmasına neden olunmuştur.O tarihteki mevcut nufusun % 30’u ile % 60’ı arasında insanın yok olmasına sebep olunmuştur.[3]

-1520-1576 yılları arasında Meksika’da görülen bu salgın cocoliztli salgınları (Viral kanamalı ateş) olarak anılmaktadır.Maya uygarlığı için sonun başlangıcı olan salgın kısa sürede Venezüela’dan Kanada’ya kadar yayılmış, takriben 15 milyona yakın insan hayatını kaybetmiştir.O gün için bu rakam nüfusun % 80’ne tekabül ediyordu.[4]

-1852-1860 yıllarında zuhur eden Kolera salgını;Bu hastalıkta sıklıkla Avrupa ülkelerinde görülmüş, bakteriyle gelişen, bağırsak enfeksiyonu yapan daha sonra şiddetli ishale yolaçan hastalık, 1817’de Japonya’da, 1826’da Moskova’da, 1831’de Berlinde, Pariste ve Londra’da görülerek yayılmış, 1912-1913 yıllarındaki Balkan savaşları sırasında da Osmanlı İmparatorluğuna ciddi kayıplar verdirmiştir.Üç kez salgın yapan bu hastalık sonradan 3.salgında anlaşılarak kolera olduğu tespit edilmiştir.En öldürücü hastalık olarak anılır.8 yıldan uzun süre devam etmiştir.[5]

-1889-1890 Rus gribi salgını;Rusya’da görüldüğünden bu isim ile anılan salgın, kesin rakamlara ulaşılamamış olmasına rağmen ancak bir yılda milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.Asya gribi olarakta bilinir.Buhara, Canada ve Grönland’da aynı anda görülmüştür.[6]

-1894-1923 yılları arasında zaman zaman nükseden altıncı Kolera Pandemisi;Hindistan’da ortaya çıkmış olup, 1,5 milyon kişinin ölümüne sebep olmuştur.[7]

-1914-1918 yılları arasında ortaya çıkan, Tifüs bakterisini taşıyan bitlerin neden olduğu bu salgın, şavaş döneminin getirdiği bir olguydu.Avrupa ve Asya kıtalarında yaygın olarak görüldü.Sovyetler Birliğinde 3 milyona yaklaşan ölümlere sebep oldu.[8]

-1918-1920 İspanyol gribi;yaklaşık iki yıl süren bu salgın, o günlerde dünya nufusunun % 5’ine tekabül eden yaklaşık 50 milyon insanın ölümüne sebep olmuştur.Savaş yıllarına denk geldiği için, salgın halktan gizli tutulmuş, saklanmıştır.İspanya savaş içinde yer almadığı için salgını İspanya basını dünya’ya servis ettiğinden bu isimle anılmıştır.[9]

-1957-1958 yıllarında ortay çıkan Asya gribi;Asya ülkelerinde yaygın olarak ortaya çıkan salgın, yaklaşık 4 milyon insanın ölüme sebebiyet vermiştir.Salgın aşı ile ancak önlenebildi.Bir yılda 40 milyona yakın kişi aşılandı.[10]

-1960 HIV-AIDS;bağışıklık sistemini çökerterek insan bedenini esir alan, maymundan insana geçtiği söylenen bu salgınında halen kesin bir çözümü bulunamamış olup, günümüzde bile yer yer yeni vakalara raslanmaktadır.2019 verilerine göre bu salgından 32 milyon insan hayatını kaybetmiştir.[11]

-1968-1969 Hong Kong gribi;bu salgında da yaklaşık 1 milyon insanın hayatını keybetmesine sebebiyet vermiştir.[12]

-2002-2003 SARS salgını;Ağır Akut solunum yolu yetersizliği olarak adlandırılan ve Zatürreye çeviren SARS’ın ölüm oranı da takriben % 11 cıvarlarında olduğu açıklanmıştır.SARS virüsünün labaratuvar ortamında üretildiği iddiaları da yapılmıştır.[13]

-Domuz Gribi;Bu salgın için de labaratuvar imkanlarıyla üretildiğine dair iddialar yapılmıştır.Etkisi halen devam etmektedir.[14]

-2013-2016 Ebola salgını;Aralık 2013’de Gine’de ortaya çıkan, Liberya, Sierra, leona gibi Batı Afrika ülkelerinde görüldü.2016’da bitti.28 binden fazla insana bulaştı.Virüs, ilk olarak 1970 lerde Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyetinde görüldü.Yaklaşık 300 binden fazla insanın ölümüne sebebiyet verdi.[15]

- Corona virüs;Çin’in Wuhan kentinde 2019’un sonlarında ortaya çıkan bu salgın, 2021 yılı itibariyle halen devam etmektedir.Henüz tam olarakta teşhisi konulmamış olup, her gün yeni bulgularla anlaşılmaya çalışılmaktadır.Bu satırların yazıldığı anlarda bu pandemiden dünyada yaklaşık 134 milyon insan ölmüştü.Ölü sayısı da hızla artmaya devam ediyordu.[16]

Ölüm sayıları ve insanlara verilen maddi hasarlar bakımından en büyükleri olarak tarihe geçen salgınlardan birkaçını listelemeye çalıştık.Tespiti yapılan kadarıyla şu güne kadar toplamda 150’nin üzerinde salgın hastalığın yaşandığı tahmin edilmektedir.

Kimileri tarafından;yeryüzü imkanlarının bu kadar sayıdaki nufusa yetmeyeceği endişesi ile bilerek yaşlıların ölmelerine göz yumulduğunu iddia ederken, kimileri de nufusun azaltılmasına çözüm olarak virüsün labaratuvar ortamlarında üretildiğini iddia etmektedir.Her iki görüşün ortak yanı, dünyaya yön veren derin dünya idarecilerinin ciddi bir rızık endişesi taşıdıkları anlaşılmaktadır.Bu nedenle olacak ki, son günlerde dünya zenginleri toprak satın almaktadırlar.

Dünyanın ömrünün devam etmesi halinde bu türden olumsuzluklarında devam etmesi/edeceği de doğal kabül edilmelidir.Bizce en önemlisi;şayet;bu iddialar doğruysa müslümanlar ne düşünüyorlar acaba? bir çözümleri var mı?

Mustafa YILDIZ / ANKARA

Kaynakça:1-Tarihler ve rakamlar ilgili konuların
6-7 Şubat 2021 tarihli güncelleştirilmiş
Wikipedia sayfalarından alınmıştır.
2-İstanbul Ünüversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
yayınlarından faydalanılmıştır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş