metrika yandex

hakuna matata

Mustafa AKMEŞE

17.09.2021

Mustafa Akmeşe
uzun yol tecrübesi olanlar iyi bilir,
100 km hızla giderken etrafla olan ilişkimiz farklıyken,
sürat arttıkça yola olan dikkatiniz çoğalır çevreye olan ilgi azalır.
direksiyon, hızlandıkça hafifler,
yol daralır
gözünüzün önünde sadece hızla akıp giden şerit vardır.
siz o ara kasılırsınız.
görülmesi, bir an bile bakılması gereken sayısız güzellik heba olur.

daha önemlisi
önüne durmak ve seyretmek istediğiniz,
biraz nefesleneceğiniz,
bu çok iyi oldu diyeceğiniz öyle güzellikler vardır ki yol üzerinde.
yol diyorsak dost
yaşanan hayat işte onu derim...

görmezsiniz!
hani, ayrılıp yoldan bir tepeyi aşınca eşsiz güzelliklere ulaşır  ve
simanıza  o ara tatlı bir hal durur ya!
ve of buna değdi işte diyeceğiniz şeylerdir.
gönle ferahlık veren ne varsa inanın o kainatın sayfalarına yüklenen güzelliklerdir.

daha can sıkıcı olanı söyleyeyim;
süratle sürüp arabanın hız kadranını zorladığınız zamanlarda,
bir wc ihtiyacı, bir yolcu namazı kılmak için bir tesise girer ve
ihtiyaç giderdikten sonra hızla oradan ayrılırsınız ya!
yolda sollayıp geçtiğiniz kamyon size yetişmiş ve arkasında fiyakalı yazısını
ikinci kez  görürsünüz.
“hakuna matata”

otobanlar bütün bu güzellikleri görmeyin,
kör bir şekilde
hızla gidilecek yere ulaşın
diye yapılmış yollardır.
turistler için iyidir.
onlar bavul misali taşınır ve lay loy için hızla ulaştırılır yerlerine.

yolun keyfini çıkarmak ve  yaşanası şeyleri çoğaltmak için
hızı azaltmak önemli olduğu kadar,
kalabalıkların gittiği yolların ötesinde farklı yolların olabileceğini
bilmek gerekiyor.
otobanlara takılıp kalmayın yani…

yaşanan hayatın kopyasıdır, yol ve yolculuk, onu derim.

yolcu için böylesi bir yol ve sürat tavsiye edilmez dost.
"yolcu olanın" ulaşılacak menzili yoktur.
şair demiş ya!
“biz yarış bittikten sonra da koşan atlarız”
istikamet sahibi olmak yeterlidir...
hesapsız ve bir o kadar eyvallahsız işte...

bakmayın öyle,
ayın sonunu getirmekte zorlanan milyonların olduğu bir ülkede
"etrafını görecek göz mü var?" der gibi
baktınız. sanki!
öyle değil be dost, öyle değil işte...
imkanları olan ve zenginliği arttıkça etrafına körleşen insan daha çok bu dünyada...
etrafa körlük ayrı bir şey
zenginlik ve fakirlikle ilgili değil...
onu derim…

göğe bakıp pilot olsam ah! diye iç geçiren  
gecekondudaki fukara adamın hali vardır
bir de
uçağın içerisinde evini, köyünü, sokaklarını, dostlarını, şehrin hemen yakınlardaki
ve sık sık çocuklarıyla gittiği küçük çayın başını
özlemle hatırlayan pilot vardır.
öyle... anladınız siz...

düşünüyorum da
hayatı çözülecek bir sorun gibi görmek esasında sorun olan bir anlayış gibi geliyor bana...
bilineni az, gaybı çok olan bir yola düştük.

olmadı biliyorum...

şöyle diyelim o zaman;
hayat yaşanacak olan bir gerçekliktir.
yaşanacak olanı ıskalama...
sanki,
elindeki tam dolu olan bir bardağı damlasının dahi düşmesini istemeyen,
yanına bir dolu bardak daha eklemenin telaşındaki bir kişinin
yürüyüşüne benziyor hayatlarımız.
damlası düşmesin diye bakarken bardağa, görülesi, yaşanası onca şey kaçırılır.
kasvetli, sınırlı, hızlı ve bir o kadar da renksiz bir hayatlar yaşanır durulur işte…

ne çok meşgale edinir insanoğlu
yaşanacak bütün güzellikleri ıskalarken
sayısız etrafında kendine zarar verecek olanı da fark etmez bile…

hayatı
çözülecek bir sorun gibi değil de
yaşanacak ve “hesabı görülecek”
olan bir yer olarak bilsek
derdi az, meşgalesi az, yorgunluğu az,
olur muydu?
olurdu sanki…

ey yolcu

doğumla ölüm arasına sıkışmış bir hayatın yolundayız.
sonrası var...
valla!

görülmesi
yaşanması gerekeni farket ki
hamdın artsın!

kasma kendini
"hakuna matata…"

Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar (5)
Fatih Güler | 25.09.2021 13:06
Yükü ağır, yokuş yukarı tırmanan, namaz ehli tır şoförlerine selam olsun...
Mustafa AKMEŞE | 21.09.2021 14:13
Fatih hocam bizim tırcı arabeskci değil, felsefeci..Azizim diyordu, sakalını sıvazlar ken yüklü kamyonu sarınca yokuşa durmak olmaz ya!.zamane insan yükü ağır kamyon gibi dir. Ne durabilir yokuş üzeri, ne yavaşlıya bilir.. bizimki böyle bir hal işte. bırakmayı istedik, istedik ama hiç düzlüğe çıkamadık. sağa çekelim de duralım. Ne mümkün. sonra dedi ki ;hakuna matata , yolu keyfini çıkarmaya çalışıyorum. bizim tırcı namaz ehliydi.. namaza dururken göz ucuyla baktı ve ;biz yükü ağır olanlar yokuş yukarı çıkarken duramayız ya, şu uçurtmalar varya, insanları gösteriyordu, onlar fereni patlamış yokuş aşağıya giden yüklü kamyon gibiler.. Ah ki ah dedi sonra alluhuekber dedi namaza durdu... öyle işte fatih hocam..
Fatih Güler | 19.09.2021 21:23
Ben şimdiye kadar hiç bir kamyonun arkasında böyle bir yazı okumadım. "Şoför dediler, kız vermediler", "Sollama beni, sollarım seni",
Mustafa AKMEŞE | 17.09.2021 23:56
sevgili arif hocam, tşk ederim. selam ettin ya! Memnun ettin işte..güzel dua lar karşılıklı... selam ederim...
Arif Kısacık | 17.09.2021 16:03
Yollar uzun hayat kısa Anlarsın ya Abdurrıza. Uzun yolda kısa bir hayatta değer bazı şeylere bencede yapılması gereken görülmesi gereken şeyleri ıskalamamak lazım. Bu kısacık hayatın güzel olsun güzel insan.